Ve ideal babanız, sert ama şefkatli biridir.Und Ihr idealer Vater ist jemand, der zwar hart, aber doch freundlich ist.
Ve ideal babanız, sert ama şefkatli biridir.Và người bố lý tưởng ấy là một người cứng rắn nhưng cũng rất tế nhị
Ve ideal babanız, sert ama şefkatli biridir.Vaš idealni oče je strog, ampak nežen.
Ve ideal babanız, sert ama şefkatli biridir. Ve bu çizilmesi çok zor bir çizgidir.Y tu papá ideal es alguien que es duro pero amable. y es una línea muy difícil de trazar.
Ve ideal babanız, sert ama şefkatli biridir.Votre père idéal est quelqu'un de dur mais gentil à la fois.
Ve ideal babanız, sert ama şefkatli biridir.Ιδανικά ο πατέρας σου είναι ζόρικος αλλά μειλίχιος άνθρωπος.
Ve ideal babanız, sert ama şefkatli biridir.Идеалният баща не е ли някой строг, но мил.
Ve ideal babanız, sert ama şefkatli biridir.Идеальный отец будет жестким, но нежным.
Ve ideal babanız, sert ama şefkatli biridir.Ідеальний тато одночасно і строгий, і м'який.
Ve ideal babanız, sert ama şefkatli biridir.והאב האידיאלי שלך הוא מישהו קשוח אך מתון.
Ve ideal babanız, sert ama şefkatli biridir.ان الوالد المثالي هو الوالد الشديد ولكنه الرحيم في نفس الوقت
Ve ideal babanız, sert ama şefkatli biridir.難しいですね
Ve iki şeyi yapmak için ortaklarımızla devam etmek istiyorum-- sefkatle düşünmeyi öğretmek ve teşfik etmek.A chci pokračovat se svými partnery ve dvou věcech: vychovávat a podněcovat k soucitnému myšlení.
Ve iki şeyi yapmak için ortaklarımızla devam etmek istiyorum-- sefkatle düşünmeyi öğretmek ve teşfik etmek.Ich will mit unseren Partnern weiterhin zwei Dinge tun - mitfühlendes Denken lehren und anregen.
Ve iki şeyi yapmak için ortaklarımızla devam etmek istiyorum-- sefkatle düşünmeyi öğretmek ve teşfik etmek.Je veux continuer à faire deux choses avec nos partenaires : éduquer et stimuler la compassion.
Ve iki şeyi yapmak için ortaklarımızla devam etmek istiyorum-- sefkatle düşünmeyi öğretmek ve teşfik etmek.다른 파트너들과 함께 두가지 일을 지속시키고 싶어요. 교육시키는 것과 동정심으로 생각하는걸 촉진시키는 거죠
Ve iki şeyi yapmak için ortaklarımızla devam etmek istiyorum-- sefkatle düşünmeyi öğretmek ve teşfik etmek.Voglio continuare con i nostri partner a fare due cose -- educare e stimolare un pensiero compassionevole.
Ve iki şeyi yapmak için ortaklarımızla devam etmek istiyorum-- sefkatle düşünmeyi öğretmek ve teşfik etmek.Y quiero seguir con nuestros compañeros haciendo dos cosas: educar y estimular el pensamiento compasivo.
Ve iki şeyi yapmak için ortaklarımızla devam etmek istiyorum-- sefkatle düşünmeyi öğretmek ve teşfik etmek.Искам да продължа с нашите партньори да правя две неща - да образовам и стимулирам състрадателното мислене.
Ve iki şeyi yapmak için ortaklarımızla devam etmek istiyorum-- sefkatle düşünmeyi öğretmek ve teşfik etmek.ואני רוצה להמשיך עם השותפים שלנו לעשות שני דברים - לחנך ולהמריץ חשיבה חומלת.
Ve iki şeyi yapmak için ortaklarımızla devam etmek istiyorum-- sefkatle düşünmeyi öğretmek ve teşfik etmek.وأرغب في المواصلة مع شركاؤنا لفعل أمرين -- تعليم وتحفيز التفكير التراحمي.
Ve iki şeyi yapmak için ortaklarımızla devam etmek istiyorum-- sefkatle düşünmeyi öğretmek ve teşfik etmek.続けていきたいと思います 思いやりの心を伝え 培うことです 教育が必要な理由は
Ve insanlar şefkatin önemini sadece kulağa iyi geldiği için değil, İŞE YARADIĞI için vurguladılar.A lidé zdůrazňovali důležitost soucítění nejenom proto, že to dobře zní, ale protože funguje.
Ve insanlar şefkatin önemini sadece kulağa iyi geldiği için değil, İŞE YARADIĞI için vurguladılar.E la gente ha enfatizzato l'importanza della compassione, non solo perché suona bene ma perché funziona.
Ve insanlar şefkatin önemini sadece kulağa iyi geldiği için değil, İŞE YARADIĞI için vurguladılar.En mensen hebben het belang van compassie benadrukt, niet alleen omdat het goed klinkt, maar omdat het werkt.
Ve insanlar şefkatin önemini sadece kulağa iyi geldiği için değil, İŞE YARADIĞI için vurguladılar.Orang menyadari pentingnya belas kasih, bukan karena terdengar baik, tapi karena manfaatnya.
Ve insanlar şefkatin önemini sadece kulağa iyi geldiği için değil, İŞE YARADIĞI için vurguladılar.Și oamenii au accentuat importanța compasiunii, nu doar pentru că sună bine, ci pentru că funcționează.
Ve insanlar şefkatin önemini sadece kulağa iyi geldiği için değil, İŞE YARADIĞI için vurguladılar.А хората подчертават важността на състраданието, не само защото звучи добре, а защото действа.
Ve insanlar şefkatin önemini sadece kulağa iyi geldiği için değil, İŞE YARADIĞI için vurguladılar.Люди підкреслюють важливість милосердя не лише тому, що це гарно звучить, а тому, що воно працює.
Ve insanlar şefkatin önemini sadece kulağa iyi geldiği için değil, İŞE YARADIĞI için vurguladılar.Состраданию всегда придавалось большое значение не потому, что оно красиво, а потому что оно полезно.
Ve insanlar şefkatin önemini sadece kulağa iyi geldiği için değil,사람들은 동정심의 중요성을 강조해 왔습니다. 단지 그게 듣기 좋아서 뿐만이 아니라,
Ve insanlar şefkatin önemini sadece kulağa iyi geldiği için değil,ואנשים מדגישים את החשיבות של החמלה, לא רק בגלל שזה נשמע נכון
Ve insanlar şefkatin önemini sadece kulağa iyi geldiği için değil,وقد شدد الناس على أهمية التراحم، ليس فقط لأنه يبدو جيداً،
Ve insanlar şefkatin önemini sadece kulağa iyi geldiği için değil,ただ単に 聞こえが良いからでなく それで上手くいくからです
Ve o anda, köpek Buda'nın sevgi ve şefkatine dönüşür.A tom okamžení se pes proměnil v buddhu lásky a milosrdenství.
Ve o anda, köpek Buda'nın sevgi ve şefkatine dönüşür.Dan pada saat itu, anjing itu berubah menjadi Budha kebaikan dan kasih sayang.
Ve o anda, köpek Buda'nın sevgi ve şefkatine dönüşür.E in quel momento il cane si trasformò nel Buddha dell'amore e della gentilezza.
Ve o anda, köpek Buda'nın sevgi ve şefkatine dönüşür.En ese momento, el perro se transforma en el Buda del amor y la bondad.
Ve o anda, köpek Buda'nın sevgi ve şefkatine dönüşür.És abban a pillanatban a kutya átváltozik a szeretet és jóság Buddhájává.
Ve o anda, köpek Buda'nın sevgi ve şefkatine dönüşür.Et à ce moment, le chien se transforme dans le Bouddha de l'amour et de la bonté.
Ve o anda, köpek Buda'nın sevgi ve şefkatine dönüşür.În acel moment, câinele ia înfăţişarea lui Buddha, zeul iubirii şi al bunătăţii.
Ve o anda, köpek Buda'nın sevgi ve şefkatine dönüşür.I w tym momencie, pies zamienia się w Buddę miłości i dobroci.
Ve o anda, köpek Buda'nın sevgi ve şefkatine dönüşür.바로 그 순간 그 강아지는 사랑과 자비의 부처로 현신했습니다
Ve o anda, köpek Buda'nın sevgi ve şefkatine dönüşür.Nesse momento, o cão transforma-se no Buddha do amor e da bondade.
Ve o anda, köpek Buda'nın sevgi ve şefkatine dönüşür.Op dat moment veranderde de hond in de Boeddha van liefde en genegenheid.
Ve o anda, köpek Buda'nın sevgi ve şefkatine dönüşür.Und in dem Moment verwandelte sich der Hund in den Buddha der Liebe und Güte.
Ve o anda, köpek Buda'nın sevgi ve şefkatine dönüşür.Và vào thời điểm đó, con chó đã được cảm hóa trở thành Phật của tình yêu và lòng tốt.
Ve o anda, köpek Buda'nın sevgi ve şefkatine dönüşür.Κι εκείνη τη στιγμή, ο σκύλος μετατράπηκε στο Βούδα της αγάπης και της καλοσύνης.
Ve o anda, köpek Buda'nın sevgi ve şefkatine dönüşür.И в този момент кучето се превърнало в Буда на любовта и добротата.
Ve o anda, köpek Buda'nın sevgi ve şefkatine dönüşür.И в тот момент собака превратилась в Будду любви и доброты.
Ve o anda, köpek Buda'nın sevgi ve şefkatine dönüşür.І в цю мить собака перетворюється на Будду любові і доброти.
Ve o anda, köpek Buda'nın sevgi ve şefkatine dönüşür.ובאותו הרגע, הכלב נהפך לבודהה של האהבה וטוב הלב.
Ve o anda, köpek Buda'nın sevgi ve şefkatine dönüşür.وفي تلك اللحظة تحوّل الكلب إلى بوذا الحب والرحمة وتجلى له
Ve o anda, köpek Buda'nın sevgi ve şefkatine dönüşür.その犬が、慈悲に溢れた 仏陀へと姿を変えたのでした。 今日の女性は、
Ve şempanzelerin gerçek şefkat ve fedakarlığa muktedir olduklarını keşfediyoruz.Descobrimos que os chimpanzés são capazes de verdadeira compaixão e altruísmo.
Ve şempanzelerin gerçek şefkat ve fedakarlığa muktedir olduklarını keşfediyoruz.Gli scimpanzé conoscono la vera compassione e l'altruismo.
Ve şempanzelerin gerçek şefkat ve fedakarlığa muktedir olduklarını keşfediyoruz.Havaitsimme, että simpanssit kykenevät aitoon myötätuntoon ja altruismiin.
Ve şempanzelerin gerçek şefkat ve fedakarlığa muktedir olduklarını keşfediyoruz.침팬치들이 정말 동정과 이타심을 발휘할 수 있다는 것을 알았습니다.
Ve şempanzelerin gerçek şefkat ve fedakarlığa muktedir olduklarını keşfediyoruz.Nous avons découvert que les chimpanzés pouvaient exprimer de la compassion et de l'altruisme.
Ve şempanzelerin gerçek şefkat ve fedakarlığa muktedir olduklarını keşfediyoruz.Og vi ser at chimpanser er i stand til ægte medfølelse og altruisme.