Ana maddeler: Allah, Allah'ın 99 ismi ve Kelam İslamda Allah'ın çok sayıda ismi ve sıfatı bulunur.القادر — аль-ка́дир) — одно из имён Аллаха, входит в число 99 имён Аллаха переданных в хадисе от Абу Хурайры.
"Gıybet, kardeşini onun hoşlanmadığı bir sıfat ile vasıflandırmaktır." buyurdu.Братья взаимно объявили друг друга наследниками — в зависимости от того, кто кого пережил бы.
Bunların köklerini toplayıp şifalı yemekler yaparlardı.Он сделал им угощение и испёк пресные хлебы.
Yaralanan yurttaşlarımıza acil şifalar diliyorum.Искренне соболезнуем родным и близким погибших.
(İsrâ Suresi: 9) Kur’ân'dan indirir olduklarımız, inananlara şifâ ve rahmettir.Благовещенский собор в Воронеже откроется для верующих (неопр.).
(Neşet Ertaş) ^ "sıfat-fiil."«Коко́йты, фанда́раст!» (осет.
İmparator sıfatı olan bir Tanrı değildir.И Император не ошибся.
Allah'ın sıfatlarını inkâr eden felsefecilerin mesleği Ta'til olarak adlandırılır.Душа же тех, кто не совершит обрезание, по словам Бога, будет истреблена.
Birçok hastalığa iyi gelen şifalı su kaplıcası (ılıca) vardır.На пути стояли многочисленные водные преграды, одним из которых была река Добринка.
Şifacı ve danışman.Вожди и советники.
Gerçi bu sıfatları Allah da kendisine nisbet etmiştir.Аллах даровал ему способность совершать некоторые чудеса.
Kürtçede sayı sıfatı olarak yek kelimesi kullanılır.При сравнении употребляется слово eguet.
Bir başka değişik plaj ise Şifalı Su Plajı'dır.Лишь небольшая бухточка с пляжем представляет единственную удобную пристань.
3- Allah'ın kelam sıfatıda kadim değil, hadistir.Досье Я — племянник, но не Бога!
Oyunun en yavaş birimidir.(hareket hızı 10) Şifacı tarafından canı yenilenemez.Последняя часть играется без темпа (senza tempo).
Yemin İslamiyet içerisinde daha çok Allah'ın isimleri veya zâtî sıfatlarından birisi anılarak yapılır.То есть наречение творений одним из имён или качеств Аллаха, описанных в Коране или сунне Мухаммеда.
Tüm sıfatları ve toprakları elinden alınır.Его вывозят во все земли и страны...
Bu nedenle İran içinden ve dışından pek çok turist bu kaplıcalara şifa için gelmektedir.Многие в Иране и за его пределами выступают против существования такого патруля.
Bu nedenle cümlede sıfat görevinde kullanılmadıklarında yeniden isme dönüşürler.Чтобы не сбиться со счета при повторении формул, пользуются чётками.
Bu sıfatla Paraguay’ın Nueva Germania kenti ile bir kardeş şehir ilişkisi önerdi.Работая на этой должности, он предложил заключить договор о побратимстве с городком Нуэва Германия в Парагвае.
Ağlıpınar Çeşmesi mahallenin meşhur çeşmesi olup, suyunun şifalı olduğu söylenir.Сады Шираза знамениты по всей стране, они хорошо обеспечены водой.
Ancak pranik şifa hala geliştirilmeye ve araştırılmaya devam edilen bir konudur.Вообще же вопрос о зарницах требует ещё дальнейших наблюдений и разработок.
Sıfatlardan kaçın.Избегайте прологов.
Redneck sıfatı verilen birisi bundan gurur duyabilir veya aşağılanmış hissedebilir.Родрик может врезать одному из них или же проявить сдержанность.
Onun karakteri bir şifacıdır.Это подражание идишу.
“Gidip bi şifa iksiri getirin,” dedi Godrimir.«А ну, хлопци, дайте мне квиток», — обращается к ним Богдан.
Fiil köklü sıfatlar ile sıfat-fiiller arasındaki sınır çok net değildir.Граница между фасетками разного размера не чёткая.
Yaralananlara acil şifalar diliyoruz.Коллеги по работе быстро обработали рану.
Yaralılara Allah'tan acil şifalar dileklerimi ilettim.Я возношу свои молитвы о погибших и раненых.
Eski çağlardan beri ilaç olarak kullanılan şifalı bitkilerdir.С древних времён растение используется как лекарственное.
Ixtlilton: Şifa, tıp ve parti oyunları tanrısı.Ацтекский бог праздников и удовольствий.
Türkiye, KKTC yetkililerini daima sıfatlarıyla kabul etmektedir.Осторожность в отношениях с КГБ всегда разумна.
Gerçi bu sıfatları Allah da kendisine nisbet etmiştir.وجعلوا الله على ذلك كفيلا، وكفى به حميلاً.
Üyeler normalin üstünde bir sıfata (AM) sahiplerdir.والاصطفاء هو عند أهل السلوك الاجتباء الخالص.
Kendini Afro-Amerikan, siyahi, lezbiyen, feminist, şair, anne ve benzeri gibi sıfatlarla tanımlamıştır.كان المعروف عنها وصف نفسها كأمريكية أفريقية، سوداء، سحاقية، نسوية، شاعرة، أم، إلخ...
Onun nurunun sıfatı sanki içinde bir çerağ bulunan bir hücredir."رؤوسهن كأسنمة البخث" أي تلبس فوق شعرها حتى يبدو كأنه سنام بعير مرتفعا.
Devlet Başkanı, Federal Cumhurbaşkanı sıfatı taşır.وينهض كل من الأدوار مع الرئيس الاتحادي.
1990'lı yıllarda da Almanya ekonomik sorunlarından dolayı bu sıfatla anılmıştır.في منتصف العقد، ألمانيا مهتمة ايضا لهم.
Şifacı ve din adamı.الأرنب وعالم الأغبياء.
Aklıyla sırf tenzihte bulunan kimse sıfatların inkarcısıdır.(إن الكافرون إلا في غرور).
Dexter sağ, becerlikli, şanslı, iyi niyetli anlamlarında Latince bir sıfattır.ديكستر (Dexter)، كلمة تعبيرية لاتينية وتعني " الجهة اليمنى، البارع، محظوظ، مؤيد، مناسب، ملائم ".
Şifahane bölümü, hastanenin yataklı kısmıdır.غرفة الطوارئ : ركن من أركان المستشفى.
Tarikatın parolası ise “Yardım et, koru ve şifa dağıt”tır.رمزها هو بوتقة متقدة وشعارها هو "تنظف وتجهز وتعطي عزاً".
Ön ek "paleo-" Yunanca “eski” veya “antik” anlamına gelen palaios (παλαιός) sıfatından gelmektedir.وتأتي البادئة "paleo" من اليونانية حيث الوصف palaios (παλαιός) الذي يعني "قديم".
Velî: Allah'ın sıfatlarından Veli: Allah dostu.قال : رحم الله المهدي.
Bunların köklerini toplayıp şifalı yemekler yaparlardı.ولكنّهم جعلوه شفّافًا، ونوّعوا من أصنافه.
İnsan olmayan çoğullar dişi tekil sıfat tamlaması alırlar.كثيرٌ من النَّاس لا يثقونَ تمامًا بكيفيّة استخدام الفاصلة المنقوطة.
Kültürler, kültür kavramına ilişkin olarak bir sıfat halini ifade etmektedir.وعلى العكس من ذلك، فهي تتشكل بالافتراضات الثقافية حول الضعف البشري.
Viral sıfatı 1948'de kullanılmıştır.في الأخير صفة viral (فيروسي) تعود لعام 1948.
Anonim, sıfat olarak adı sanı bilinmeyen anlamına gelir.هو أمر شائع ، تعني كلمة مجهولة مجهولة السبب .
Akashi, Zone grubunun 2002 tarihli teklisi sıfatını taşıyordu.د.جارلس ترب صفحات من تاريخ العراق المعاصر، 2002.
Genellikle iki sıfatı da kullanarak servis verirler.عادةً ما نستخدم النقطتين (..)
Sıfat olarak, "herkesi seven, herkese yardım eden" demektir.فَقَالَ:مَنْ أَحَبَّنِي فَلْيُحِبَّ هَذَيْنِ».
Siyasi alanda kullanımı hükümdarlık sıfatı olarak görülmektedir.في الولايات المتحدة ، ينظر إلى تقييم المخاطر كأداة للحكم.
Bu sıfatla, Luftwaffe'nin kurulmasında etkili oldu.وقد نشأ المصطلح على الأرجح في مجتمع الطيران.
Sıfatlar isimlerin cinsiyetine uyar.تهذيب الكمال في أسماء الرجال.
İlçenin adındaki "şarkî" sıfatı "doğuya ait, doğuda" anlamına gelir.واسم المسرحية كان "الشرق هو الشرق" (بالإنجليزية: East is East).
Tanrı şifasını da var etmediği hiçbir hastalık vermemiştir.ما أنزل الله داء إلا أنزل له شفاء.
Bu sıfatla Paraguay’ın Nueva Germania kenti ile bir kardeş şehir ilişkisi önerdi.Exercendo este cargo, ele propôs uma relação de cidade irmã com Nueva Germania no Paraguai.
Üç gün sonra Şamlı Hananya, Pavlus’un gözlerinin tekrar şifa bulmasına vesile oldu.Em três meses, Pompeu conseguiu limpar as costas dos piratas.