Ana içeriğe geç
Sözlük

şiddetle ile cümle

şiddetle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Sen de ondan sakın. Çünkü söylediklerimize şiddetle karşı koydu.너도 저를 주의하라 저가 우리 말을 심히 대적하였느니라
Sen de ondan sakın. Çünkü söylediklerimize şiddetle karşı koydu.Kteréhož i ty se vystříhej; nebo velmi se protivil řečem našim.
Sen de ondan sakın. Çünkü söylediklerimize şiddetle karşı koydu.Którego i ty się strzeż; albowiem się bardzo sprzeciwił słowom naszym.
Sen de ondan sakın. Çünkü söylediklerimize şiddetle karşı koydu.ktorého sa aj ty vystríhaj, lebo sa veľmi protivil našim slovám.
Sen de ondan sakın. Çünkü söylediklerimize şiddetle karşı koydu.maar pas wel voor hem op, want hij verzet zich fel tegen onze boodschap.
Sen de ondan sakın. Çünkü söylediklerimize şiddetle karşı koydu.Njega se tudi ti pazi; kajti silno je nasprotoval besedam našim.
Sen de ondan sakın. Çünkü söylediklerimize şiddetle karşı koydu.Också du må taga dig till vara för honom, ty han har häftigt trätt upp emot det som vi hava talat.
Sen de ondan sakın. Çünkü söylediklerimize şiddetle karşı koydu.Vor dem hüte du dich auch; denn er hat unsern Worten sehr widerstanden.
Sen de ondan sakın. Çünkü söylediklerimize şiddetle karşı koydu.τον οποιον και συ φυλαττου διοτι πολυ ανθισταται εις τους λογους ημων.
Sen de ondan sakın. Çünkü söylediklerimize şiddetle karşı koydu.Берегись его и ты, ибо он сильно противился нашим словам.
Sen de ondan sakın. Çünkü söylediklerimize şiddetle karşı koydu.в надежда за вечен живот, който преди вечни времена е обещал Бог, Който не лъже,
Sen de ondan sakın. Çünkü söylediklerimize şiddetle karşı koydu.котрого й ти остерегайсь, вельми бо противить ся словам нашим.
Sen de ondan sakın. Çünkü söylediklerimize şiddetle karşı koydu.וגם אתה השמר לך ממנו כי מרו מרה את דברינו׃
Sen de ondan sakın. Çünkü söylediklerimize şiddetle karşı koydu.فاحتفظ منه انت ايضا لانه قاوم اقوالنا جدا.
Sen de ondan sakın. Çünkü söylediklerimize şiddetle karşı koydu.你 也 要 防 備 他 . 因 為 他 極 力 敵 擋 了 我 們 的 話
Sen de ondan sakın. Çünkü söylediklerimize şiddetle karşı koydu.你 也 要 防備 他 . 因為 他 極力敵擋 了 我 們的話
Şiddetle, ölesiye istemedim.Je la haïssais férocement, avec rage.
Şiddetle, ölesiye istemedim.La aborrecía violenta y ferozmente.
Şiddetle, ölesiye istemedim.Люто, бешено ненавидела.
Sıfır tolerans politikalarından dolayı şiddetle ilgili herhangi bir şeyde hemen geriliyorlar.De är nervösa över allt som har något som helst att göra med våld på grund av nolltolerans politiken.
Sıfır tolerans politikalarından dolayı şiddetle ilgili herhangi bir şeyde hemen geriliyorlar.De er nervøse omkring alt hvad der har det mindste med vold at gøre på grund af nul tolerance politikken.
Sıfır tolerans politikalarından dolayı şiddetle ilgili herhangi bir şeyde hemen geriliyorlar.Denerwuje ich wszystko, co wiąże się przemocą, z uwagi na polityki zerowej tolerancji.
Sıfır tolerans politikalarından dolayı şiddetle ilgili herhangi bir şeyde hemen geriliyorlar.Ei sunt nervoși despre orice care are orice de a face cu violența din cauza politicilor de toleranță zero.
Sıfır tolerans politikalarından dolayı şiddetle ilgili herhangi bir şeyde hemen geriliyorlar.Ficam nervosos com qualquer coisa que tenha a ver com violência por causa da política de tolerância zero.
Sıfır tolerans politikalarından dolayı şiddetle ilgili herhangi bir şeyde hemen geriliyorlar.Họ lo lắng về bất cứ thứ gì có liên quan đến bạo lực bởi chính sách thiếu khoan dung.
Sıfır tolerans politikalarından dolayı şiddetle ilgili herhangi bir şeyde hemen geriliyorlar.Jsou nejistí ohledně čehokoli, co má cokoli společného s násilím, právě kvůli politice nulové tolerance.
Sıfır tolerans politikalarından dolayı şiddetle ilgili herhangi bir şeyde hemen geriliyorlar.교사들은 폭력과 관련된 것은 어떤 것이 됐든 불안해 합니다. 무관용 정책 때문이죠.
Sıfır tolerans politikalarından dolayı şiddetle ilgili herhangi bir şeyde hemen geriliyorlar.Lehrer werden sofort nervös bei allem, das mit Gewalt zu tun hat, wegen der Nulltoleranz-Politik.
Sıfır tolerans politikalarından dolayı şiddetle ilgili herhangi bir şeyde hemen geriliyorlar.Rettegnek mindentől, aminek köze van az erőszakhoz a zéró-tolerancia szabályok miatt.
Sıfır tolerans politikalarından dolayı şiddetle ilgili herhangi bir şeyde hemen geriliyorlar.Si innervosiscono per ogni cosa che abbia a che vedere con la violenza. per via della tolleranza zero.
Sıfır tolerans politikalarından dolayı şiddetle ilgili herhangi bir şeyde hemen geriliyorlar.Ze worden zenuwachtig van alles dat ook maar iets te maken heeft met geweld, dankzij het nultolerantiebeleid.
Sıfır tolerans politikalarından dolayı şiddetle ilgili herhangi bir şeyde hemen geriliyorlar.Είναι πολύ νευρικοί για οτιδήποτε έχει σχέση με τη βία εξαιτίας των πολιτικών μηδενικής ανοχής.
Sıfır tolerans politikalarından dolayı şiddetle ilgili herhangi bir şeyde hemen geriliyorlar.Їх дратує усе, що найменшим чином пов'язане з насиллям через політику абсолютної нетерпимості.
Sıfır tolerans politikalarından dolayı şiddetle ilgili herhangi bir şeyde hemen geriliyorlar.Они нервничают из-за всего, что связано с жестокостью из-за политики нулевой терпимости.
Sıfır tolerans politikalarından dolayı şiddetle ilgili herhangi bir şeyde hemen geriliyorlar.Те са ядосани на всичко, което може да бъде свързано с насилие, заради политиката на нулева толерантност.
Sıfır tolerans politikalarından dolayı şiddetle ilgili herhangi bir şeyde hemen geriliyorlar.הם לחוצים לגבי כל דבר שקשור לאלימות בגלל מדיניות אפס הסובלנות
Sıfır tolerans politikalarından dolayı şiddetle ilgili herhangi bir şeyde hemen geriliyorlar.暴力に関連すること全てに 神経質になっています 両親も学校側もなにも許容はしないと思っているのです
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Apoi a intrat în salon, şi, deodată, rapid, răutate, a trântit uşa în
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Aztán belépett a nappaliba, és hirtelen gyorsan, kegyetlenül, becsapta az ajtót az arcukat.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Dann trat er in die Stube, und plötzlich, schnell, brutal, schlug die Tür in ihre Gesichter.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Então ele entrou na sala e, de repente, rapidamente, violentamente, bateu a porta na seus rostos.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Kemudian ia masuk ruang tamu, dan tiba-tiba, cepat, kejam, membanting pintu di wajah mereka.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.그런 다음 그는 응접실를 입력, 갑자기, 신속하게, 지독하게,에서 문을 닫은
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Luego entró en la sala, y de repente, rápidamente, violentamente, cerró la puerta en sus rostros.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Następnie wszedł do salonu, i nagle, szybko, brutalnie, zatrzasnął drzwi w ich twarze.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Pak vešel do salonu, a najednou, rychle, zlomyslně, zabouchl dveře jejich tváře.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Poi entrò nella sala, e subito, rapidamente, con cattiveria, sbattuto la porta in i loro volti.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Potem je vstopil v salon, in nenadoma, hitro, zlobno, zaloputnil vrata njihove obraze.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Potom vošiel do salónu, a zrazu, rýchlo, zlomyseľne, zabuchol dvere ich tváre.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Puis il entra dans le salon, et soudain, rapide, vicieusement, claqué la porte au leurs visages.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Sau đó ông vào phòng khách, và đột ngột, nhanh chóng, đầy ác ý, đóng sầm cửa lại trong khuôn mặt của họ.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Sedan han kom in i salongen, och plötsligt, snabbt, brutalt, smällde dörren i deras ansikten.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Sitten hän tuli saliin, ja yhtäkkiä, nopeasti, raa'asti, sulki oven heidän kasvonsa.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Vervolgens ging hij de salon, en plotseling, snel, venijnig, smeet de deur in hun gezichten.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Στη συνέχεια, μπήκε στην αίθουσα, και ξαφνικά, γρήγορα, άγρια, χτύπησε την πόρτα πρόσωπά τους.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Затем он вошел в гостиную, и вдруг, быстро, злобно, захлопнул дверь их лица.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Потім він увійшов до вітальні, і раптом, швидко, злобно, зачинив двері їхні обличчя.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Тогава той влязъл в гостната стая, и изведнъж, бързо, порочно, затръшна вратата в лицата им.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.ثم دخل صالون ، وفجأة ، بسرعة ، بشراسة ، انتقد الباب في
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.彼らの顔。単語は、最後のエコーまで話されていたではない
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod