Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.Hal tersebut juga merupakan dasar untuk memiliki belas kasih, untuk mengerti kedudukan kita di dunia.
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.이것 역시 세상에서 우리의 위치를 이해하기 위한 자애를 가지는 데 필요한 기본 요소입니다.
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.Och det är också en grundförutsättning för att känna empati, för att förstå vår plats här på jorden.
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.Si aceasta este si ea baza compasiunii pentru a ne intelege locul in lume.
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.To także jest podstawą współczucia, rozumienie naszego miejsca na ziemi.
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.Và đó cũng là điều cơ bản về lòng nhân từ, để hiểu được chỗ của chúng ta trong thế giới.
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.Και αυτό επίσης είναι η βάση ώστε να έχουμε συμπόνια, να καταλαβαίνουμε τη θέση μας στον κόσμο.
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.Това също е основа за това да имаме състрадание, да разбираме мястото си в света.
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.Це, також, основа для співчуття, для розуміння свого місця у світі.
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.Это также является основой сострадания и понимания нашего места в этом мире.
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.וגם זה הוא הבסיס להרגיש חמלה, להבנת מקומנו בעולם.
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.وهذا ايضا من اساسيات التراحم ولكي نفهم موقعنا في هذا العالم وكيف نحن جميعا متصلون معاً
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.自分と世界の繋がりを理解するために必要です さて、ユダヤ教にとても素敵な逸話があります
Ve bütün bunları orta noktada birleştiren şey şefkat duygusudur.Att hålla allt på en jämn nivå, det är det som är empati.
Ve bütün bunları orta noktada birleştiren şey şefkat duygusudur.De gulden middenweg opzoeken, is het inzicht dat compassie brengt.
Ve bütün bunları orta noktada birleştiren şey şefkat duygusudur.Echilibrand toate astea, obtii notiunea de compasiune.
Ve bütün bunları orta noktada birleştiren şey şefkat duygusudur.Ed a bilanciare il tutto nel mezzo c'è la nozione della compassione.
Ve bütün bunları orta noktada birleştiren şey şefkat duygusudur.Equilibrando tudo isto, no meio, está a noção de compaixão.
Ve bütün bunları orta noktada birleştiren şey şefkat duygusudur.Et les faire s'équilibrer toutes au milieu est cette notion de compassion.
Ve bütün bunları orta noktada birleştiren şey şefkat duygusudur.이들의 균형을 맞추는 것이 바로 자애를 이해하는 것입니다.
Ve bütün bunları orta noktada birleştiren şey şefkat duygusudur.Menyeimbangkan kesemuanya, itulah gagasan dari belas kasih ini.
Ve bütün bunları orta noktada birleştiren şey şefkat duygusudur.Und den Mittelweg in allem finden, das ist die Idee des Mitgefühls.
Ve bütün bunları orta noktada birleştiren şey şefkat duygusudur.Và cân bằng mọi việc, đó là ý nghĩa của lòng trắc ẩn.
Ve bütün bunları orta noktada birleştiren şey şefkat duygusudur.Και η ισορρόπηση αυτών στη μέση, είναι η αίσθηση της συμπόνιας.
Ve bütün bunları orta noktada birleştiren şey şefkat duygusudur.А в средата е това понятие за състрадание, което ги балансира всички.
Ve bütün bunları orta noktada birleştiren şey şefkat duygusudur.Идея сострадания - это баланс этих вещей.
Ve bütün bunları orta noktada birleştiren şey şefkat duygusudur.ואיזונם באמצע, הוא המושג הזה של חמלה.
Ve bütün bunları orta noktada birleştiren şey şefkat duygusudur.وموازنة كل هذا في الوسط هو بحد ذاته مفهوم التراحم المتوازن
Ve bütün bunları orta noktada birleştiren şey şefkat duygusudur.私たちは根本的に憐れみ深いのです
Ve eğer ilişkide olduğunuz obje o duyguyu size çağrıştırıyorsa kişi şefkatin kendisi olur.A ona sama w sobie staje się współczuciem jeżeli obiekt, do którego się odnosisz wywołuje u Ciebie tę emocję.
Ve eğer ilişkide olduğunuz obje o duyguyu size çağrıştırıyorsa kişi şefkatin kendisi olur.A tá stane súcitom ak objekt, ku ktorému máme vzťah, vyvolá túto emóciu.
Ve eğer ilişkide olduğunuz obje o duyguyu size çağrıştırıyorsa kişi şefkatin kendisi olur.A zní samotné vyvstává soucit, pokud objekt, ke kterému k němuž se vztahujeme, vyvolává tento pocit.
Ve eğer ilişkide olduğunuz obje o duyguyu size çağrıştırıyorsa kişi şefkatin kendisi olur.Dan cinta itu sendiri menjadi belas kasihan jika objek yang Anda hubungkan untuk membangkitkan emosi itu.
Ve eğer ilişkide olduğunuz obje o duyguyu size çağrıştırıyorsa kişi şefkatin kendisi olur.Deze liefde wordt compassie als het object dat je tegemoet treedt die emotie tot gevolg heeft.
Ve eğer ilişkide olduğunuz obje o duyguyu size çağrıştırıyorsa kişi şefkatin kendisi olur.E isso também se transforma em compaixão se o objeto com quem nos relacionamos evoca essa emoção.
Ve eğer ilişkide olduğunuz obje o duyguyu size çağrıştırıyorsa kişi şefkatin kendisi olur.És együttérzéssé válik akkor, ha a tárgy, amihez kapcsolódsz ezt az érzelmet kelti benned.
Ve eğer ilişkide olduğunuz obje o duyguyu size çağrıştırıyorsa kişi şefkatin kendisi olur.그 자체는 인정이 되는 것이지요. 그 감정을 불러일으키고자 하는 무언가가 있다면
Ve eğer ilişkide olduğunuz obje o duyguyu size çağrıştırıyorsa kişi şefkatin kendisi olur.Şi ea în sine devine compasiune dacă obiectul la care te raportezi evocă acea emoţie.
Ve eğer ilişkide olduğunuz obje o duyguyu size çağrıştırıyorsa kişi şefkatin kendisi olur.Und es selbst wird Mitgefühl wenn das Objekt, zu dem Sie eine Beziehung aufbauen, dieses Gefühl hervorruft.
Ve eğer ilişkide olduğunuz obje o duyguyu size çağrıştırıyorsa kişi şefkatin kendisi olur.Và bản thân nó trở thành lòng thương người nếu đối tượng bạn liên hệ, khơi gợi được cảm xúc.
Ve eğer ilişkide olduğunuz obje o duyguyu size çağrıştırıyorsa kişi şefkatin kendisi olur.Y se convierte en compasión si el objeto con el que te relacionas provoca esa emoción.
Ve eğer ilişkide olduğunuz obje o duyguyu size çağrıştırıyorsa kişi şefkatin kendisi olur.Και απο μόνη της γίνεται συμπόνια εάν το αντικείμενο με το οποίο σxετίζεσαι προκαλεί αυτό το συναίσθημα.
Ve eğer ilişkide olduğunuz obje o duyguyu size çağrıştırıyorsa kişi şefkatin kendisi olur.И сама по себе си става състрадание, ако обектът, с който се свързваме, поражда тази емоция.
Ve eğer ilişkide olduğunuz obje o duyguyu size çağrıştırıyorsa kişi şefkatin kendisi olur.І котра перетворюється у милосердя, якщо хтось викликає у вас це переживання.
Ve eğer ilişkide olduğunuz obje o duyguyu size çağrıştırıyorsa kişi şefkatin kendisi olur.והיא עצמה הופכת לחמלה אם האובייקט איתו אתה מזדהה יוצר בך את הרגש הזה.
Ve eğer ilişkide olduğunuz obje o duyguyu size çağrıştırıyorsa kişi şefkatin kendisi olur.وهذا الشيء يتحول الى تراحم اذا كان الشيء الذي ترتبط به يثير بك هذا الإحساس.
Ve eğer ilişkide olduğunuz obje o duyguyu size çağrıştırıyorsa kişi şefkatin kendisi olur.それこそが思いやりとなるのです そして 与えること 共有することに姿を変えます
Ve ideal babanız, sert ama şefkatli biridir.Ayah ideal itu seseorang yang tahan banting sekaligus lemah lembut.
Ve ideal babanız, sert ama şefkatli biridir.De ideale vader is iemand die streng maar zachtaardig is.
Ve ideal babanız, sert ama şefkatli biridir.Den idéelle far er hård men venlig.
Ve ideal babanız, sert ama şefkatli biridir.Det är någon som är sträng och vänlig.
Ve ideal babanız, sert ama şefkatli biridir.És az ideális apád olyasvalaki, aki kemény, de szelíd.
Ve ideal babanız, sert ama şefkatli biridir.Ideaali-isäsi olisi luja mutta lempeä.
Ve ideal babanız, sert ama şefkatli biridir.Ideálnym otcom je niekto, kto je prísny ale láskavý.
Ve ideal babanız, sert ama şefkatli biridir.Idealny ojciec jest twardy, ale łagodny.
Ve ideal babanız, sert ama şefkatli biridir.Il padre ideale è una persona severa, ma gentile.
Ve ideal babanız, sert ama şefkatli biridir.Je to někdo, kdo je tvrdý a laskavý zároveň.
Ve ideal babanız, sert ama şefkatli biridir.보통은 엄하면서 자애로운 아버지상을 원합니다.
Ve ideal babanız, sert ama şefkatli biridir.Tatăl ideal este cineva dur, dar blând.
Ve ideal babanız, sert ama şefkatli biridir.Um pai ideal é alguém que é duro mas gentil.