Ana içeriğe geç
Sözlük

şiddet ile cümle

şiddet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Amerika'da mahkemeye intikal etmiş şiddet eylemlerinin %95'i kadınlara karşıdır.În Mexic 77% dintre cazurile de omor în care victima este o femeie rămân nepedepsite.
Havada kuvvetle dumanlanır, suyla şiddetle birleşir.În stare anhidră fumegă în aer, dizolvându-se în apă cu hidroliză puternică.
Süveyş şehri yapılan protestolar sonucu kanlı şiddete sahne olmuştur.Luptele din Varșovia au fost de-o violență extremă, cu lupte de stradă sângeroase.
Şehir 2013 yılında yaşanan şiddetli fırtınada önemli oranda zarar görmüştür.A fost deteriorat de o furtună puternică în 2011.
Aşkın şiddetle ortaya çıkışının en belirgini Hitler'dir.Siguranța lui Hitler era principala ei grijă.
Şiddet ve İnsan Hakları."Democrație, Drepturile Omului.
İş yerinde şiddete başvurma nedenlerinden biri çıkar sağlamaya çalışmaktır.Soluția într-un astfel de caz era recurgerea la prostituați.
Şiddetli zehir olup, 0,06 ile 0,2 gram arası insanı öldürür.Este o substanță foarte toxică, doza letală pentru om fiind de 0,16 g..
Şubat 1942'de şiddetli mide ve bağırsak rahatsızlıkları ile hastaneye kaldırıldı.În iulie 1945 a fost dus la spital deoarece avea dureri mari la picioare.
1861 - Arjantin'in Mendoza şehri, şiddetli bir depremle harabeye döndü.1861: Un cutremur distruge complet Mendoza, oraș în vestul Argentinei.
Ona göre şiddet "çarpışma sırasında bir savunma aracı olarak başvurulabilecek" bir şeydi.În acest scop, utilizarea (unei bombei) în luptă ar putea fi salutară.”
Ancak komünistlere yönelik şiddet eylemlerinden dolayı Uruguay’a sığınmak zorunda kaldı.Din cauza vederilor sale comuniste este nevoit să se refugieze în Uruguay.
Şiddetli rüzgâra karşı yapılacak en etkili önlem, yelkene camadan vurmaktır.Cea mai simplă cale de evitare a problemei este supraîncălzirea aburului.
Bu hâdiselerden haberdar olan Emevî valisi Türkler aleyhinde şiddetli bir takibat başlattı.Acțiunea a fost un eșec total, românii exilați privind cu mare suspiciune acest recensământ.
1976 - Guatemala ve Honduras'taki 7,5 şiddetindeki depremde 22.778 kişi öldü.1976: Puternic cutremur de pământ în Guatemala - 7,5 grade pe scara Richter soldat cu 22 778 de victime.
Şiddetli yağmurdan dolayı trenler durdu.Trenurile s-au oprit din cauza ploii puternice.
Şiddetli yağmur nedeniyle trenler durdu.Trenurile s-au oprit din cauza ploii puternice.
Hepimiz şiddetli soğuktan titriyorduk.Cu toții tremuram din cauza frigului năprasnic.
Tüm gün şiddetli yağmur yağdı, bu zaman zarfında evde kaldım.A plouat abundent toată ziua, timp în care am rămas în casă.
Bu şehir, yağmur yağmazsa yakında şiddetli bir su sıkıntısı yaşayacaktır.Dacă nu va ploua curând, acest oraş se va confrunta cu un deficit mare de apă.
Bu şehir, yağmur yağmazsa yakında şiddetli bir su sıkıntısı yaşayacaktır.Dacă nu va ploua în curând, acest oraş se va confrunta cu un deficit mare de apă.
Kışlar şiddetli soğuktu.Iernile au fost foarte friguroase.
Kışlar şiddetli soğuktu.Iernile erau foarte friguroase.
Şu anda çok şiddetli bir deprem her an olabilir.În prezent, un cutremur foarte puternic poate avea loc în orice moment.
Şiddetli yağmur, onların kalkışını erteledi.Ploaia abundentă a amânat plecarea lor.
Bu son 30 yıl içerisinde en şiddetli kar yağışıdır.Aceasta este cea mai mare cădere de zăpadă din ultimii 30 de ani.
