Ana içeriğe geç
Sözlük

şifa ile cümle

şifa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Řídili jsme chutě směrem k odolnějším a obnovitelnějším druhům.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Stavamo indirizzando i gusti verso una resistenza maggiore, verso opzioni più sostenibili.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Vi riktade smaklökarna åt mer hållbara, mera återställbara alternativ.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.We duwden smaak in de richting van keuzes met meer veer- en herstelkracht.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Wir führten die Geschmäcker in Richtung belastbarerer, erholsamerer Möglichkeiten.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Κατευθύναμε τις γεύσεις, τα γούστα σε πιο ανανεώσιμες και "πράσινες" επιλογές.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Мы же направляли вкусы на более экологически устойчивые виды, на более дружественные экологии варианты.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Ние насочвахме вкусовете към по-гъвкави, по-възстановяващи варианти.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.כיוונו את חושי הטעם לעבר האפשרויות העמידות וברות-השיקום יותר.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.كنا نوجّه الأذواق تجاه خيارات أكثر مرونة وتصالحية.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.食材を選びなおしていました これを大事にしていかなくてはいけません
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.Chẳng ai lấy cớ ngươi cầu thay , để ngươi được ràng_buộc ; ngươi chẳng có thuốc chữa .
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.Chẳng ai lấy cớ ngươi cầu thay, để ngươi được ràng buộc; ngươi chẳng có thuốc chữa.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.Deine Sache behandelt niemand, daß er dich verbände; es kann dich niemand heilen.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.Ei kukaan aja sinun asiaasi; sinun haavaasi ei paranneta, se ei kasva umpeen.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.Er is niemand die u kan helpen of uw wond kan verbinden. Geen medicijn is er tegen opgewassen.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.Ingen fører din Sag. For din Byld er ingen Lægedom, for dig ingen Helse.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.Ingen tager sig an din sak, så att han sköter ditt sår; ingen helande läkedom finnes för dig.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.Ingen tar sig av din sak, så han klemmer ditt sår ut; lægedom, plaster finnes ikke for dig.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.네 송사를 변호할 자가 없고 네 상처를 싸맬 약이 없도다
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.Não há quem defenda a tua causa; para a tua ferida não há remédio nem cura.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.Nebude, kdo by přisoudil při tvou k uléčení; lékařství platného žádného míti nebudeš.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.Neni toho, kto by riešil tvoju pravotu, neni, kto by vytlačil a obviazal; neni tebe lieku, ktorý by vyhojil.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.Niciunul nu-ţi apără pricina, ca să-ţi lege rana; nu -i niciun leac, niciun mijloc de vindecare!
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.Nie będzie, ktoby sądził sprawę twoję ku uleczeniu; lekarstwa ku uleczeniu mieć nie będziesz.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.Nihče se ne mara potegniti za pravdo tvojo; za rano svojo nimaš zdravila, ne obveze.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.nki sincsen, a ki megítélje a te ügyedet, hogy bekösse [sebedet,] orvosságok és balzsam nincsenek számodra.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.No hay quien juzgue tu causa; no tienes remedio eficaz para tu úlcera
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.Nul ne défend ta cause, pour bander ta plaie; Tu n`as ni remède, ni moyen de guérison.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.Per la tua piaga non ci sono rimedi, non si forma nessuna cicatrice
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.δεν υπαρχει ο κρινων την κρισιν σου, ωστε να ανορθωθης δεν υπαρχουσι δια σε φαρμακα θεραπευτικα.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.никто не заботится о деле твоем, чтобы заживить рану твою; целебноговрачевства нет для тебя;
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.Няма кой да ходатайствува за тебе, За да бъдеш превързан; Ти нямаш целителни лекове.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.אין דן דינך למזור רפאות תעלה אין לך׃
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.ليس من يقضي حاجتك للعصر ليس لك عقاقير رفادة.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.無 人 為 你 分 訴 、 使 你 的 傷 痕 得 以 纏 裹 、 你 沒 有 醫 治 的 良 藥
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.無人為 你 分訴 、 使 你 的 傷痕 得以 纏裹 、 你 沒 有 醫治 的 良藥
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Az igazmondó ajak megáll mind örökké; a hazugságnak pedig nyelve egy szempillantásig.
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Cine vorbeşte în chip uşuratic, răneşte ca străpungerea unei săbii, dar limba înţelepţilor aduce vindecare. -
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Há palrador cujas palavras ferem como espada; porém a língua dos sábios traz saúde.
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Hay quienes hablan como dando estocadas de espada, pero la lengua de los sabios es medicina
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.혹은 칼로 찌름같이 함부로 말하거니와 지혜로운 자의 혀는 양약 같으니라
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Lời vô độ đâm xoi khác nào gươm; Nhưng lưỡi người khôn ngoan vốn là thuốc hay.
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Lời vô_độ đâm xoi khác_nào gươm ; Nhưng lưỡi người khôn_ngoan vốn là thuốc hay .
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Mangens Snak er som Sværdhug, de vises Tunge læger.
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Mången talar i obetänksamhet ord som stinga likasom svärd, men de visas tunga är en läkedom.
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Mange taler tankeløse ord, som stikker likesom sverd; men de vises tunge er lægedom.
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Moni viskoo sanoja kuin miekanpistoja, mutta viisasten kieli on lääke.
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Nekateri blebeta kakor meč, ki prebada, modrih jezik pa je kakor zdravilo.
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Někdo vynáší řeči podobné meči probodujícímu, ale jazyk moudrých jest lékařství.
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Niekto hovorí nerozvážlive, jako keby bodal mečom; ale jazyk múdrych je hotovým liekom.
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Tel, qui parle légèrement, blesse comme un glaive; Mais la langue des sages apporte la guérison.
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.V'è chi parla senza riflettere: trafigge come una spada; ma la lingua dei saggi risana
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Wer unvorsichtig herausfährt, sticht wie ein Schwert; aber die Zunge der Weisen ist heilsam.
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Znajdzie takowego, co mówi słowa jako miecz przerażające; ale język mądrych jest lekarstwem.
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Ο φλυαρος ειναι ως τραυματα μαχαιρας η δε γλωσσα των σοφων, ιασις.
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Иной пустослов уязвляет как мечом, а язык мудрых – врачует.
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Намират се такива, чието несмислено говорене пронизва като нож, А езикът на мъдрите докарва здраве,
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.יש בוטה כמדקרות חרב ולשון חכמים מרפא׃
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.يوجد من يهذر مثل طعن السيف. اما لسان الحكماء فشفاء.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod