Ana içeriğe geç
Sözlük

şefkat ile cümle

şefkat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ve bazı gönüllü çalışanlar bu şefkate yorucu diyebilir.וחלק מעובדי קרנות הצדקה המכנים את זה תשישות חמלתית.
Ve bazı gönüllü çalışanlar bu şefkate yorucu diyebilir.حتى ان بعض المتطوعين يصفون هذه الاعمال الخيرية بالمرهقة
Ve bazı gönüllü çalışanlar bu şefkate yorucu diyebilir.憐れみの感情にこれ以上向き合うことができず
Ve belki bu yüzden şefkat, organik ve şirket çapında yaygın.A možná proto je soucit vrozený a rozšířený po celé firmě.
Ve belki bu yüzden şefkat, organik ve şirket çapında yaygın.Dan mungkin karena itulah, belas kasih menjadi bagian integral, dan tersebar luas di seluruh perusahaan.
Ve belki bu yüzden şefkat, organik ve şirket çapında yaygın.E forse per questo motivo, la compassione è organica e diffusa in tutta l'azienda.
Ve belki bu yüzden şefkat, organik ve şirket çapında yaygın.És lehet, hogy ennek köszönhető az, hogy az együttérzés szervesen illeszkedik és elterjedt vállalatszerte.
Ve belki bu yüzden şefkat, organik ve şirket çapında yaygın.E talvez por causa disso, a compaixão é orgânica e generalizada por toda a empresa.
Ve belki bu yüzden şefkat, organik ve şirket çapında yaygın.Et peut-être à cause de cela, la compassion est organique et répandue dans toute l'entreprise.
Ve belki bu yüzden şefkat, organik ve şirket çapında yaygın.그리고 아마도 그것 때문에 동정심이 자연스럽게 회사 전체에 널리 퍼졌습니다.
Ve belki bu yüzden şefkat, organik ve şirket çapında yaygın.la compasión es orgánica y está esparcida por toda la empresa.
Ve belki bu yüzden şefkat, organik ve şirket çapında yaygın.Misschien is het daarom dat compassie welig tiert door het hele bedrijf.
Ve belki bu yüzden şefkat, organik ve şirket çapında yaygın.Może właśnie dlatego, współczucie jest jej integralną częścią występującą tam gdzie Google działa.
Ve belki bu yüzden şefkat, organik ve şirket çapında yaygın.Și poate din cauza asta, compasiunea e organică și răspândită în toată compania.
Ve belki bu yüzden şefkat, organik ve şirket çapında yaygın.Und vielleicht ist Mitgefühl deshalb innerhalb des Unternehmens organisch und weit verbreitet.
Ve belki bu yüzden şefkat, organik ve şirket çapında yaygın.Và có lẽ nhờ vậy mà lòng từ bi có tính hệ thống và phổ biến trong toàn công ty.
Ve belki bu yüzden şefkat, organik ve şirket çapında yaygın.Και εξαιτίας αυτού η συμπόνια είναι μια έννοια ζωντανή και διαδεδομένη σε όλη την εταιρεία.
Ve belki bu yüzden şefkat, organik ve şirket çapında yaygın.Возможно, поэтому сопереживание настолько органично и широко распространено в компании.
Ve belki bu yüzden şefkat, organik ve şirket çapında yaygın.И може би заради това, състраданието е органически свързано и широко разпространено в цялата компания.
Ve belki bu yüzden şefkat, organik ve şirket çapında yaygın.І, можливо, через це співчуття органічно поширене по всій компанії.
Ve belki bu yüzden şefkat, organik ve şirket çapında yaygın.ואולי בגלל זה, חמלה היא חלק אורגני ונפוץ בכל רחבי החברה.
Ve belki bu yüzden şefkat, organik ve şirket çapında yaygın.و ربما لذلك ، "التعاطف والتراحم" هي جزء أصيل و لا يتجزأ من جووجل و منتشر على مستوى الشركة باتساعها.
Ve belki bu yüzden şefkat, organik ve şirket çapında yaygın.思いやりは根本的な要素であり 会社全体に広がっています Googleでは 企業の思いやりの表現は
Ve belki de hepsinin üstünde, şefkat içermeyen konuşmalarla ilgili bir hassasiyet yaratılmasının sağlanmasını.Dan mungkin di atas semuanya, untuk mendorong orang agar sensitif mengenai pembicaraan yang kasar.
Ve belki de hepsinin üstünde, şefkat içermeyen konuşmalarla ilgili bir hassasiyet yaratılmasının sağlanmasını.E forse sopra ogni cosa incoraggiare una sensibilità verso chi parla senza compassione.
Ve belki de hepsinin üstünde, şefkat içermeyen konuşmalarla ilgili bir hassasiyet yaratılmasının sağlanmasını.En misschien nog wel het belangrijkste, dat ze een gevoeligheid ontwikkelen voor compassieloos gepraat.
Ve belki de hepsinin üstünde, şefkat içermeyen konuşmalarla ilgili bir hassasiyet yaratılmasının sağlanmasını.아마 다른 모든것보다도 중요한것은, 동정심이 없는 발언에 대해서 예민함을 북돋아주는 것일 겁니다.
Ve belki de hepsinin üstünde, şefkat içermeyen konuşmalarla ilgili bir hassasiyet yaratılmasının sağlanmasını.Ponad wszystko zachęcam do wrażliwości Ponad wszystko zachęcam do wrażliwości na mowę pozbawioną empatii.
Ve belki de hepsinin üstünde, şefkat içermeyen konuşmalarla ilgili bir hassasiyet yaratılmasının sağlanmasını.Și poate, mai mult decât orice altceva, să încurajeze o sensibilitate la vorbirea lipsită de compasiune.
Ve belki de hepsinin üstünde, şefkat içermeyen konuşmalarla ilgili bir hassasiyet yaratılmasının sağlanmasını.Und vielleicht vor allem anderen möchte ich eine Sensibilität fördern für Sprache ohne Mitgefühl.
Ve belki de hepsinin üstünde, şefkat içermeyen konuşmalarla ilgili bir hassasiyet yaratılmasının sağlanmasını.Y quizá sobre todo, promover que seamos sensibles acerca del hablar no compasivo.
Ve belki de hepsinin üstünde, şefkat içermeyen konuşmalarla ilgili bir hassasiyet yaratılmasının sağlanmasını.Але найважливіше - заохочувати людей реагувати на розмови, позбавлені співчуття.
Ve belki de hepsinin üstünde, şefkat içermeyen konuşmalarla ilgili bir hassasiyet yaratılmasının sağlanmasını.И вероятно, преди всичко, да насърчават една чувствителност към несъстрадателното говорене.
Ve belki de hepsinin üstünde, şefkat içermeyen konuşmalarla ilgili bir hassasiyet yaratılmasının sağlanmasını.Но прежде всего я хочу развивать повышенное неприятие в отношении любых речей немилосердного содержания.
Ve belki de hepsinin üstünde, şefkat içermeyen konuşmalarla ilgili bir hassasiyet yaratılmasının sağlanmasını.ואולי יותר מכל, לעודד רגישות לגבי דיבור חסר רחמים.
Ve belki de hepsinin üstünde, şefkat içermeyen konuşmalarla ilgili bir hassasiyet yaratılmasının sağlanmasını.وربما فوق كل ذلك، تشجيع وجود حساسية حول المتحدثين غير الرحماء.
Ve belki de hepsinin üstünde, şefkat içermeyen konuşmalarla ilgili bir hassasiyet yaratılmasının sağlanmasını.思いやりに欠けた言葉に対する感性を 育んでいきたいのです この思いやりの憲章をもつことで
Ve böylece şefkati bu dünyada hayata getirmeye çalışabilirim.E così cercare di portare la compassione alla vita in questo mondo.
Ve böylece şefkati bu dünyada hayata getirmeye çalışabilirim.E, então, tentar dar vida à compaixão, neste mundo.
Ve böylece şefkati bu dünyada hayata getirmeye çalışabilirim.En op die manier proberen compassie tot leven te brengen in deze wereld.
Ve böylece şefkati bu dünyada hayata getirmeye çalışabilirim.Et par là essayer d'apporter de la compassion à ce monde.
Ve böylece şefkati bu dünyada hayata getirmeye çalışabilirim.I próbować nieść współczucie temu światu.
Ve böylece şefkati bu dünyada hayata getirmeye çalışabilirim.그렇게 함으로서 세상에 자애로움이 가득찰 수 있도록 말이죠.
Ve böylece şefkati bu dünyada hayata getirmeye çalışabilirim.Maka cobalah untuk membawa belas kasih ke dalam hidup kita di dunia ini.
Ve böylece şefkati bu dünyada hayata getirmeye çalışabilirim.Och på det sättet försöka väcka empatin till liv här i världen.
Ve böylece şefkati bu dünyada hayata getirmeye çalışabilirim.Si astfel sa aduc compasiune in aceasta lume.
Ve böylece şefkati bu dünyada hayata getirmeye çalışabilirim.Und so versuchen Mitgefuehl in dieser Welt zum Leben zu erwecken.
Ve böylece şefkati bu dünyada hayata getirmeye çalışabilirim.Và vì thế cố gắng mang lòng nhân ái đến cuộc sống trên thế giới này.
Ve böylece şefkati bu dünyada hayata getirmeye çalışabilirim.Κι έτσι να προσπαθήσω να φέρω συμπόνια στη ζωή σε αυτόν τον κόσμο.
Ve böylece şefkati bu dünyada hayata getirmeye çalışabilirim.И така да се опитам да внеса състрадание в живота в този свят.
Ve böylece şefkati bu dünyada hayata getirmeye çalışabilirim.І таким чином принести співчуття в цей світ.
Ve böylece şefkati bu dünyada hayata getirmeye çalışabilirim.Попытаться таким образом принести сострадание в этот мир.
Ve böylece şefkati bu dünyada hayata getirmeye çalışabilirim.ובכך לנסות להביא חמלה לחיים בעולם הזה.
Ve böylece şefkati bu dünyada hayata getirmeye çalışabilirim.وان نصبح رحماء مع هذه الحياة في هذا العالم
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.Auch das ist ein Grundboden für Mitgefühl, für einen Sinn, wo unser Platz in der Welt ist.
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.Dat is ook een basis voor compassie voelen, voor het begrijpen van onze plaats in de wereld.
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.E anche questo è alla base per avere compassione, per capire il nostro posto nel mondo.
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.E isso é, também, a base para a compaixão, para compreender o nosso lugar no mundo.
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.Esto también forma parte de la base de ser compasivo, de comprender nuestro lugar en el mundo.
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.Et ceci est la base pour avoir de la compassion, pour comprendre notre place dans le monde.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod