O kullar, şiddeti her yere yayılmış olan bir günden korkarak verdikleri sözü yerine getirirler.Those who fulfil their vows and fear the Day whose evil shall be diffused far and wide,
Şiddetle eserek (zararlıları) savurup atanlara;And those that strike violently,
Şüphesiz Rabbinin yakalaması çok şiddetlidir.The grip of your Lord is severe indeed!
O fitne, öldürmeden daha şiddetlidir.Oppression is worse than killing.
Allah'tan korkun ve bilin ki Allah'ın azabı gerçekten çok şiddetlidir.Have fear of God, and remember that God is severe in punishment.
Ben yine de nefsimi temize çıkarmıyorum. Çünkü nefis şiddetle kötülüğü emreder.But I do not wish to absolve myself, for the soul is prone to evil, unless my Lord have mercy.
Sen ne kadar şiddetle arzulasan da, insanların çoğu iman edecek değildir.Many men will not believe howsoever you wish,
Şiddetli bir azabdan dolayı vay kâfirlerin haline!Woe to the unbelievers for the terrible punishment (that awaits).
Böylece hangimizin azabının daha şiddetli ve devamlı olduğunu bileceksiniz" dedi.You will come to know whose punishment is harder and protracted."
Onlar azabımızın şiddetini hissettikleri zaman oradan kaçmaya koyuluyorlardı.Whensoever they sensed Our punishment they fled from them.
Fakat Allah'ın azabı çok şiddetlidir.The torment of God will be severe.
İşte burada müminler imtihan edilmiş ve şiddetli bir sarsıntı ile sarsılmışlardı.The faithful were sorely tried there and were shaken completely,
O, yalnız şiddetli bir azabın önünde, sizi sakındıracak bir peygaberdir.He is a warner against the dreadful affliction (that awaits).
Çünkü O'nun kuvveti çok, azabı şiddetlidir.Surely God is powerful, unrelenting in retribution.
Onların üzerinde bir gazab ve kendileri için şiddetli bir azab vardır.Upon them is (God's) anger, and the punishment for them will be severe.
Kâfirler için ise şiddetli bir azap vardır.But for the unbelievers there is severe punishment.
Biz o büyük şiddetle çarptığımız gün mutlaka intikamımızı alırız.The day that We shall seize them with a grievous hold, We will indeed castigate them.
Rablerinin âyetlerini inkâr edenlere ise, en şiddetlisinden acıklı bir azab vardır.Those who deny the revelations of their Lord will suffer a dreadful doom.
Haydi ikiniz birlikte onu şiddetli azaba atın."Cast him into severe torment."
Yer şiddetle sarsıldığıWhen the earth is shaken up convulsively,
Çünkü Allah'ın azabı şiddetlidir.Surely God is severe of retribution.
Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir.Their enmity among themselves is great.
Yapmayacağınızı söylemeniz, Allah yanında şiddetli bir buğza sebeb olur.Saying what you do not practice is odious to God.
Hep Rablerinin elçilerine karşı geldiler. O da onları pek şiddetli bir şekilde yakalayıverdi.When they disobeyed the apostle of their Lord He seized them with an overwhelming punishment.
Sonra da şiddetle arzu eder ki daha da artırayım.Yet he wants that I should give him more.
Andolsun şiddetle çekip çıkaranlara,I CALL TO WITNESS those who dive and drag,
Allah’a karşı gelmekten sakının. Çünkü Allah’ın cezası çok şiddetlidir.But help one another in goodness and piety, and do not assist in crime and rebellion, and fear God.
Bâri, kendilerine şiddetimiz geldiği vakit yalvarsaydılar, tövbe etseydiler!Then why did they not submit when Our punishment came upon them?
Ben onlara mühlet veririm; fakat vakti gelince Benim cezalandırmam pek kesin ve şiddetlidir.I will just give them respite. My plan is certainly invincible.
Öyle ya, Allah’ın azabı çok şiddetlidir.” [59,16; 14,22]I fear God, for His punishment is severe."
Kimin azabının daha şiddetli, daha devamlı olduğunu işte o zaman anlayacaksınız!” [7,123]You will come to know whose punishment is harder and protracted."
Kâfirlere ise şiddetli bir azap vardır.But for the unbelievers there is severe punishment.
Gün gelecek, gök şiddetle çalkalanacak.The day the sky will tremble,
O gün onlar cehenneme şiddetle itilirler.The day they are dragged and pushed into Hell,
Yer şiddetle sarsıldığı, [99,1; 22,1]When the earth is shaken up convulsively,
Allah onlara şiddetli bir ceza hazırladı.God has reserved a severe punishment for them.
Firavun o Resule isyan etti. Biz de onu şiddetle cezaya çarptırdık.But the Pharaoh disobeyed the apostle; so We seized him with a grievous punishment.
Günü gelince, sura ilk üfleme, yeri şiddetli bir depremle yıkacak!The day the convulsive (first blast) shatters convulsively
Allah da onu dünyada da, âhirette de şiddetle cezalandırdı.So God seized him for the punishment of the Hereafter and this world.
Bir ara onların en azılı olanları öne atıldığında, bu yalanlamaları iyice şiddetlendi.When among them the great wretch arose,
Ondaki mal hırsı pek şiddetlidir.And is intractable in his love of worldly goods.
O, yetimi şiddetle itip kakar.It is he who pushes the orphan away,
Sonra da inkarlarından ötürü onlara şiddetli azabı tattırırız.Then We shall make them taste severe punishment for having denied (the truth).
Halbuki ALLAH'ın cezası şiddetlidir.The torment of God will be severe.
İnananlar orada denenmiş ve şiddetle sarsılmışlardı.The faithful were sorely tried there and were shaken completely,
Günahları Bağışlayan, Tevbeyi Kabul Eden, Cezası Şiddetli, Sonsuz Güç Sahibi...Forgiver of trespasses, acceptor of repentance, severe of retribution, lord of power.
O Güçlüdür, Cezalandırması Şiddetlidir.Surely God is powerful, unrelenting in retribution.
Ona, sizi, savaşın şiddetinden korumak için zırh yapmayı öğretmiştik. Ama siz şükrediyor musunuz ki?And We taught him to make a garment for you, to protect you from your hurt; so will you be thankful?
Allah, onlara şiddetli bir azap hazırlamıştır. Doğrusu onların yaptıkları ne kötüdür.Allah has kept prepared a severe punishment for them; indeed they commit extremely evil deeds.
O günün şiddetiyle gök bile parçalanır. O'nun sözü yerine gelir.The heaven will split asunder with its grief; the promise of Allah will surely occur.
Allah, onlar için şiddetli bir azap hazırlamıştır. Ne kötüdür onların yapmakta oldukları!Allah has kept prepared a severe punishment for them; indeed they commit extremely evil deeds.
Derken o şiddetli deprem onları yakalayıverdi de yurtlarında diz üstü donakaldılar.Therefore the earthquake seized them – so at morning they remained lying flattened in their homes.
Bâri, kendilerine şiddetimiz geldiği vakit yalvarsaydılar, tövbe etseydiler! Fakat heyhât!So why did they not humbly plead when Our punishment came to them?
Bunun üzerine o şiddetli sarsıntı onları kıskıvrak yakaladı da yurtlarında çökekaldılar.Therefore the earthquake seized them, so at morning they remained lying flattened in their homes.
Allah onlara şiddetli bir ceza hazırladı. Çünkü bunlar çok fena işler yapıyorlar!Allah has kept prepared a severe punishment for them; indeed they commit extremely evil deeds.
Fakat o, (bundan) şiddetle sakındı.Yes, I solicited him, but he abstained.
Allah da tuttu kendilerini alıverdi. Çünkü O'nun kuvveti çok, azabı şiddetlidir.Surely He is All-strong, terrible in retribution.
O ki Allah'ın yanında başka ilâh edinmiştir. Haydi ikiniz birlikte onu şiddetli azaba atın."who set up with God another god; therefore, you twain, cast him into the terrible chastisement.'
Kıyamet günü ise en şiddetli azaba itilirler. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.And God is not heedless of the things you do.
İşte Allah Teâlâ onlara, bütün yaptıklarını, en şiddetli pişmanlıklar halinde gösterecektir.Even so God shall show them their works.