Şayet buna aynı şeyi yapar ve sürekli parçalarsan altın atomunu elde edersin.Udělejte to samé tady a dostanete se k atomu zlata.
Şayet buna aynı şeyi yapar ve sürekli parçalarsan altın atomunu elde edersin.Với vàng cũng vậy Dần dần bạn sẽ tới nguyên tử vàng
Şayet buna aynı şeyi yapar ve sürekli parçalarsan altın atomunu elde edersin.Wenn man das hier mit dem macht, bekommt man letzlich ein Goldatom. Schließlich erhalten Sie eine Goldtom.
Şayet buna aynı şeyi yapar ve sürekli parçalarsan altın atomunu elde edersin.Κάνοντας το ίδιο εδώ, τελικά θα φτάναμε στο άτομο του χρυσού.
Şayet buna aynı şeyi yapar ve sürekli parçalarsan altın atomunu elde edersin.Сделайте то же самое с золотом, и вы получите атом золота.
Şayet buna aynı şeyi yapar ve sürekli parçalarsan altın atomunu elde edersin.Якщо зробите те саме тут, можливо, ви отримаєте атом золота.
Şayet buna aynı şeyi yapar ve sürekli parçalarsan altın atomunu elde edersin.ואותו הדבר כאן, לבסוף תקבלו אטום של זהב
Şayet buna aynı şeyi yapar ve sürekli parçalarsan altın atomunu elde edersin.كرر نفس الشيء هنا و ستحصل في النهاية علي ذرة ذهب
Şayet buna aynı şeyi yapar ve sürekli parçalarsan altın atomunu elde edersin.最後には金の元素が得られます. ここでも最後には
Şayet Chun-hon'un Kutsal Taşını ele geçirirsem, artık hiç kurban olmayacak.Als ik de Heilige Steen van Chun-hon's te pakken kan krijgen, dan zaullen er geen slachtoffers meer vallen.
Şayet Chun-hon'un Kutsal Taşını ele geçirirsem, artık hiç kurban olmayacak.Dacă aş putea doar să posed puterea Pietrei Sacre a lui Chun-hon, nu ar mai fi victime.
Şayet Chun-hon'un Kutsal Taşını ele geçirirsem, artık hiç kurban olmayacak.Jeżeli tylko dostanę "Święty Kamień" Chun-hona, nie będzie już więcej ofiar.
Şayet Chun-hon'un Kutsal Taşını ele geçirirsem, artık hiç kurban olmayacak.Jika aku berhasil merebut Batu Suci Chun-hon... ...takkan ada korban lagi yang jatuh.
Şayet Chun-hon'un Kutsal Taşını ele geçirirsem, artık hiç kurban olmayacak.Kdybych mohl opět získat Svatý kámen Chun-hon, nebylo by dalších obětí.
Şayet Chun-hon'un Kutsal Taşını ele geçirirsem, artık hiç kurban olmayacak.Nếu ta có thể lấy được Đá thiêng của Chu-hon. sẽ không có thêm nạn nhân phải chết.
Şayet Chun-hon'un Kutsal Taşını ele geçirirsem, artık hiç kurban olmayacak.Si seulement j'avais la pierre sacrée, il n'y aurait plus de victimes.
Şayet Chun-hon'un Kutsal Taşını ele geçirirsem, artık hiç kurban olmayacak.Si sólo pudiera poseer por unos instantes la Piedra Sagrada de Chun-hon, no habría más víctimas.
Şayet Chun-hon'un Kutsal Taşını ele geçirirsem, artık hiç kurban olmayacak.Takoj, ko bom dobil Chun-honov Sveti kamen, ne bo nobene žrtve več.
Şayet Chun-hon'un Kutsal Taşını ele geçirirsem, artık hiç kurban olmayacak.Само ако можех да се добера до "Светия камък" на Чун-Хон, няма да има повече жертви.
Şayet Chun-hon'un Kutsal Taşını ele geçirirsem, artık hiç kurban olmayacak.אם אוכל להניח את ידי על ,אבן החן הקדושה של צ'ון-הול .לא יהיו יותר קורבנות
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.Ak si deti dopestujú kel, jedia kel.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.Copiii cultivă varză creață, copiii mănâncă varză creață.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.Dzieci, które hodują jarmuż, będą go też jadły.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer. (Gülüşmeler)אם ילדים מגדלים כרוב, ילדים אוכלים כרוב.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.Ha a gyerekek káposztát ültetnek, akkor káposztát fognak enni.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.Jika anak-anak menanam kale, mereka akan memakan kale.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.Kinderen die boerenkool verbouwen, eten ook boerenkool.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.스스로 케일을 기르면, 아이들은 케일을 먹습니다.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.Nếu bọn trẻ trồng cải xoăn, chúng sẽ ăn cải xoăn.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.Om ungar odlar grönkål, så äter ungar grönkål.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.Pokud si děti vypěstují kapustu, budou jíst kapustu.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.Se as crianças plantarem couves, comem couves.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.Se i bambini coltivano i cavoli verdi, i bambini mangiano i cavoli verdi.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.Si les gamins font pousser du chou, les gamins mangent du chou.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.Si los chicos cultivan col, los chicos comerán col.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.Wenn Kinder Kohl züchten, essen Kinder Kohl.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.Αν ένα παιδί καλλιεργήσει λάχανο, θα φάει λάχανο.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.Ако децата отглеждат къдраво зеле, ядат къдраво зеле.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.Дети выращивающие капусту, едят капусту.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.إن يزرع الأطفال الكرنب، يأكلوا الكرنب.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.如果啲細路種甘藍菜 咁佢哋就食甘藍菜
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.(笑)
Şayet domates yetiştirirlerse, domates yerler.Ak si vypestujú paradajky, jedia paradajky.
Şayet domates yetiştirirlerse, domates yerler. (Alkışlar)Om de odlar tomater, så äter de tomater (Applåder)
Şayet domates yetiştirirlerse, domates yerler. (Alkışlar)Ако отглеждат домати, ядат домати ( Аплодисменти)
Şayet domates yetiştirirlerse, domates yerler. (Alkışlar)でも もし こうした食べ物が 子供たちに提供されず
Şayet domates yetiştirirlerse, domates yerler. (Alkışlar)如果佢哋種番茄 咁佢哋就食番茄(掌聲)
Şayet domates yetiştirirlerse, domates yerler.Cultivă roșii, mănâncă roșii.
Şayet domates yetiştirirlerse, domates yerler.Ha paradicsomot ültetnek, paradicsomot fognak enni.
Şayet domates yetiştirirlerse, domates yerler.Jeśli wyhodują pomidory, to je będą jadły.
Şayet domates yetiştirirlerse, domates yerler.Jika mereka menanam tomat, mereka akan memakan tomat.
Şayet domates yetiştirirlerse, domates yerler.Když vypěstují rajčata, budou jíst rajčata.
Şayet domates yetiştirirlerse, domates yerler.토마토를 키우면, 아이들은 토마토도 먹지요.
Şayet domates yetiştirirlerse, domates yerler.Nếu chúng trồng cà chua, chúng sẽ ăn cà chua.
Şayet domates yetiştirirlerse, domates yerler.Se crescono pomodori, mangiano i pomodori.
Şayet domates yetiştirirlerse, domates yerler.Se plantarem tomates, comem tomates.
Şayet domates yetiştirirlerse, domates yerler.Si cultivan tomates, comerán tomates.
Şayet domates yetiştirirlerse, domates yerler.Si ils font pousser des tomates, ils mangent des tomates.
Şayet domates yetiştirirlerse, domates yerler.Wenn sie Tomaten züchten, essen sie Tomaten.
Şayet domates yetiştirirlerse, domates yerler.Wie tomaten verbouwt, eet ook tomaten.