Ara sıra şefkatli olabilirsiniz, şevkatten ziyade empati , empati ile hareket edersinizPoţi avea compasiune ocazional, motivat mai mult de empatie decât de compasiune.
Ara sıra şefkatli olabilirsiniz, şevkatten ziyade empati , empati ile hareket edersinizPuedes ser compasivo ocasionalmente, motivado más por empatía que por compasión.
Ara sıra şefkatli olabilirsiniz, şevkatten ziyade empati , empati ile hareket edersinizSie können mitfühlend sein, ab und zu, mehr ergriffen von Empathie als von Mitgefühl.
Ara sıra şefkatli olabilirsiniz, şevkatten ziyade empati , empati ile hareket edersinizSi può essere occasionalmente compassionevoli, ma sotto spinta dell'empatia, più che della compassione.
Ara sıra şefkatli olabilirsiniz, şevkatten ziyade empati , empati ile hareket edersinizTerkadang Anda bisa berbelas kasih, lebih karena tergerak oleh empati ketimbang kasih.
Ara sıra şefkatli olabilirsiniz, şevkatten ziyade empati , empati ile hareket edersinizThỉnh thoảng bạn có thể trở nên từ bi, xúc động hơn nhờ sự cảm thông hơn là lòng thương người.
Ara sıra şefkatli olabilirsiniz, şevkatten ziyade empati , empati ile hareket edersinizVous pouvez être compatissant occasionnellement, plus ému par l'empathie que par la compassion.
Ara sıra şefkatli olabilirsiniz, şevkatten ziyade empati , empati ile hareket edersinizΜπορείς να είσαι συμπονετικός περιστασιακά, περισσότερο ωθούμενος από ενσυναίσθηση παρά από συμπόνια.
Ara sıra şefkatli olabilirsiniz, şevkatten ziyade empati , empati ile hareket edersinizВи іноді можете проявляти милосердя, керуючись емпатією, а не милосердям.
Ara sıra şefkatli olabilirsiniz, şevkatten ziyade empati , empati ile hareket edersinizВы можете быть милосердным случайно, более руководствуясь эмпатией, чем милосердием.
Ara sıra şefkatli olabilirsiniz, şevkatten ziyade empati , empati ile hareket edersinizМожеш да си състрадателен понякога, повече движен от съпричастност, отколкото от състрадание.
Ara sıra şefkatli olabilirsiniz, şevkatten ziyade empati , empati ile hareket edersinizאתה יכול לחמול לעיתים, יותר מונע ע"י אמפתיה מאשר חמלה.
Ara sıra şefkatli olabilirsiniz, şevkatten ziyade empati , empati ile hareket edersinizيمكنك أن رحيماً من حين لآخر, مدفوعاً بالتعاطف مع الآخرين, أكثر من كونه تراحماً حقيقياً.
Ara sıra şefkatli olabilirsiniz, şevkatten ziyade empati , empati ile hareket edersiniz共感することで 思いやりを持つことができることがあります 私たちが共感できることは幸いです
arkadaşları Şevanya, Hodiya, Kelita, Pelaya, Hanan,a ich bratia: Šebaniáš, Hodiáš, Kelíta, Pelaiáš a Chanán,
arkadaşları Şevanya, Hodiya, Kelita, Pelaya, Hanan,A Lewitowie byli: Jesua, syn Azanijaszowy, Binnui z synów Chenadadowych, Kadmiel;
arkadaşları Şevanya, Hodiya, Kelita, Pelaya, Hanan,Bratří pak jejich: Sebaniáš, Hodiáš, Kelita, Pelaiáš, Chanan,
arkadaşları Şevanya, Hodiya, Kelita, Pelaya, Hanan,És atyjafiaik: Sebánia, Hódija, Kelita, Pelája, Hanán,
arkadaşları Şevanya, Hodiya, Kelita, Pelaya, Hanan,e seus irmãos, Sebanias, Hodias, Quelita, Pelaías, Hanã,
arkadaşları Şevanya, Hodiya, Kelita, Pelaya, Hanan,et leurs frères, Schebania, Hodija, Kelitha, Pelaja, Hanan,
arkadaşları Şevanya, Hodiya, Kelita, Pelaya, Hanan,in njih bratje: Sebanija, Hodija, Kelita, Pelaja, Hanan,
arkadaşları Şevanya, Hodiya, Kelita, Pelaya, Hanan,ja heidän veljensä Sebanja, Hoodia, Kelita, Pelaja, Haanan,
arkadaşları Şevanya, Hodiya, Kelita, Pelaya, Hanan,"그 형제 스바냐, 호디야, 그리다, 블라야, 하난"
arkadaşları Şevanya, Hodiya, Kelita, Pelaya, Hanan,Leviti: Giosuè, figlio di Azania, Binnui dei figli di Chenadàd, Kadmiel
arkadaşları Şevanya, Hodiya, Kelita, Pelaya, Hanan,og deres brødre: Sebanja, Hodia, Kelita, Pelaja, Hanan,
arkadaşları Şevanya, Hodiya, Kelita, Pelaya, Hanan,og deres Brødre Sjebanja, Hodija, Kelita, Pelaja, Hanan,
arkadaşları Şevanya, Hodiya, Kelita, Pelaya, Hanan,så ock deras bröder: Sebanja, Hodia, Kelita, Pelaja, Hanan,
arkadaşları Şevanya, Hodiya, Kelita, Pelaya, Hanan,Sebanja, Hodia, Kelita; Pelaja, Hanan,
arkadaşları Şevanya, Hodiya, Kelita, Pelaya, Hanan,şi fraţii lor, Şebania, Hodia, Chelita, Pelaia, Hanan,
arkadaşları Şevanya, Hodiya, Kelita, Pelaya, Hanan,und ihre Brüder: Sechanja, Hodia, Kelita, Pelaja, Hanan,
arkadaşları Şevanya, Hodiya, Kelita, Pelaya, Hanan,và các anh em của họ, Sê-ba-nia, Hô-di-gia, Kê-li-ta, Bê-la-gia, Ha-nan,
arkadaşları Şevanya, Hodiya, Kelita, Pelaya, Hanan,và các anh_em của họ , Sê-ba-nia , Hô-di-gia , Kê-li-ta , Bê-la-gia , Ha-nan ,
arkadaşları Şevanya, Hodiya, Kelita, Pelaya, Hanan,y sus hermanos Sebanías, Hovías, Quelita, Pelaías, Hanán
arkadaşları Şevanya, Hodiya, Kelita, Pelaya, Hanan,και οι αδελφοι αυτων, Σεβανιας, Ωδιας, Κελιτα, Φελαιας, Αναν,
arkadaşları Şevanya, Hodiya, Kelita, Pelaya, Hanan,и братья их: Шевания, Годия, Клита, Фелаия, Ханан,
arkadaşları Şevanya, Hodiya, Kelita, Pelaya, Hanan,и братята им Севания, Одия, Келита, Фелаия, Анан,
arkadaşları Şevanya, Hodiya, Kelita, Pelaya, Hanan,ואחיהם שבניה הודיה קליטא פלאיה חנן׃
arkadaşları Şevanya, Hodiya, Kelita, Pelaya, Hanan,واخوتهم شبنيا وهوديا وقليطا وفلايا وحانان
arkadaşları Şevanya, Hodiya, Kelita, Pelaya, Hanan,還 有 他 們 的 弟 兄 示 巴 尼 、 荷 第 雅 、 基 利 他 、 毘 萊 雅 、 哈 難
arkadaşları Şevanya, Hodiya, Kelita, Pelaya, Hanan,還有 他們 的 弟兄 示 巴尼 、 荷第雅 、 基 利他 、 毘萊雅 、 哈難
"Ben işe yaracak herhangi bir şey yapmak için gerekli şevke sahip değil.""Benből hiányzik a megfelelő lendület, hogy bármi jelentőset elérjen az életben."
"Ben işe yaracak herhangi bir şey yapmak için gerekli şevke sahip değil.""Ben carece del suficiente ímpetu para lograr algo que valga la pena."
"Ben işe yaracak herhangi bir şey yapmak için gerekli şevke sahip değil.""Ben est dépourvu de tout l'élan nécessaire pour accomplir quoi que ce soit de signifiant."
"Ben işe yaracak herhangi bir şey yapmak için gerekli şevke sahip değil.""Ben fehlt ausreichender Antrieb um irgendetwas Erstrebenswertes zu erreichen."
"Ben işe yaracak herhangi bir şey yapmak için gerekli şevke sahip değil.""Ben manca della forza di volontà sufficiente a raggiungere qualcosa di importante."
"Ben işe yaracak herhangi bir şey yapmak için gerekli şevke sahip değil.""Ben nu are motivaţia necesară pentru a realiza ceva valoros în viaţă".
"Ben işe yaracak herhangi bir şey yapmak için gerekli şevke sahip değil.""Ben ontbeert voldoende drive om ooit iets belangrijks te bereiken."
"Ben işe yaracak herhangi bir şey yapmak için gerekli şevke sahip değil.""Ben thiếu động lực để đạt được nhưng điều có giá trị."
"Ben işe yaracak herhangi bir şey yapmak için gerekli şevke sahip değil.""Ben tidak memiliki dorongan yang cukup untuk mencapai sesuatu yang berharga."
"Ben işe yaracak herhangi bir şey yapmak için gerekli şevke sahip değil." (Gülüşmeler) (Alkışlar)"Benowi brakuje chęci by coś osiągnąć" (śmiech) (oklaski)
"Ben işe yaracak herhangi bir şey yapmak için gerekli şevke sahip değil."- 그 성적표에는 "벤은 가치있는 일을 - 할 수 있는 정신력이 모자란다." 라고 써있지요.
"Ben işe yaracak herhangi bir şey yapmak için gerekli şevke sahip değil.""O Ben carece de ímpeto suficiente
"Ben işe yaracak herhangi bir şey yapmak için gerekli şevke sahip değil.""Бенові бракує стимулу для досягнення чогось вартісного".
"Ben işe yaracak herhangi bir şey yapmak için gerekli şevke sahip değil."Бену не хватает стимула, чтобы достичь чего-либо стоящего.
"Ben işe yaracak herhangi bir şey yapmak için gerekli şevke sahip değil.""На Бен му липсват съществени умения, за да постигне каквото и да е."
"Ben işe yaracak herhangi bir şey yapmak için gerekli şevke sahip değil.""לבן חסרה תנופה מספקת בכדי להשיג משהו בעל ערך."
"Ben işe yaracak herhangi bir şey yapmak için gerekli şevke sahip değil."" يفتقر بن إلى قوة دفع كافية لتحقيق أي شي يستحق."
"Ben işe yaracak herhangi bir şey yapmak için gerekli şevke sahip değil."成し遂げる勢いに欠けている」 (笑い)
Ben onun yüzünü görmek için bütün şevk vardı, ama o biraz zaman süre kaçırdı tuttu나는 그의 얼굴을보고 모든 열의했는데 그것이 몇 시간 동안 막을 유지
Ben onun yüzünü görmek için bütün şevk vardı, ama o biraz zaman süre kaçırdı tuttuהייתי כל להיטות לראות את הפנים שלו, אבל הוא שמר אותה נמנע במשך זמן מה בעוד