Ana içeriğe geç
Sözlük

şifa ile cümle

şifa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu Yahudilerin sıfatıdır.Es ist das Attribut der Juden.
Bu Yahudilerin sıfatıdır.Ini merupakan sifat2 orang2 Yahudi.
Bu Yahudilerin sıfatıdır.Questo e' l'attributo degli Ebrei.
Bu Yahudilerin sıfatıdır.Это качество иудеев.
Bu yıl TED'de, daha önceki sıfatlarıma ek olarak yeni sıfatlarımın olduğunu söylemekten mutluyum.Anul acesta la TED, sunt bucuros să anunţ că am titluri noi pe langă cele anterioare.
Bu yıl TED'de, daha önceki sıfatlarıma ek olarak yeni sıfatlarımın olduğunu söylemekten mutluyum.Az ezévi TED-en pedig örömmel jelenthetem be új címeim a korábbiak mellett.
Bu yıl TED'de, daha önceki sıfatlarıma ek olarak yeni sıfatlarımın olduğunu söylemekten mutluyum.Cette année à TED, je suis heureux d'annoncer que j'ai de nouveaux titres en plus des précédents.
Bu yıl TED'de, daha önceki sıfatlarıma ek olarak yeni sıfatlarımın olduğunu söylemekten mutluyum.Dette år ved TED, er jeg glad for at kunne sige at jeg har en ny titel, udover mine foregående titler.
Bu yıl TED'de, daha önceki sıfatlarıma ek olarak yeni sıfatlarımın olduğunu söylemekten mutluyum.Dieses Jahr kann ich hier bei TED verkünden, dass ich neue Titel habe zusätzlich zu meinen vorherigen.
Bu yıl TED'de, daha önceki sıfatlarıma ek olarak yeni sıfatlarımın olduğunu söylemekten mutluyum.Dit jaar ben ik blij om te kunnen melden dat ik nieuwe titels heb, die bij mijn vorige titels komen.
Bu yıl TED'de, daha önceki sıfatlarıma ek olarak yeni sıfatlarımın olduğunu söylemekten mutluyum.Este año en TED, me contenta informar que tengo nuevos títulos adicionales a mis títulos anteriores.
Bu yıl TED'de, daha önceki sıfatlarıma ek olarak yeni sıfatlarımın olduğunu söylemekten mutluyum.Letos tady v TED, můžu s radostí oznámit, že mám nové tituly, navíc k těm předchozím.
Bu yıl TED'de, daha önceki sıfatlarıma ek olarak yeni sıfatlarımın olduğunu söylemekten mutluyum.W tym roku w TED-zie mam przyjemność ogłosić, że otrzymałem nowe tytuły, oprócz tych, które już posiadam.
Bu yıl TED'de, daha önceki sıfatlarıma ek olarak yeni sıfatlarımın olduğunu söylemekten mutluyum.Сейчас я рад вам сообщить, что у меня появилось ещё несколько званий вдобавок к прошлогодним.
Bu yıl TED'de, daha önceki sıfatlarıma ek olarak yeni sıfatlarımın olduğunu söylemekten mutluyum.Тази година на ТЕD с удоволствие докладвам, че имам нови титли в допълнение към предишните ни.
Bu yıl TED'de, daha önceki sıfatlarıma ek olarak yeni sıfatlarımın olduğunu söylemekten mutluyum.השנה ב-TED, אני שמח לדווח שיש לי תארים חדשים נוסף על התארים הקודמים שלי.
Bu yıl TED'de, daha önceki sıfatlarıma ek olarak yeni sıfatlarımın olduğunu söylemekten mutluyum.هذا العام في تيد ، يسعدني أن أعلن عن مسمياتي الجديدة بالإضافة لمسمياتي الوظيفية السابقة.
Bu yıl TED'de, daha önceki sıfatlarıma ek olarak yeni sıfatlarımın olduğunu söylemekten mutluyum.新しい肩書きを持つことを報告でき、とてもうれしく思っています。 新しい共同研究責任者と、
Çünkü bu şifayla, dünya... bir şekilde, kendi kalbinde bile uyanık hale gelir. Böyle bir şey gerçekleşir.С этим исцелением пробудится и твое серце и появится то, что не выразить словами.
Çünkü bu şifayla, dünya... bir şekilde, kendi kalbinde bile uyanık hale gelir.世界が、どの様にかして 君自身のハートの中で目覚める 何かがその様になるんだ それをお願いしていたんです!
Çünkü onları bulan için yaşam, Bedeni için şifadır bunlar.Albowiem żywotem są tym, którzy je znajdują, a wszystkiemu ciału ich lekarstwem.
Çünkü onları bulan için yaşam, Bedeni için şifadır bunlar.Căci ele sînt viaţă pentru cei ce le găsesc, şi sănătate pentru tot trupul lor.
Çünkü onları bulan için yaşam, Bedeni için şifadır bunlar.Car c`est la vie pour ceux qui les trouvent, C`est la santé pour tout leur corps.
Çünkü onları bulan için yaşam, Bedeni için şifadır bunlar.Denn sie sind das Leben denen, die sie finden, und gesund ihrem ganzen Leibe.
Çünkü onları bulan için yaşam, Bedeni için şifadır bunlar.For de er liv for hver den som finner dem, og lægedom for hele hans legeme.
Çünkü onları bulan için yaşam, Bedeni için şifadır bunlar.Kajti življenje so njim, ki jih dosežejo, in zdravje vsemu njih telesu.
Çünkü onları bulan için yaşam, Bedeni için şifadır bunlar.그것은 얻는 자에게 생명이 되며 그 온 육체의 건강이 됨이니라
Çünkü onları bulan için yaşam, Bedeni için şifadır bunlar.Lebo sú životom tým, ktorí ich najdú, a celému ich telu lekárstvom.
Çünkü onları bulan için yaşam, Bedeni için şifadır bunlar.Mert életök ezek azoknak, a kik megnyerik, és egész testöknek egészség.
Çünkü onları bulan için yaşam, Bedeni için şifadır bunlar.Nebo životem jsou těm, kteříž je nalézají, i všemu tělu jejich lékařstvím.
Çünkü onları bulan için yaşam, Bedeni için şifadır bunlar.Orang yang memahaminya akan hidup dan menjadi sehat
Çünkü onları bulan için yaşam, Bedeni için şifadır bunlar.perché essi sono vita per chi li trova e salute per tutto il suo corpo
Çünkü onları bulan için yaşam, Bedeni için şifadır bunlar.Porque ellos son vida a los que los hallan, y medicina para todo su cuerpo
Çünkü onları bulan için yaşam, Bedeni için şifadır bunlar.Porque são vida para os que as encontram, e saúde para todo o seu corpo.
Çünkü onları bulan için yaşam, Bedeni için şifadır bunlar.sillä ne ovat elämä sille, joka ne löytää, ja lääke koko hänen ruumiillensa.
Çünkü onları bulan için yaşam, Bedeni için şifadır bunlar.thi det er Liv for dem, der finder det, Helse for alt deres Kød.
Çünkü onları bulan için yaşam, Bedeni için şifadır bunlar.Ty de äro liv för envar som finner dem, och en läkedom för hela hans kropp.
Çünkü onları bulan için yaşam, Bedeni için şifadır bunlar.Vì lời ấy là sự sống cho người nào tìm được nó, Và sự khỏe mạnh cho toàn thân thể của họ.
Çünkü onları bulan için yaşam, Bedeni için şifadır bunlar.Vì lời ấy_là sự sống cho người nào tìm được nó , Và sự khỏe_mạnh cho toàn thân_thể của họ .
Çünkü onları bulan için yaşam, Bedeni için şifadır bunlar.Want zij geven leven aan wie hen vinden en zijn een medicijn voor het hele lichaam.
Çünkü onları bulan için yaşam, Bedeni için şifadır bunlar.διοτι ειναι ζωη εις τους ευρισκοντας αυτα και ιασις εις πασαν αυτων την σαρκα.
Çünkü onları bulan için yaşam, Bedeni için şifadır bunlar.Защото те са живот за тия, които ги намират, И здраве за цялата им снага.
Çünkü onları bulan için yaşam, Bedeni için şifadır bunlar.потому что они жизнь для того, кто нашел их, и здравие для всего тела его.
Çünkü onları bulan için yaşam, Bedeni için şifadır bunlar.כי חיים הם למצאיהם ולכל בשרו מרפא׃
Çünkü onları bulan için yaşam, Bedeni için şifadır bunlar.لانها هي حياة للذين يجدونها ودواء لكل الجسد.
Çünkü onları bulan için yaşam, Bedeni için şifadır bunlar.因 為 得 著 他 的 、 就 得 了 生 命 、 又 得 了 醫 全 體 的 良 藥
Çünkü onları bulan için yaşam, Bedeni için şifadır bunlar.因為 得 著 他 的 、 就 得了 生命 、 又 得 了 醫 全 體 的 良藥
Daha önce birçok şifa seanslarına katılmıştı.Et elle s'était rendue auprès de nombreux guérisseurs.
Daha önce birçok şifa seanslarına katılmıştı.Y había estado yendo a muchas curaciones.
Daha önce birçok şifa seanslarına katılmıştı.いったい君の何処が悪いんだ? どこも悪くは無いじゃないか、と尋ねたんだ
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Chúng tôi đang đưa vị giác về hướng những lựa chọn bền vững và có tính phục hồi hơn.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Direcionámos os gostos para opções de maior resistência, espécies mais restauradoras.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Dirigíamos los gustos hacia opciones más flexibles, más "restauradoras".
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Igyekeztünk formálni az ízlésvilágot a nagyobb rugalmasság, a helyreállító választások irányába.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Îndreptam gusturile înspre opţiuni mai flexibile, mai tonice.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Kierowaliśmy smaki w stronę bardziej sprężystych, bardziej odnawialnych opcji.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Kita mengarahkan indera perasa kita pada makanan yang lebih tahan, lebih dapat memulihkan.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.우리는 입맛을 보다 활기 있게, 보다 원기회복의 선택사항으로 인도했습니다.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Nasmerovali sme chute k pružnejším, prospešnejším možnostiam.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Nous avons orienté les goûts vers des options plus restauratrices, vers plus de résilience.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod