Yani, yeni ekonominin, şefkat gösteren ve para kazanan kişi rollerini nasıl değiştirdiğini okumuşsunuzdur.여러분은 새로운 경제가 어떻게 해서 돌보는 사람과 돈버는 사람의 역할을 바꿔 놓았는지 읽었을 겁니다.
Yani, yeni ekonominin, şefkat gösteren ve para kazanan kişi rollerini nasıl değiştirdiğini okumuşsunuzdur.Ni har säkert läst om hur den nya ekonomin ändrar rollerna för vårdnadshavare och löntagare.
Yani, yeni ekonominin, şefkat gösteren ve para kazanan kişi rollerini nasıl değiştirdiğini okumuşsunuzdur.Quiero decir, han leído que la nueva economía está cambiando los papeles del cuidador y el que gana el sueldo.
Yani, yeni ekonominin, şefkat gösteren ve para kazanan kişi rollerini nasıl değiştirdiğini okumuşsunuzdur.Έχετε διαβάσει πώς με την οικονομική κρίση αλλάζει το ποιος φροντίζει το σπίτι και ποιος κερδίζει τα χρήματα.
Yani, yeni ekonominin, şefkat gösteren ve para kazanan kişi rollerini nasıl değiştirdiğini okumuşsunuzdur.כלומר, קראתם כיצד הכלכלה החדשה משנה את התפקידים של המטפל/ת והמשתכר/ת.
Yarıştaki herkesten daha yarışçı ve daha şefkatli birisi varsa yine, bu tesadüf değildir.Cuando alguien es el más competitivo y el más compasivo en una carrera, tampoco es una coincidencia.
Yarıştaki herkesten daha yarışçı ve daha şefkatli birisi varsa yine, bu tesadüf değildir.Když máte někoho, kdo je víc soutěživý a víc soucitný než kdokoliv jiný na trati, tak to opět není náhoda.
Yarıştaki herkesten daha yarışçı ve daha şefkatli birisi varsa yine, bu tesadüf değildir.Keď máte niekoho, kto je priebojnejší a viac súcitný ako ktokoľvek iný na trati, tak opäť to nie je náhoda.
Yarıştaki herkesten daha yarışçı ve daha şefkatli birisi varsa yine, bu tesadüf değildir.경주에서 다른 누구보다 경쟁적이고, 연민이 많은 누군가가 있을 때, 다시 말하지만, 그것은 우연이 아니지요.
Yarıştaki herkesten daha yarışçı ve daha şefkatli birisi varsa yine, bu tesadüf değildir.כשיש מישהו שהוא יותר תחרותי ויותר רחום מכל אחד אחר בתחרות, גם זו אינה מקריות.
Yarıştaki herkesten daha yarışçı ve daha şefkatli birisi varsa yine, bu tesadüf değildir.ان تجد شخصاً تنافسياً جداً .. وفي نفس الوقت عاطفيٌ جداً اكثر من اي شخص في السباق .. هذه ليست صدفة
Yarıştaki herkesten daha yarışçı ve daha şefkatli birisi varsa yine, bu tesadüf değildir.これは偶然ではありません 水かきと えらを持つ生物には
Yenilik, şefkat ve tutku.Innovación, compasión y pasión.
Yenilik, şefkat ve tutku.Innovatie, medeleven en passie.
Yenilik, şefkat ve tutku.Innovation, compassion et passion.
Yenilik, şefkat ve tutku.Innovation, Mitgefühl und Leidenschaft.
Yenilik, şefkat ve tutku.Innovazione, compassione e passione.
Yenilik, şefkat ve tutku.Innowacyjność, współczucie i pasja.
Yenilik, şefkat ve tutku.Inovace, soucit a nadšení.
Yenilik, şefkat ve tutku.Inovasi, kasih dan gairah.
Yenilik, şefkat ve tutku.Inovație, compasiune și pasiune.
Yenilik, şefkat ve tutku.혁신, 인정과 열정이
Yenilik, şefkat ve tutku.Sự sáng tạo, lòng trắc ẩn và niềm đam mê.
Yenilik, şefkat ve tutku.Инновация, сочувствие и страсть.
Yenilik, şefkat ve tutku.Иновации, съчувствие и страст.
Yenilik, şefkat ve tutku.חדשנות, חמלה ותשוקה.
Yenilik, şefkat ve tutku.الجمع بين الابتكار والرحمه والشغف
Yenilik, şefkat ve tutku.併せ持っています
Yine baktı geleceğe ve bu sefer de eğer dünya şefkatle dolarsa anarşi ve kaos olacağını anladı.그리고나서 다시 미래를 보시고는 만약 세상에 자애만 가득하다면 무질서와 혼란이 생길 것이라 생각하셨습니다.
Yine baktı geleceğe ve bu sefer de eğer dünya şefkatle dolarsa anarşi ve kaos olacağını anladı.ואז אלוהים התבונן אל העתיד והבין, שבעצם, אם העולם יהיה מלא רק בחמלה, יהיו אנרכיה וכאוס.
Yine baktı geleceğe ve bu sefer de eğer dünya şefkatle dolarsa anarşi ve kaos olacağını anladı.وعندما نظر الى المستقبل راى ان الكون الذي سيخلق بالرحمة فقط سيكون مضطربا وفوضويا
Yine baktı geleceğe ve bu sefer de eğer dünya şefkatle dolarsa anarşi ve kaos olacağını anladı.憐れみだけにあふれる世界は 無秩序で混乱してしまうと 何にでも制限は必要です
Zorla bir insanı şefkatli yapamazsınız.Anda tidak dapat menyuruh orang untuk berbelas kasihan.
Zorla bir insanı şefkatli yapamazsınız.Bằng cách chỉ thị, bạn không thể khiến một người trở nên từ bi được.
Zorla bir insanı şefkatli yapamazsınız.Cu forţa, nu poţi face o persoană compasională.
Zorla bir insanı şefkatli yapamazsınız.Durch einen Gerichtsbescheid können Sie keine Person dazu bewegen, mitfühlend zu sein.
Zorla bir insanı şefkatli yapamazsınız.Felszólítással nem tehetsz senkit együttérzővé.
Zorla bir insanı şefkatli yapamazsınız.Je kunt iemand niet compassievol maken op bevel.
Zorla bir insanı şefkatli yapamazsınız.강제로 사람을 측은함을 느끼도록 만들 수는 없습니다.
Zorla bir insanı şefkatli yapamazsınız.Nedokážete osobe prikázať, aby bola súcitná.
Zorla bir insanı şefkatli yapamazsınız.Nie można rozkazać komuś współczuć.
Zorla bir insanı şefkatli yapamazsınız.Non si può rendere una persona compassionevole.
Zorla bir insanı şefkatli yapamazsınız.Par mandat, vous ne pouvez pas rendre une personne pleine de compassion.
Zorla bir insanı şefkatli yapamazsınız.Por mandato, no puedes hacer a una persona compasiva.
Zorla bir insanı şefkatli yapamazsınız.Soucit nezle nikomu nařídit.
Zorla bir insanı şefkatli yapamazsınız.Κατόπιν εντολής, δεν μπορείς να κάνεις ένα πρόσωπο συμπονετικό.
Zorla bir insanı şefkatli yapamazsınız.Ви не можете наказати людині бути милосердною.
Zorla bir insanı şefkatli yapamazsınız.Вы не можете потребовать от человека быть милосердным.
Zorla bir insanı şefkatli yapamazsınız.Не можеш да направиш един човек състрадателен по нареждане.
Zorla bir insanı şefkatli yapamazsınız.בפקודה, לא תוכל לגרום לאדם לחמול.
Zorla bir insanı şefkatli yapamazsınız.لا يمكنك أن تأمر شخص بأن يصبح رحيماً.
Zorla bir insanı şefkatli yapamazsınız.「私を愛して下さい」と言うことはできません