Burada -0.5, şefkat üzerine meditasyon yapan birinin tam standard sapmasıdır.Voilà, le -0,5 c'est l"écart type standard d'un méditant qui a médité sur la compassion.
Burada -0.5, şefkat üzerine meditasyon yapan birinin tam standard sapmasıdır.Εδώ, το -0,5 είναι η βασική απόκλιση της καμπύλης ενός διαλογιστή ο οποίος διαλογιζόταν για τη συμπόνοια.
Burada -0.5, şefkat üzerine meditasyon yapan birinin tam standard sapmasıdır.Ось, -0.5 - це стандартне відхилення у споглядальника, який медитував на співчуття.
Burada -0.5, şefkat üzerine meditasyon yapan birinin tam standard sapmasıdır.Точка минус 0,5 — это т.н. стандартное отклонение человека, занимавшегося медитацией сострадания.
Burada -0.5, şefkat üzerine meditasyon yapan birinin tam standard sapmasıdır.Тук -0.5 е стандартното отклонение на медитатор, който медитира над състраданието.
Burada -0.5, şefkat üzerine meditasyon yapan birinin tam standard sapmasıdır.כאן, המינוס 0.5 הוא סטיית תקן מלאה של המודט שעושה מדיטציה על חמלה.
Burada -0.5, şefkat üzerine meditasyon yapan birinin tam standard sapmasıdır.هنا , - 0.5 هو مقياس الإنحراف المعيارى للمتعبد الذى يتأمل فى الشفقة.
Buradan anlıyoruz ki Google şefkatli bir şirket, çünkü Google'cılar şefkatin eğlenceli olduğunu keşfettiler.Así que resulta que Google es una empresa compasiva porque los empleados ven que la compasión es diversión.
Buradan anlıyoruz ki Google şefkatli bir şirket, çünkü Google'cılar şefkatin eğlenceli olduğunu keşfettiler.Dus het blijkt dat Google een bedrijf met compassie is, omdat Googlers compassie gewoon leuk vonden.
Buradan anlıyoruz ki Google şefkatli bir şirket, çünkü Google'cılar şefkatin eğlenceli olduğunu keşfettiler.Google e o companie plină de compasiune, pentru că Googlerii au descoperit compasiunea ca fiind distractivă.
Buradan anlıyoruz ki Google şefkatli bir şirket, çünkü Google'cılar şefkatin eğlenceli olduğunu keşfettiler.Okazuje się zatem, że Google jest współczującą firmą, ponieważ pracownicy odkryli, że współczucie to zabawa.
Burada şefkat tendonları.Не достаточно бить в голову,
Bu şefkat durumuyla, koşulsuz şefkatle ilgileniyor.Are de-a face cu starea de compasiune, de compasiune necondiționată.
Bu şefkat durumuyla, koşulsuz şefkatle ilgileniyor.Az együttérzés, a feltételnélküli együttérzés állapotával foglalkozik.
Bu şefkat durumuyla, koşulsuz şefkatle ilgileniyor.Đề cập đến tâm từ, lòng yêu thương vô điều kiện.
Bu şefkat durumuyla, koşulsuz şefkatle ilgileniyor.Det handlar om tillstånd av medlindande, ovillkorligt medlidande
Bu şefkat durumuyla, koşulsuz şefkatle ilgileniyor.Es beschreibt einen Zustand des Mitgefühls, des bedingungslosen Mitgefühls.
Bu şefkat durumuyla, koşulsuz şefkatle ilgileniyor.E' stato trovato lo stato di compassione, compassione incondizionata.
Bu şefkat durumuyla, koşulsuz şefkatle ilgileniyor.Het gaat over de staat van compassie, onvoorwaardelijke compassie.
Bu şefkat durumuyla, koşulsuz şefkatle ilgileniyor.Il s'agit d'un état de compassion, d'une compassion inconditionnelle.
Bu şefkat durumuyla, koşulsuz şefkatle ilgileniyor.Ini berhubungan dengan kasih sayang, kasih sayang yang tulus.
Bu şefkat durumuyla, koşulsuz şefkatle ilgileniyor.연구는 조건없는 연민이란 상태를 다뤘습니다.
Bu şefkat durumuyla, koşulsuz şefkatle ilgileniyor.Ma do czynienia z bezwarunkowym współczuciem.
Bu şefkat durumuyla, koşulsuz şefkatle ilgileniyor.Se estudia el estado de compasión, compasión incondicional.
Bu şefkat durumuyla, koşulsuz şefkatle ilgileniyor.Siinä käsitellään ehdottoman myötätunnon tilaa.
Bu şefkat durumuyla, koşulsuz şefkatle ilgileniyor.Trata do estado de compaixão, uma compaixão incondicional.
Bu şefkat durumuyla, koşulsuz şefkatle ilgileniyor.Zaoberá sa otázkou stavu súcitu, neobmedzeného súcitu.
Bu şefkat durumuyla, koşulsuz şefkatle ilgileniyor.Μιλάει για την κατάσταση συμπόνοιας, της απόλυτης άνευ όρων συμπόνοιας.
Bu şefkat durumuyla, koşulsuz şefkatle ilgileniyor.Воно працює зі станом співчуття, безумовного співчуття.
Bu şefkat durumuyla, koşulsuz şefkatle ilgileniyor.Занимава се със състоянието на безусловно състрадание.
Bu şefkat durumuyla, koşulsuz şefkatle ilgileniyor.Объектом исследования было состояние безусловного сострадания.
Bu şefkat durumuyla, koşulsuz şefkatle ilgileniyor.זה עוסק במצב של חמלה, חמלה ללא תנאי.
Bu şefkat durumuyla, koşulsuz şefkatle ilgileniyor.إنه يتعامل مع حاله التعاطف , التعاطف غير المشروط .
Bu şefkat durumuyla, koşulsuz şefkatle ilgileniyor.何年も何年もかけて
Bu sefkatin azaldığını yanlış yönde olduğumuzu düşünmemiz için bir sebepAm putea să credem că suntem pe o pantă descendentă, că mergem în direcţia greşită.
Bu sefkatin azaldığını yanlış yönde olduğumuzu düşünmemiz için bir sebepAsí que ésa es una razón para pensar que estamos empeorando, yendo por una dirección equivocada.
Bu sefkatin azaldığını yanlış yönde olduğumuzu düşünmemiz için bir sebepDas gibt also Grund zur Annahme, dass wir zur Ablehnung neigen, uns in die falsche Richtung bewegen.
Bu sefkatin azaldığını yanlış yönde olduğumuzu düşünmemiz için bir sebepDus dit is wel een reden om te denken dat we aftakelen, de verkeerde kant op gaan.
Bu sefkatin azaldığını yanlış yönde olduğumuzu düşünmemiz için bir sebepEsta é uma razão para pensar que talvez estejamos em declínio, que estamos a ir na direção errada.
Bu sefkatin azaldığını yanlış yönde olduğumuzu düşünmemiz için bir sebep그러니까 이것이 우리가 퇴화중이라는, 잘못된 방향으로 간다고 생각할 만한 이유 가운데 하나죠.
Bu sefkatin azaldığını yanlış yönde olduğumuzu düşünmemiz için bir sebepMożna by więc przypuszczać, że upadamy, zmierzając w złym kierunku.
Bu sefkatin azaldığını yanlış yönde olduğumuzu düşünmemiz için bir sebepNên, đó là một lí do để nghĩ rằng có thể mình đang nghĩ sai hướng
Bu sefkatin azaldığını yanlış yönde olduğumuzu düşünmemiz için bir sebepPer cui questo è un motivo per considerarci catastrofisti, indirizzati nella direzione sbagliata.
Bu sefkatin azaldığını yanlış yönde olduğumuzu düşünmemiz için bir sebepVoici donc une raison de penser que nous serions sur le déclin, allant dans la mauvaise direction.
Bu sefkatin azaldığını yanlış yönde olduğumuzu düşünmemiz için bir sebepΣυνεπώς, αυτός είναι ένας λόγος για να πιστεύουμε πως μάλλον βαδίζουμε στο δρόμο της παρακμής.
Bu sefkatin azaldığını yanlış yönde olduğumuzu düşünmemiz için bir sebepВот вам и повод думать, что мы сбились с пути, идём в неправильном направлении.
Bu sefkatin azaldığını yanlış yönde olduğumuzu düşünmemiz için bir sebepМожливо, це один з приводів вважати, що ми скочуємося у прірву.
Bu sefkatin azaldığını yanlış yönde olduğumuzu düşünmemiz için bir sebepТова е една причина да се смята, че може би вървим надолу, в погрешната посока.
Bu sefkatin azaldığını yanlış yönde olduğumuzu düşünmemiz için bir sebepאז זו סיבה אחת לחשוב שאולי נתמעטו הדורות, אנו הולכים בדרך הלא נכונה.
Bu sefkatin azaldığını yanlış yönde olduğumuzu düşünmemiz için bir sebepإذاً هذا سبب واحد للتفكير أننا ربما أصبحنا منحرفون، نذهب في الإتجاه الخاطئ.
Bu sefkatin azaldığını yanlış yönde olduğumuzu düşünmemiz için bir sebep悪い方向に向かっているというものです しかし私は3 つの例を通して
"Corky, yaşlı bir adam!" Dedi şefkatle ona masaj."Corky, alter Mann!", Sagte ich und massierte ihn zärtlich.
"Corky, yaşlı bir adam!" Dedi şefkatle ona masaj."Corky, gamle mand!" Sagde jeg, masserer ham ømt.
"Corky, yaşlı bir adam!" Dedi şefkatle ona masaj."Corky, gubbe!" Sade jag, massera honom ömt.
"Corky, yaşlı bir adam!" Dedi şefkatle ona masaj."Corky, mon vieux!" J'ai dit, lui masser tendrement.
"Corky, yaşlı bir adam!" Dedi şefkatle ona masaj."Corky, ông già!" Tôi đã nói, xoa bóp nhẹ nhàng.
"Corky, yaşlı bir adam!" Dedi şefkatle ona masaj."Corky, orang tua!" Kataku, memijat dengan lembut.
"Corky, yaşlı bir adam!" Dedi şefkatle ona masaj."Corky, öreg!" Azt mondtam, masszírozó neki gyöngéden.
"Corky, yaşlı bir adam!" Dedi şefkatle ona masaj."Corky, oude man!" Zei ik en masseer hem teder.
"Corky, yaşlı bir adam!" Dedi şefkatle ona masaj."Corky, stari!" Sem rekel, mu nežno masažo.