Asla babam kadar nazik olmadım ve asla şefkatli değildim.Ποτέ δεν υπήρξα ευγενική σαν τον μπαμπά μου, και ποτέ δεν πρόσφερα τόση αγάπη.
Asla babam kadar nazik olmadım ve asla şefkatli değildim.Никога не съм била толкова мила като баща ми и никога не съм била толкова обичлива.
Asla babam kadar nazik olmadım ve asla şefkatli değildim.Я никогда не была такой доброй и любящей, как мой отец.
Asla babam kadar nazik olmadım ve asla şefkatli değildim.Я ніколи не була такою ж доброю та люблячою, як мій батько.
Asla babam kadar nazik olmadım ve asla şefkatli değildim.מעולם לא הייתי טובת לב כמו אבי, ומעולם לא הייתי אוהבת כמוהו.
Asla babam kadar nazik olmadım ve asla şefkatli değildim.لم أكن قط بقدر طيبوبة والدي ولم أكن قط بقدر حبه.
Asla babam kadar nazik olmadım ve asla şefkatli değildim.しかし今 私は父のようにありたいと強く感じています
Aslında, Şefkatli Eller evsizler sığınağı için gönüllüyüm.Вообще-то, я здесь представляю убежище для бездомных — Заботливые Руки.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Ayah saya adalah orang yang baik dan penyayang sebelum menderita Alzheimer, dan begitu pula sekarang.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Édesapám kedves és szerető személy volt az Alzheimer előtt, és most is az.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Isäni oli kiltti ja rakastava ennen, ja hän on kiltti ja rakastava nytkin.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.제 아버지는 알츠하이머에 걸리기 전 친절하고 다정한 분이었고, 지금도 친절하고 다정하십니다.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Mein Vater war vorher nett und liebevoll - das ist er noch.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Mijn vader was aardig en liefdevol voordat hij Alzheimer had en dat is hij nog steeds.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Min pappa var snäll och kärleksfull innan han hade Alzheimers och han är snäll och kärleksfull nu.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Mio padre era gentile e affettuoso prima dell'Alzheimer e lo è tuttora.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Mi padre era amable y cariñoso antes de tener Alzheimer, y es amable y cariñoso ahora también.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Mon père était gentil et affectueux avant d'avoir Alzheimer, et il est gentil et affectueux aujourd'hui.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.O meu pai era amável e afectuoso antes de ter Alzheimer e agora também é amável e afectuoso.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Pred Alzheimerom bol môj otec láskavým a milujúcim človekom - a takým je aj teraz.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Táta byl hodný a milující i před Alzheimerem; a je hodný a milující stále.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Tata era bun şi iubitor înainte de Alzheimer şi mai e şi acuma într-un fel.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Tata zawsze był uprzejmy i kochający, teraz też taki jest.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Ο μπαμπάς μου ήταν ευγενικός και στοργικός πριν από το Αλτσχάιμερ και εξακολουθεί να είναι.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Баща ми беше мил и обичлив, преди да се разболее от Алцхаймер, и той е мил и обичлив и сега.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.До того, как мой отец заболел Альцгеймером, он был любящим и заботливым. Таким он остаётся и сейчас.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Мій батько був доброю та люблячою людиною до того, як захворів. Таким він і залишається зараз.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.אבי היה טוב ואוהב לפני שהיה לו אלצהיימר, והוא טוב ואוהב עכשיו.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.والدي كان طيبا ومحبا قبل إصابته بالزهايمر وهو طيب ومحب الآن.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.私は父が知性 ユーモア 言語能力を失うのを 見てきましたが同時に -
"Başkalarının mutlu olmasını istiyorsanız şefkatli olun."Als je wil dat anderen gelukkig zijn, oefen je in mededogen.
"Başkalarının mutlu olmasını istiyorsanız şefkatli olun.그가 말하길, "다른 사람이 행복하기를 바란다면, 동정심을 실천하세요.
"Başkalarının mutlu olmasını istiyorsanız şefkatli olun."Se queres que os outros sejam felizes, pratica a compaixão.
"Başkalarının mutlu olmasını istiyorsanız şefkatli olun."Se volete che gli altri siano felici, praticate la compassione.
"Başkalarının mutlu olmasını istiyorsanız şefkatli olun."Si quieres que otros sean felices practica la compasión.
"Başkalarının mutlu olmasını istiyorsanız şefkatli olun."Si vous voulez que les autres soient heureux, pratiquez la compassion.
"Başkalarının mutlu olmasını istiyorsanız şefkatli olun."Wenn du willst, dass andere glücklich sind, übe dich in Mitgefühl.
"Başkalarının mutlu olmasını istiyorsanız şefkatli olun.שאמר, "אם אתה רוצה שאחרים יהיו מאושרים, התאמן בחמלה.
"Başkalarının mutlu olmasını istiyorsanız şefkatli olun.الذي قال " إذا كنت تريد أن يكون الآخرين سعداء، مارس التعاطف و التراحم.
"Başkalarının mutlu olmasını istiyorsanız şefkatli olun."思いやりを実践しなさい" "自分が幸せになりたいなら"
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Às vezes, é claro, ser compassivo pode produzir sentimentos dentro de nós que são muito difíceis de controlar.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.A veces, evidentemente, el ser compasivo puede generarnos emociones difíciles de controlar.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Đôi lúc, tất nhiên, lòng nhân ái có thể tạo ra cảm xúc rất khó điều khiển bên trong chúng ta.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Ibland kan empati såklart framkalla känslor inom oss som är svåra att kontrollera.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.물론 가끔은 이러한 자애로움이 우리 안에 절제하기 힘든 감정을 만들어내기도 합니다.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Manchmal, das ist klar, kann dieses Mitgefühl andere Gefühle in uns wecken, die schwer zu bändigen sind.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Oczywiście, czasem miłosierdzie wywołuje uczucia trudne do opanowania.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Soms kan compassievol zijn weleens gevoelens in ons losmaken die heel moeilijk onder controle te houden zijn.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Звичайно, інколи співпереживання може викликати в нас почуття, які дуже важко контролювати.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Конечно иногда сострадание приносит чувства, которые очень сложно контролировать.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Понякога, разбира се, състрадателността може да предизвика у нас чувства, много трудни за контролиране.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.לפעמים, כמובן, כשמגלים חמלה עלולים להיווצר בתוכינו רגשות שקשה מאוד לשלוט בהן.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.احيانا ان تكون رحيما لدرجة كبيرة قد يولد مشاعرا يصعب التحكم بها
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.自分がコントロールしづらい感情が湧いてくることがあります 私もこれまで葬儀を執り行った際
Ben o kadar şefkatli değilim.Ich bin nicht so sozial.
Ben o kadar şefkatli değilim.Ik ben niet zo'n zorgzaam type.
Ben o kadar şefkatli değilim.Io sono un po' più egoista.
Ben o kadar şefkatli değilim.Já nejsem tak pečující.
Ben o kadar şefkatli değilim.Je ne suis pas si généreuse.
Ben o kadar şefkatli değilim.저 같으면 그렇게 못할거에요