Ana içeriğe geç
Sözlük

şifa ile cümle

şifa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
(Ateş ve su arasından geçti) Sonu -is ile biten sıfatların nötr cinsleri yoktur.Nie posiadają one wtedy znamion futra (nie wykraczają poza brzeg ani nie mogą być zakryte).
"Lay You Down", üçüncü single sıfatıyla 28 Eylül 2010'da ABD'de bazı radyolara gönderildi."Lay You Down", to trzeci singel, który został wysłany do radiostacji w dniu 28 września 2010 roku.
Bugün, Şifa Hastanesi Gazze'nin en büyük tıp merkezidir.Obecnie jest to największy prywatny ośrodek medyczny w Izraelu.
Yaralanan yurttaşlarımıza acil şifalar diliyorum.Życzenia powrotu oddzielonych Braci.
İnsanın en büyük ve en kötü sıfatlarından biri yalan söylemektir.Największym i jednym z najodleglejszych z nich jest Sedna.
(İsrâ Suresi: 9) Kur’ân'dan indirir olduklarımız, inananlara şifâ ve rahmettir.Pochodzi ono wyłącznie z łaski Bożej i staje się udziałem każdego wierzącego.
Halen fahri başkan sıfatındadır.Na czele FHR stoi Prezydent.
Sıfat olarak, "herkesi seven, herkese yardım eden" demektir.Może oznaczać "ten, co lubi wszystkich, wszystko".
Şifacı ve danışman.Niezależny doradca i konsultant.
Avcı ve şifacıdır.Hipokryta i krasomówca.
Sıfat hali olarak, yani "transformasyona uğramış" anlamında, 'transforme' kullanılır.変身) oznaczającego "transformację".
İsminin önünde kimi zaman sıfat olarak Yakutça bir kelime olan "Aan" kullanılır.Przedimek używa się zawsze, jeśli w nazwie występuje wyrażenie z of.
Éowyn, Şifaevleri'nde Aragorn (Kral Elessar) tarafından Athelas bitkisiyle iyileştirilmiştir.Jednakże Faramir zostaje przeniesiony do Domów Uzdrowicieli, gdzie zostaje wyleczony przez Aragorna.
Asklepios bu şifalı kanla ölüleri diriltme yoluna gitmiş.Tego, od którego Asklepios nauczył się wskrzeszenia umarłych.
Sıfat olarak, homofobik şeklinde kullanılır.By mu zapobiec, stosuje się homogenizację.
Örnek: Sıra sıfatı.–Sıra anlamı veren sıfatlardır: birinci, ikinci, üçüncü...Cechą liczebnika porządkowego jest końcówka -th z wyjątkiem first, second i third.
(Dişil soyadları sıfat olup yalın vokatif hâlleri aynıdır).(Jego pęd i spin skierowane są tak samo).
Bitkiler ve şifalı otlar üzerine 30'dan fazla kitap yazmıştır.Więcej opisów fortu oraz ponad 30 zdjęć tego obiektu
Fakat bazı sıfatlarda isimden önce gelir.W niektórych przypadkach powrócono do pierwotnej nazwy.
Burada sadece "şu" kelimesinin işaret sıfatı olduğuna dikkat edilmelidir.Potwierdzeniem tego ma być samo słowo „kobieta”.
Oksimoronlara sıklıkla sıfat tamlamalarında rastlanır.Często występują w nich oksymorony.
IV. Felipe, İspanya Kralı, Lüksemburg dükü sıfatıyla.Feliks, książę Luksemburga, właśc.
İsmini muhtemelen güreşken sıfatının ağız değişmesiyle almıştır.Den fångade troligen sitt byte genom överraskning.
Yaralılara Allah'tan acil şifalar dileklerimi ilettim.Tacksägelse för GUDs margfaldiga wälgerningar.
Davada taraf olan kimselerin, taraf sıfatını gerçekten taşıyıp taşımadıkları ise maddi hukukun konusudur.Detta är deras straff för att de inte kunde dela med sig av maten med andra som behövde den.
Takipçileri genellikle şifa bulmak için dua ederler.Vanligtvis ber de troende rosenkransbönen.
Fakat Türkçedekinin aksine bu dilde sıfatlar da çekimlenir.I grekiskan inringar dessa ord detsamma.
Mamafih muhafazakâr sıfatını reddetti, bunun yerine sendikalisti tercih etti.Arbetarna vägrade och istället så fick fackföreningen fler medlemmar.
İsmi niteleyen sıfat isimden önce veya sonra gelebilir.Andranamn kan stå före eller efter tilltalsnamnet.
Napolyon birinci konsül sıfatıyla 1802'de Louis'yi Josephine'in kızı Hortense de Beauharnais ile evlendirdi.1802 tvingade Napoleon honom att gifta sig med hans styvdotter, Hortense de Beauharnais.
1990 - Lech Walesa, Polonya'nın ilk seçilmiş Başkanı sıfatıyla, parlamentoda yemin ederek görevine başladı.1990 – Lech Wałęsa blir den första folkvalda presidenten i Polen.
Bu isim de şifâ vericiliği temsil eder.Därav namnet direkt representativ.
Köyün zengin iklimi pek çok şifalı bitkinin kendiliğinden yetişmesine imkân verir.Man kan säga att regnskogen till stor del alstrar sitt eget vattentillskott.
İletilerin içinde kullanılan sıfatlar katılımcıların yanıtlarının değişmesine sebep olabilir.Vilken form kommunikationen tar beror på deltagarnas förmåga att kommunicera.
Bu yıldan sonra da parlamenter cumhuriyet sıfatını elde etti.Dagen därpå antogs landets konstitution.
Gecede sizi de bekliyoruz. (ki) bağlacı vurgusuz ilgi zamiri olan ve sıfat türeten –ki vurguludur.Ніч; Ранок; Порт; Чи змогли б ви?; Вивіскам; Від утоми; Пеклище міста; Нате!; А однак!; Мерзота.
Şifacı ve savaşçıdır.Стриманий і войовничий.
Yaralanan yurttaşlarımıza acil şifalar diliyorum.Висловлюю найщиріші співчуття родинам усіх загиблих.
Şifahane bölümü, hastanenin yataklı kısmıdır.Основний сюжет кліпу — Бові на лікарняному ліжку.
Sıfat olarak, homofobik şeklinde kullanılır.Використовується в гомеопатії.
Yaralananlara acil şifalar diliyoruz.Зворотними рейсами вивозив поранених.
Sifares hemen şehirden ayrılma hazırlıkları yapmaya başlar.Форіссона негайно залишити місто.
Senato üyeleri ise senatör sıfatını kullanır.Голова сенату обирається з числа членів сенату.
Pek çok yörede her adın bir sıfatı vardır.Більшість вулиць міста мають номери замість назв.
En büyük sıfat "Muhteşem'dir (The Magnificent)".10) чудовий (про якість).
En eski çağlardan itibaren bile iyi şifa kaynağı olarak bilinen bir çiçektir.На момент відкриття це найдавніша відома квітка.
İsmi niteleyen sıfat isimden önce veya sonra gelebilir.Термін може використовуватися перед назвою компанії або після.
Tüm sıfatları ve toprakları elinden alınır.Допустимі всі масті та їх відтінки.
Boşluğu bir kanaat olarak sunanlar ise şifa edilemez olarak tanınmıştır.Ti, kteří zůstali, byli uznáváni jako vznešení.
Gecede sizi de bekliyoruz. (ki) bağlacı vurgusuz ilgi zamiri olan ve sıfat türeten –ki vurguludur.Bude-li mezi vámi kdo, ješto by poškvrněn byl příhodou noční, vyjde ven z stanů, a nevejde do nich.
1470'lerde, Hansa Birliği, kentin Hansa sıfatını iptal etti.V roce 1470 byl Visby zrušen status hanzovního města.
Saltanatın kaldırılması ile birlikte Abdülmecid'in veliaht sıfatı kayboldu.Když se nic nezdařilo, abdikoval.
Aynı dönemde dışişleri bakanı sıfatıyla Londra'da düzenlenen Uluslar Topluluğu Konferansı'na katıldı.O vyřazení rozhodli ministři zahraničí členských států tohoto společenství na schůzce v Londýně.
Senato üyeleri ise senatör sıfatını kullanır.O Senát se utkají známé tváře.
1939'da bir şehir (çita) olma sıfatı kazandı.V roce 1939 ji převzalo město Česká Lípa.
Onlara hiçbir hak tanınmaz, ve insanlık sıfatlarına hürmet gösterilmezdi.Embeřané nebyli vítáni a byli si toho vědomi.
“Tarihi sevdiren adam” sıfatıyla anılır.S deníky hovoří jako s milovanou osobou.
Kişinin bedeni üzerinde şifalandırıcı etkisi vardır.Přesněji ubližování na vlastním těle.
Arkaik sözcüğü geçmişle ilgili bir sıfattır.Významové sloveso je v příčestí minulém.
Şifahane bölümü, hastanenin yataklı kısmıdır.Holota, Hovory na nemocničním lůžku.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod