Ve umarım şefkat sizin için de hem eğlenceli hem de karlı olacaktır.Và tôi hy vọng rằng lòng từ bi sẽ vừa đem lại niềm vui vừa sinh lợi cho bạn.
Ve umarım şefkat sizin için de hem eğlenceli hem de karlı olacaktır.Y espero que la compasión sea a la vez divertida y rentable para Uds. también.
Ve umarım şefkat sizin için de hem eğlenceli hem de karlı olacaktır.Και εύχομαι πως η συμπόνια θα είναι διασκεδαστική και επικερδής και για εσάς επίσης.
Ve umarım şefkat sizin için de hem eğlenceli hem de karlı olacaktır.И се надявам, че състраданието ще бъде забавно и полезно и за вас.
Ve umarım şefkat sizin için de hem eğlenceli hem de karlı olacaktır.И я надеюсь, что сопереживание будет приносить удовольствие и прибыль и вам также.
Ve umarım şefkat sizin için de hem eğlenceli hem de karlı olacaktır.І сподіваюсь, що співчуття буде й для вас втіхою і вигодою водночас.
Ve umarım şefkat sizin için de hem eğlenceli hem de karlı olacaktır.ואני מקווה שהחמלה הזאת תהיה כייפית וגם ריווחית גם לכם.
Ve umarım şefkat sizin için de hem eğlenceli hem de karlı olacaktır.و أتمنى أن يكون التعاطف و التراحم ممتعا و مربحا لكم أيضاً.
Ve umarım şefkat sizin için de hem eğlenceli hem de karlı olacaktır.楽しみにも利益にもなることを願っています ありがとうございました
Yada güçsüz bir aşık, kontrol edemediği ve değiştiremediği şeyleri sonsuz bir şefkatle izleyen?또는 하나님이 통제할 수 없고 변화시킬 수 없는 것들을 그저 무한한 온정감으로 바라보는 힘없는 연인인가요?
Yada güçsüz bir aşık, kontrol edemediği ve değiştiremediği şeyleri sonsuz bir şefkatle izleyen?Nebo je bezmocný milenec, který s nekonečným soucitem sleduje věci, které ale nemůže ovládat nebo změnit?
Yada güçsüz bir aşık, kontrol edemediği ve değiştiremediği şeyleri sonsuz bir şefkatle izleyen?O ama senza avere potere, e guarda con infinita compassione le cose che non può cambiare?
Yada güçsüz bir aşık, kontrol edemediği ve değiştiremediği şeyleri sonsuz bir şefkatle izleyen?¿O es un amante sin poder, mirando con compasión infinita las cosas que es incapaz de controlar o cambiar?
Yada güçsüz bir aşık, kontrol edemediği ve değiştiremediği şeyleri sonsuz bir şefkatle izleyen?Или безсилен любящ, гледащ с безкрайно състрадание това, което не може да контролира или промени?
Yada güçsüz bir aşık, kontrol edemediği ve değiştiremediği şeyleri sonsuz bir şefkatle izleyen?או אוהב חסר אונים, המתבונן בחמלה אינסופית בדברים שאין באפשרותו לשלוט בהם או לשנותם?
Yada güçsüz bir aşık, kontrol edemediği ve değiştiremediği şeyleri sonsuz bir şefkatle izleyen?أم أنه محب لا حيلة له يشاهد بشفقة مطلقة الأشياء التي لا يستطيع التحكم فيها أو تغييرها؟
Yada güçsüz bir aşık, kontrol edemediği ve değiştiremediği şeyleri sonsuz bir şefkatle izleyen?無力な愛人なのでしょうか? ご自身で感じとるために 神は親密に
Yani , bebekler bakılabilmeleri için şefkatimizi-ilgimizi cezbetmek zorundadırlar, bunu yaparlar da.A csecsemőknek ragaszkodásunkat és gondozásunkat kell kiváltaniuk, és ezt is teszik.
Yani , bebekler bakılabilmeleri için şefkatimizi-ilgimizi cezbetmek zorundadırlar, bunu yaparlar da.Also müssen Babies unsere Zuneigung und Pflege anziehen, und sie tun es.
Yani , bebekler bakılabilmeleri için şefkatimizi-ilgimizi cezbetmek zorundadırlar, bunu yaparlar da.Baby's moeten dus onze liefde en koestering opwekken, en dat doen ze.
Yani , bebekler bakılabilmeleri için şefkatimizi-ilgimizi cezbetmek zorundadırlar, bunu yaparlar da.Các em bé phải thu hút được sự yêu mến và sự nuôi dưỡng của ta, và đúng thế thật.
Yani , bebekler bakılabilmeleri için şefkatimizi-ilgimizi cezbetmek zorundadırlar, bunu yaparlar da.Deci bebelușii trebuie să ne trezească afecțiune și grijă, și asta și fac.
Yani , bebekler bakılabilmeleri için şefkatimizi-ilgimizi cezbetmek zorundadırlar, bunu yaparlar da.De modo que los bebés obtengan nuestro afecto y nutrición, y lo hacen.
Yani , bebekler bakılabilmeleri için şefkatimizi-ilgimizi cezbetmek zorundadırlar, bunu yaparlar da.Donc les bébés doivent attirer notre affection et nos soins, et c'est ce qu'ils font.
Yani , bebekler bakılabilmeleri için şefkatimizi-ilgimizi cezbetmek zorundadırlar, bunu yaparlar da.Jadi bayi harus menarik kasih sayang dan pengasuhan kita, dan mereka melakukannya.
Yani , bebekler bakılabilmeleri için şefkatimizi-ilgimizi cezbetmek zorundadırlar, bunu yaparlar da.아기들은 어른의 애정과 보살핌을 받기위해 어른의 관심을 끌어야 하고, 또 그렇게들 합니다.
Yani , bebekler bakılabilmeleri için şefkatimizi-ilgimizi cezbetmek zorundadırlar, bunu yaparlar da.Os bebés têm que atrair o nosso afeto e o nosso cuidado, e é o que fazem.
Yani , bebekler bakılabilmeleri için şefkatimizi-ilgimizi cezbetmek zorundadırlar, bunu yaparlar da.Quindi i bambini devono attrarre il nostro affetto e le nostre attenzioni, e lo fanno.
Yani , bebekler bakılabilmeleri için şefkatimizi-ilgimizi cezbetmek zorundadırlar, bunu yaparlar da.Tak więc, dzieci muszą wzbudzić w nas uczucia oraz chęć wychowania i to czynią.
Yani , bebekler bakılabilmeleri için şefkatimizi-ilgimizi cezbetmek zorundadırlar, bunu yaparlar da.Takže děti musí nějak vyvolat naši náklonnost a péči, a to ony dělají.
Yani , bebekler bakılabilmeleri için şefkatimizi-ilgimizi cezbetmek zorundadırlar, bunu yaparlar da.Vauvojen tulee houkutella esiin kiintymys- ja hoivatarpeemme. Kuten tapahtuukin.
Yani , bebekler bakılabilmeleri için şefkatimizi-ilgimizi cezbetmek zorundadırlar, bunu yaparlar da.Έτσι τα μωρά πρέπει να προσελκύσουν τη στοργή και τη γαλούχηση και το κάνουν.
Yani , bebekler bakılabilmeleri için şefkatimizi-ilgimizi cezbetmek zorundadırlar, bunu yaparlar da.Затова бебетата трябва да привличат нашето внимание и да ни стимулират да ги отглеждаме - и е така.
Yani , bebekler bakılabilmeleri için şefkatimizi-ilgimizi cezbetmek zorundadırlar, bunu yaparlar da.Таким образом, дети вынуждены вызывать нашу привязанность и заботу, и они этого добиваются.
Yani , bebekler bakılabilmeleri için şefkatimizi-ilgimizi cezbetmek zorundadırlar, bunu yaparlar da.Так як немовлята повинні отримувати нашу прихильність, і наш догляд, і вони їх отримують.
Yani , bebekler bakılabilmeleri için şefkatimizi-ilgimizi cezbetmek zorundadırlar, bunu yaparlar da.על התינוקות למשוך את אהבתנו וטיפולנו, וזה אכן כך.
Yani , bebekler bakılabilmeleri için şefkatimizi-ilgimizi cezbetmek zorundadırlar, bunu yaparlar da.ليتمكن الأطفال من جذب إهتمامنا الطبيعي لتربيتهم
Yani , bebekler bakılabilmeleri için şefkatimizi-ilgimizi cezbetmek zorundadırlar, bunu yaparlar da.ところで最近の研究によると
Yani şefkat duygusunun bir kısmı insanları neyin yönlendirdiğini bilmektir.Asa ca o parte a compasiunii consta in a intelege ce ii motiveaza pe oameni.
Yani şefkat duygusunun bir kısmı insanları neyin yönlendirdiğini bilmektir.Así que para ser compasivo, debe entender qué es lo que mueve a la gente.
Yani şefkat duygusunun bir kısmı insanları neyin yönlendirdiğini bilmektir.Assim, parte da compaixão tem de ser um entendimento do que faz as pessoas funcionarem.
Yani şefkat duygusunun bir kısmı insanları neyin yönlendirdiğini bilmektir.A więc częścią współczucia musi być zrozumienie motywacji innych.
Yani şefkat duygusunun bir kısmı insanları neyin yönlendirdiğini bilmektir.Deswegen hat ein Teil von Mitgefühl etwas mit der Einsicht zu tun, wie andere ticken.
Yani şefkat duygusunun bir kısmı insanları neyin yönlendirdiğini bilmektir.Donc une partie de la compassion doit être la compréhension de ce qui motive les gens.
Yani şefkat duygusunun bir kısmı insanları neyin yönlendirdiğini bilmektir.Een onderdeel van compassie is dus om inzicht te krijgen in waar mensen warm voor lopen.
Yani şefkat duygusunun bir kısmı insanları neyin yönlendirdiğini bilmektir.Jadi, pemahaman atas apa yang membuat orang tersinggung harus menjadi bagian dari belas kasih.
Yani şefkat duygusunun bir kısmı insanları neyin yönlendirdiğini bilmektir.따라서 자애의 상당부분은 사람들이 그런 행동을 하는 이유를 이해하는 데 있습니다.
Yani şefkat duygusunun bir kısmı insanları neyin yönlendirdiğini bilmektir.Perciò parte della compassione è capire cosa fa andare avanti le persone.
Yani şefkat duygusunun bir kısmı insanları neyin yönlendirdiğini bilmektir.Så en del av empatin måste vara en förståelse för vad som driver människor.
Yani şefkat duygusunun bir kısmı insanları neyin yönlendirdiğini bilmektir.Vì vậy một phần của tình thương là phải hiểu cái gì làm cho người ta suy nghĩ.
Yani şefkat duygusunun bir kısmı insanları neyin yönlendirdiğini bilmektir.Οπότε, μέρος της συμπόνιας πρέπει να είναι η κατανόηση του τι κάνει τους ανθρώπους να λειτουργούν.
Yani şefkat duygusunun bir kısmı insanları neyin yönlendirdiğini bilmektir.Така че, част от състраданието трябва да е разбирането на това кое движи хората.
Yani şefkat duygusunun bir kısmı insanları neyin yönlendirdiğini bilmektir.Тож частково співчуття полягає у розумінні того, що змушує людей жити.
Yani şefkat duygusunun bir kısmı insanları neyin yönlendirdiğini bilmektir.Частично сострадание - это понимание того, что заставляет людей жить.
Yani şefkat duygusunun bir kısmı insanları neyin yönlendirdiğini bilmektir.אז חלק מחמלה חייב להיות הבנת המניעים האנושיים.
Yani şefkat duygusunun bir kısmı insanları neyin yönlendirdiğini bilmektir.وان يحرك تعاطفك الناس من حولك لكي يعملوا معك
Yani şefkat duygusunun bir kısmı insanları neyin yönlendirdiğini bilmektir.もちろん、これはまず自分を理解していなければできないことです
Yani, yeni ekonominin, şefkat gösteren ve para kazanan kişi rollerini nasıl değiştirdiğini okumuşsunuzdur.Cioè, avete letto di come la nuova economia stia cambiando i ruoli di chi assiste e di chi guadagna.
Yani, yeni ekonominin, şefkat gösteren ve para kazanan kişi rollerini nasıl değiştirdiğini okumuşsunuzdur.Čítali ste, ako nová ekonomika mení úlohy ochrancu a živiteľa.
Yani, yeni ekonominin, şefkat gösteren ve para kazanan kişi rollerini nasıl değiştirdiğini okumuşsunuzdur.Je leest hoe de nieuwe economie de rollen van verzorger en kostwinner verandert.