Şiddetli yağmur yağdı.A plouat abundent.
Şiddetten hoşlanmayız.Nu ne place violența.
Şiddetli gürültü onu hoplattı.Un zgomot puternic l-a făcut să sară.
Şiddetli kara rağmen o geldi.În ciuda ninsorii abundente, el a venit.
Şiddetli kara rağmen o geldi.În ciuda ninsorii abundente, ea a venit.
Şiddetli yağmurla seli hep ilişkilendirirlerdi.Ei au asociat întotdeauna inundațiile cu ploile abundente.
Şiddetli bir krizle karşı karşıyayız.Ne confruntăm cu o criză severă.
Şiddete gerek yok.Nu este nevoie de violență.
Şiddetli yağmur dışarı çıkmamızı engelledi.Ploaia puternică ne-a împiedicat să mergem afară.
Şiddetli yağmura rağmen dışarı çıktı.În ciuda ploilor abundente a ieşit afară.
Şiddetli yağış dışarı çıkmamızı engelledi.Precipitaţiile puternice ne-au împiedicat să mergem afară.
Tom şiddetli değildi.Tom nu a fost sever.
Tom şiddetli değildi.Tom nu a fost brutal.
Tom şiddetli değildi.Tom nu a fost violent.
Tom şiddetli acı içindeydi.Tom a avut dureri puternice.
Tom şiddetli hayal kırıklığına uğradı.Tom a suferit o dezamăgire puternică.
Tom şiddetli karın ağrısı çekiyor.Tom suferă de dureri abdominale severe.
Tom şiddetli ağrı içinde.Tom are dureri puternice.
Şiddete kim yönelirse yönelsin tedbiri alırız.Cine se orientează spre violență, să o facă. Noi vom lua măsuri.
Şiddetli yağmura rağmen hastanedeki arkadaşını ziyaret etti.În ciuda ploii abundente, el şi-a vizitat prietenul din spital.
Ağrı şiddetliyse ağrı kesici kullanılabilir.Dacă durerea este puternică poate să folosească analgezice.
Şiddetli yağmurdan sonra nehir çamurluydu.După ploaia puternică râul era plin de noroi.
Şiddetli yağmur nedeni ile gidemedim.Nu am putut merge din cauza ploii abundente.
Şiddetli yağmur nedeni ile gidemedim.Nu am putut merge din cauza ploii puternice.
Şiddetli fırtına sebebiyle gezi iptal edildi.Călătoria a fost anulată din cauza furtunii puternice.
Şiddetli yağmura rağmen o ayrılmaya karar verdi.În ciuda ploii abundente a decis să plece.
Dışarıda şiddetli yağmur yağıyor.Afară plouă abundent.
Yazın bile geceleri şiddetli rüzgarlar vardır.(Vadide bulunduğu için) Gece gündüz sıcaklık farkı yüksektir.Natt (éjszaka) és Anar (a másik) lánya, féltestvérei anyai (Natt) ágon Aud és Dag (nappal).
Hepatit C, vakaların yalnızca %15’inde şiddetli belirtilere sebep olmaktadır.A hepatitis C csupán az esetek 15%-ában okoz akut tüneteket.
Hastalığın bir diğer adı olan “kırık kemik ateşi” ağrının ne denli şiddetli olabileceğini ifade eder.A betegség egy másik elnevezése, a „csonttörő láz” arra utal, hogy mennyire súlyos is lehet ez a fájdalom.
Guillaume Dupuytren bu dereceleri 1832 yılında altı farklı yanık şiddeti olarak genişletmiştir.Guillaume Dupuytren 1832-ben az égési fokozatokat hat súlyossági fokra terjesztette ki.
1934'ten beri ülkede yaşanan en şiddetli depremdir.1931 óta ez volt a legerősebb földrengés Új-Zélandon.
Bazı bakteriyel enfeksiyonlar, şiddetli karın ağrısıyla ilişkili olabilir ve birkaç hafta sürebilir.Egyes bakteriális fertőzések erős hasi fájdalommal járhatnak, és akár több héten át is fennállhatnak.
Kişinin dang hastalığı şiddetli ise, kanı incelendiğinde başka değişiklikler de görülebilir.Ha a betegnek súlyos dengue-fertőzése van, más változások is láthatók a vérben.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod