Ana içeriğe geç
Sözlük

şefkat ile cümle

şefkat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ben o kadar şefkatli değilim.Mi-e nu-mi pasa atat de mult.
Ben o kadar şefkatli değilim.Nie należę tam.
Ben o kadar şefkatli değilim.Tôi cũng không quan tâm đến thế đâu.
Ben o kadar şefkatli değilim.Yo no soy tan caritativa.
Ben o kadar şefkatli değilim.Аз не съм толкова загрижена.
Ben o kadar şefkatli değilim.Я не такая заботливая.
Ben o kadar şefkatli değilim.אני לא כזאת אכפתית.
Ben o kadar şefkatli değilim.أنا لست بمثل هذا التفاني.
Ben o kadar şefkatli değilim.(笑)
Bilimsel olmayan bir bağlamda konuşuyorum. Sevgi ve şefkat bağlamında.Sem recorrer a termos científicos, mas em termos de amor e compaixão.
Bilimsel olmayan bir bağlamda konuşuyorum. Sevgi ve şefkat bağlamında.Tratăm problema într-o manieră ne-științifică, ci din punctul de vedere al iubirii și al compasiunii.
Birazcık şefkate ihtiyacım vardı.Aveam nevoie de puţină tandreţe.
Birazcık şefkate ihtiyacım vardı. Belki de kendimden geçtim. Düşünmedim.Necesitaba un poco de ternura, y vale, quizá me embalé un poco.
Birazcık şefkate ihtiyacım vardı.Ik had een beetje tederheid nodig.
Birazcık şefkate ihtiyacım vardı.Potřebovala jsem trochu něhy.
Birazcık şefkate ihtiyacım vardı.Valakire, aki gyengédséget és melegséget ad.
Birazcık şefkate ihtiyacım vardı.Λίγη τρυφερότητα.
Birazcık şefkate ihtiyacım vardı.Нуждаех се от малко нежност.
Bir rüya gördüm; Hissizliğimizden kurtulmuştuk, kalplerimiz ayıktı, ... şefkat hakimdi bütün hareketlerimize.חלמתי שאני מתעוררת בעולם בו אנו משליכים את האטימות שלנו.
Bizleri bir insan topluluğu haline getiren sempati bağları ve şefkat bağlarıdır.우리를 함께 모아 하나의 인류 공동체가 되도록 하는 보이지않는 공감의 끈과 결속력입니다.
Bizleri bir insan topluluğu haline getiren sempati bağları ve şefkat bağlarıdır.láthatatlan kapcsai és kötődései, amely összetart bennünket, hogy egy emberi közösséggé váljunk.
Bizleri bir insan topluluğu haline getiren sempati bağları ve şefkat bağlarıdır.legami di simpatia che ci spingono a formare una comunità.
Bizleri bir insan topluluğu haline getiren sempati bağları ve şefkat bağlarıdır.של סימפתיה אשר מקרבים אותנו זה לזה ליצירת קהילה אנושית.
Bizleri bir insan topluluğu haline getiren sempati bağları ve şefkat bağlarıdır.وأواصر التعاطف التي تجمعنا لنصبح المجتمع الإنساني.
Bizleri bir insan topluluğu haline getiren sempati bağları ve şefkat bağlarıdır.人間の共同体を形成させるもの これらの写真が映し出すのは
Biz seni rahmet, yani insanlığa şefkat kaynağı olma amacı dışında göndermedik."Jezusa Chrystusa, a kończąc na Mahomecie.
Biz seni rahmet, yani insanlığa şefkat kaynağı olma amacı dışında göndermedik."예수그리스도까지 이어지는 예언자그룹의 마지막 인물이죠
Biz seni rahmet, yani insanlığa şefkat kaynağı olma amacı dışında göndermedik.""maar als raham, als een bron van medeleven voor de mensheid."
Biz seni rahmet, yani insanlığa şefkat kaynağı olma amacı dışında göndermedik.""My sme ťa neposlali, ó Mohamed, ako nič iné ako raham, nič iné ako zdroj súcitu pre ľudstvo."
Biz seni rahmet, yani insanlığa şefkat kaynağı olma amacı dışında göndermedik.""No te enviamos, oh, Mahoma, excepto como raham, como fuente de compasión para la Humanidad".
Biz seni rahmet, yani insanlığa şefkat kaynağı olma amacı dışında göndermedik.""Nous ne t'avons envoyé, ô Mahomet, que comme un Rahman, comme source de compassion pour l'humanité."
Biz seni rahmet, yani insanlığa şefkat kaynağı olma amacı dışında göndermedik.""Só te enviámos, Maomé, como um "raham", uma fonte de compaixão para a humanidade".
Biz seni rahmet, yani insanlığa şefkat kaynağı olma amacı dışında göndermedik.""Мы послали тебя, о Мухаммад, только как милость для миров, только как источник сострадания для человечества".
Biz seni rahmet, yani insanlığa şefkat kaynağı olma amacı dışında göndermedik."ישו הנוצרי וסופה במוחמד,
Biz seni rahmet, yani insanlığa şefkat kaynağı olma amacı dışında göndermedik."وعيسى و انتهاءاً بمحمد
Biz seni rahmet, yani insanlığa şefkat kaynağı olma amacı dışında göndermedik."「われは只万有への慈悲として,
Böylece şefkatin iş ortamında neye benzediğini düşünmeye başladım.Alors, j'ai commencé à faire attention à ce qui ressemble à de la compassion dans un milieu d'affaires.
Böylece şefkatin iş ortamında neye benzediğini düşünmeye başladım.Also fing ich an, meine Aufmerksamkeit darauf zu richten, wie Mitgefühl in einem Geschäftsumfeld aussieht.
Böylece şefkatin iş ortamında neye benzediğini düşünmeye başladım.Así que empecé a prestar atención al aspecto de la compasión en un entorno de negocios.
Böylece şefkatin iş ortamında neye benzediğini düşünmeye başladım.Deci, am început să fiu atent la cum arată compasiunea într-un cadru de afaceri.
Böylece şefkatin iş ortamında neye benzediğini düşünmeye başladım.Dus begon ik te letten op hoe compassie er uitziet in een zakelijke omgeving.
Böylece şefkatin iş ortamında neye benzediğini düşünmeye başladım.Így kezdtem el a figyelmemet afelé fordítani, vajon hogyan néz ki az együttérzés egy üzleti környezetben.
Böylece şefkatin iş ortamında neye benzediğini düşünmeye başladım.Jadi, saya mulai memperhatikan bagaimanakah belas kasih dalam bisnis.
Böylece şefkatin iş ortamında neye benzediğini düşünmeye başladım.그래서 저는 비지니스 환경에서 동정심이 과연 어떤 모습인지 관심을 가지기 시작했습니다.
Böylece şefkatin iş ortamında neye benzediğini düşünmeye başladım.Por isso, comecei a prestar atenção à forma que a compaixão pode tomar num ambiente de negócios.
Böylece şefkatin iş ortamında neye benzediğini düşünmeye başladım.Tak jsem se začal zajímat o to, jak soucit vypadá v byznysovém prostředí.
Böylece şefkatin iş ortamında neye benzediğini düşünmeye başladım.Vì thế, tôi bất đầu để ý xem lòng trắc ẩn sẽ hiện diện như thế nào trong doanh nghiệp.
Böylece şefkatin iş ortamında neye benzediğini düşünmeye başladım.Zacząłem zwracać uwagę na to jak współczucie wygląda w biznesie.
Böylece şefkatin iş ortamında neye benzediğini düşünmeye başladım.Έτσι άρχισα να κοιτάζω προσεκτικά με τι μοιάζει η συμπόνια σε ένα εργασιακό περιβάλλον.
Böylece şefkatin iş ortamında neye benzediğini düşünmeye başladım.Отож, я почав звертати увагу на те, як виглядає співчуття у бізнесовому середовищі.
Böylece şefkatin iş ortamında neye benzediğini düşünmeye başladım.Така че, аз започнах да обръщам внимание на това, как изглежда състраданието в бизнес среда.
Böylece şefkatin iş ortamında neye benzediğini düşünmeye başladım.Так, я начал уделять внимание тому, как сопереживание работает в контексте бизнеса.
Böylece şefkatin iş ortamında neye benzediğini düşünmeye başladım.אז התחלתי לשים לב כיצד חמלה ניראת בסביבה עיסקית.
Böylece şefkatin iş ortamında neye benzediğini düşünmeye başladım.لذلك، بدأت أنتبه للكيفية التي تبدو بها الشفقة في محيط الأعمال.
Böylece şefkatin iş ortamında neye benzediğini düşünmeye başladım.思いやりについて注目し始めました 幸いにも私は先のことを考える必要がありませんでした
Bu ayrıca işyerinde şefkat için gerekli koşulları oluşturur.A to także tworzy warunki powstania współczucia w miejscu pracy.
Bu ayrıca işyerinde şefkat için gerekli koşulları oluşturur.Dan juga menciptakan kondisi-kondisi untuk belas kasih di tempat kerja.
Bu ayrıca işyerinde şefkat için gerekli koşulları oluşturur.Dies wiederum schafft die Voraussetzungen für Mitgefühl am Arbeitsplatz.
Bu ayrıca işyerinde şefkat için gerekli koşulları oluşturur.Dit schept tevens de voorwaarden voor compassie op de werkplek.
Bu ayrıca işyerinde şefkat için gerekli koşulları oluşturur.E crea anche le condizioni per la compassione sul posto di lavoro.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod