Ana içeriğe geç
Sözlük

şefkat ile cümle

şefkat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
"Başkalarının mutlu olmasını istiyorsanız şefkatli olun."Wenn du willst, dass andere glücklich sind, übe dich in Mitgefühl.
"Başkalarının mutlu olmasını istiyorsanız şefkatli olun.שאמר, "אם אתה רוצה שאחרים יהיו מאושרים, התאמן בחמלה.
"Başkalarının mutlu olmasını istiyorsanız şefkatli olun.الذي قال " إذا كنت تريد أن يكون الآخرين سعداء، مارس التعاطف و التراحم.
"Başkalarının mutlu olmasını istiyorsanız şefkatli olun."思いやりを実践しなさい" "自分が幸せになりたいなら"
Batı dehası ve teknolojisi için olağanüstü reklamlar olduğunu düşünmüyor musunuz? Şefkat bize yakışmaz mı?¿Es que la compasión no se ve bien en nosotros?
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Às vezes, é claro, ser compassivo pode produzir sentimentos dentro de nós que são muito difíceis de controlar.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.A veces, evidentemente, el ser compasivo puede generarnos emociones difíciles de controlar.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Đôi lúc, tất nhiên, lòng nhân ái có thể tạo ra cảm xúc rất khó điều khiển bên trong chúng ta.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Ibland kan empati såklart framkalla känslor inom oss som är svåra att kontrollera.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.물론 가끔은 이러한 자애로움이 우리 안에 절제하기 힘든 감정을 만들어내기도 합니다.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Manchmal, das ist klar, kann dieses Mitgefühl andere Gefühle in uns wecken, die schwer zu bändigen sind.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Oczywiście, czasem miłosierdzie wywołuje uczucia trudne do opanowania.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Soms kan compassievol zijn weleens gevoelens in ons losmaken die heel moeilijk onder controle te houden zijn.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Звичайно, інколи співпереживання може викликати в нас почуття, які дуже важко контролювати.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Конечно иногда сострадание приносит чувства, которые очень сложно контролировать.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Понякога, разбира се, състрадателността може да предизвика у нас чувства, много трудни за контролиране.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.לפעמים, כמובן, כשמגלים חמלה עלולים להיווצר בתוכינו רגשות שקשה מאוד לשלוט בהן.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.احيانا ان تكون رحيما لدرجة كبيرة قد يولد مشاعرا يصعب التحكم بها
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.自分がコントロールしづらい感情が湧いてくることがあります 私もこれまで葬儀を執り行った際
Bazıları şefkatle harekete geçiyor, belki bunun insanlığın temel davranışlarından biri olduğunu düşünüyor.Algumas são motivadas pela compaixão, sentem que é porventura um dos traços fundamentais da humanidade.
Bazıları şefkatle harekete geçiyor, belki bunun insanlığın temel davranışlarından biri olduğunu düşünüyor.Algunos se mueven por compasión, sienten que quizás es uno de los actos fundamentales de la humanidad.
Bazıları şefkatle harekete geçiyor, belki bunun insanlığın temel davranışlarından biri olduğunu düşünüyor.어떤 사람은 동정심에 이끌려 배고픈 사람을 걱정하는 것은 인간성의 근본적인 행동이라고 생각합니다.
Bazıları şefkatle harekete geçiyor, belki bunun insanlığın temel davranışlarından biri olduğunu düşünüyor.Một số người được thúc đẩy bởi lòng trắc ẩn, một cảm xúc mà có lẽ là những hành động cơ bản của lòng nhân đạo.
Bazıları şefkatle harekete geçiyor, belki bunun insanlığın temel davranışlarından biri olduğunu düşünüyor.Néhányukat a részvét hajtja, talán úgy érzik, ez az emberiesség egy alapvető cselekedete.
Bazıları şefkatle harekete geçiyor, belki bunun insanlığın temel davranışlarından biri olduğunu düşünüyor.Někoho v jeho jednání vede soucit, pocit, který je pravděpodobně jedním ze základních znaků lidskosti.
Bazıları şefkatle harekete geçiyor, belki bunun insanlığın temel davranışlarından biri olduğunu düşünüyor.Niektórzy kierują się współczuciem, które prawdopodobnie jest jednym z podstawowych odruchów człowieczeństwa.
Bazıları şefkatle harekete geçiyor, belki bunun insanlığın temel davranışlarından biri olduğunu düşünüyor.Sebagian didorong cinta kasih, merasa bahwa membantu itu mungkin salah satu perbuatan dasar sebagai manusia.
Bazıları şefkatle harekete geçiyor, belki bunun insanlığın temel davranışlarından biri olduğunu düşünüyor.Unii sunt conduşi de compasiune, simt că poate, este unul dintre acţiunile fundamentale ale umanităţii.
Bazıları şefkatle harekete geçiyor, belki bunun insanlığın temel davranışlarından biri olduğunu düşünüyor.Vissa är drivna av medlidande känner att det kanske är en av de fundamentala handlingar av mänsklighet.
Bazıları şefkatle harekete geçiyor, belki bunun insanlığın temel davranışlarından biri olduğunu düşünüyor.Κάποιοι κινούνται από συμπόνοια, ίσως να είναι μία από τις βασικές πράξεις ανθρωπιάς.
Bazıları şefkatle harekete geçiyor, belki bunun insanlığın temel davranışlarından biri olduğunu düşünüyor.Некоторыми движет сострадание, и кажется, что это одно из основных проявлений гуманности.
Bazıları şefkatle harekete geçiyor, belki bunun insanlığın temel davranışlarından biri olduğunu düşünüyor.Някои се водят от състрадание, сигурно чувстват, че това е един от основните актове на човечност.
Bazıları şefkatle harekete geçiyor, belki bunun insanlığın temel davranışlarından biri olduğunu düşünüyor.אחדים נדחפים ע"י חמלה רגש שהוא אולי אחד מהפעולות היסודיות של אנושיות
Bazıları şefkatle harekete geçiyor, belki bunun insanlığın temel davranışlarından biri olduğunu düşünüyor.البعض يقوده التعاطف والتراحم، وهو أحد المشاعر التي كانت إحدى أسس الأفعال البشرية المهمة.
Bazıları şefkatle harekete geçiyor, belki bunun insanlığın temel davranışlarından biri olduğunu düşünüyor.人道的行為が必要と 感じる人もいます ガンジーも言っています
Bence insanların sahip oldukları şeyler içinde en önemlisi bu şefkat duygusu.Cred că cel mai important lucru pe care oamenii îl au este compasiunea.
Bence insanların sahip oldukları şeyler içinde en önemlisi bu şefkat duygusu.Creo que es lo más importante que la gente tiene, la compasión.
Bence insanların sahip oldukları şeyler içinde en önemlisi bu şefkat duygusu.Ich glaube, dass das wichtigste, was Menschen haben, Mitgefuehl ist.
Bence insanların sahip oldukları şeyler içinde en önemlisi bu şefkat duygusu.Ik denk dat het belangrijkste dat mensen hebben medeleven is.
Bence insanların sahip oldukları şeyler içinde en önemlisi bu şefkat duygusu.Je crois que la plus précieuse qualité que les gens possèdent est la compassion.
Bence insanların sahip oldukları şeyler içinde en önemlisi bu şefkat duygusu.저는 사람들이 가지고 있는 가장 중요한 것이 연민이라고 생각합니다.
Bence insanların sahip oldukları şeyler içinde en önemlisi bu şefkat duygusu.Minusta ihmisille kaikkein tärkeintä on myötätunto.
Bence insanların sahip oldukları şeyler içinde en önemlisi bu şefkat duygusu.Myslím si, že najdôležitejšia vec, ktorú ľudia majú, je súcit.
Bence insanların sahip oldukları şeyler içinde en önemlisi bu şefkat duygusu.Myslím si, že to je nejdůležitější věc, kterou lidé mají, soucit.
Bence insanların sahip oldukları şeyler içinde en önemlisi bu şefkat duygusu.Saya pikir hal penting yang dimiliki manusia, adalah rasa kasih.
Bence insanların sahip oldukları şeyler içinde en önemlisi bu şefkat duygusu.Tôi nghĩ điều quan trọng nhất mọi người có là lòng trắc ẩn.
Bence insanların sahip oldukları şeyler içinde en önemlisi bu şefkat duygusu.Úgy gondolom, hogy a legfontosabb amivel az emberek rendelkeznek, az az együttérzés képessége.
Bence insanların sahip oldukları şeyler içinde en önemlisi bu şefkat duygusu.Współczucie to jedno z ważniejszych uczuć. Współczucie to jedno z ważniejszych uczuć.
Bence insanların sahip oldukları şeyler içinde en önemlisi bu şefkat duygusu.Мисля че най-важното, което хората имат е съчувствието.
Bence insanların sahip oldukları şeyler içinde en önemlisi bu şefkat duygusu.Мне кажется, что наиболее важной вещью, которая есть у людей, является сочувствие.
Bence insanların sahip oldukları şeyler içinde en önemlisi bu şefkat duygusu.לדעתי הדבר הכי חשוב שיש לאדם הוא החמלה.
Bence insanların sahip oldukları şeyler içinde en önemlisi bu şefkat duygusu.وانا اعتقد ان اهم شيء يمكن ان ينفعنا اليوم هو التعاطف
Bence insanların sahip oldukları şeyler içinde en önemlisi bu şefkat duygusu.こういったイメージを持ち それを表現することが大切です
Bence insanların sahip oldukları şeyler içinde en önemlisi bu şefkat duygusu.我覺得人類擁有最重要嘅嘢 就係同情
Ben o kadar şefkatli değilim.Ich bin nicht so sozial.
Ben o kadar şefkatli değilim.Ik ben niet zo'n zorgzaam type.
Ben o kadar şefkatli değilim.Io sono un po' più egoista.
Ben o kadar şefkatli değilim.Já nejsem tak pečující.
Ben o kadar şefkatli değilim.Je ne suis pas si généreuse.
Ben o kadar şefkatli değilim.저 같으면 그렇게 못할거에요
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod