Ana içeriğe geç
Sözlük

şayet ile cümle

şayet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Darwin sa, "Jag har aldrig varit en ateist i den meningen att förneka existensen av en gud.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Darwin zei, "Ik ben nooit een atheïst geweest in de zin dat ik het bestaan van een god ontken.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Darwin zei, "Ik ben nooit een atheïst geweest in de zin dat ik het onstaan van God ontken.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""En ole koskaan ollut ateisti siinä mielessä että kieltäisin Jumalan olemassaolon.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""Eu nunca fui um ateu no sentido de negar a existência de Deus.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""Io non sono mai stato un ateo, nel senso di negare l'esistenza di un Dio.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Kata Darwin, "Saya tak pernah menjadi ateis dalam arti menyangkal eksistensi Tuhan.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""Nikoli nisem bil ateist v smislu zanikanja obstoja boga.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Ο Δαρβίνος είπε, "Δεν ήμουν ποτέ άθεος με την έννοια της άρνησης ύπαρξης του Θεού.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Дарвин е казал, "Аз никога не съм бил атеист в смисъл да отричам съществуването на един бог.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""Я никогда не был атеистом в смысле отрицания самого существования Бога.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""Я ніколи не був атеїстом в якості заперечення існування Бога.
Fakat şimdi son bir konu. Şayet durum böyleyse, bayanlar ve baylar -ki böyle-Průmysl toto chápe, vlády ne.
Halk oraya gider ve ödememekle tehdit eder Sayet "Mali ucurum" a toslarsak ne olur?la gente si reca li e fa minacce di inadempienza cosa succedera' se varcheremo l'orlo del precipizio fiscale?
Kendimi hep "Sayet..." diye dusunurken bulurumIch denke oft "Was wäre wenn?"
Kendimi hep "Sayet..." diye dusunurken bulurumTôi thường nghĩ "Điều gì xảy ra nếu"
Kendimi hep "Sayet..." diye dusunurken bulurumΣυχνά αναρωτιέμαι "τι θα γινόταν αν";
Kendimi hep "Sayet..." diye dusunurken bulurumكثيرا ما أجد نفسي التفكير، "ماذا لو؟"
Niyetim posteri açıklayan edebi bir yöne sahip olmak, şayet bunu yapmazsanız.Es ist meine Absicht das Poster literarisch zu begleiten, sollten Sie es noch nicht verstanden haben.
Niyetim posteri açıklayan edebi bir yöne sahip olmak, şayet bunu yapmazsanız.Ik ben van plan een briefje met uitleg over de poster bij te voegen, voor het geval jullie het niet snappen.
Niyetim posteri açıklayan edebi bir yöne sahip olmak, şayet bunu yapmazsanız.Il mio intento è di avere un accompagnamento letterario che spieghi il poster, in caso non lo capiate.
Niyetim posteri açıklayan edebi bir yöne sahip olmak, şayet bunu yapmazsanız.Intenția e de-a avea un acompaniament literar care să explice posterul, în caz că nu te prinzi.
Niyetim posteri açıklayan edebi bir yöne sahip olmak, şayet bunu yapmazsanız.저의 의도는 포스터를 설명하는 문구를 집어넣는 것인데, 이는 보는 사람이 이해하지 못할 경우를 대비하기 위한 것이죠.
Niyetim posteri açıklayan edebi bir yöne sahip olmak, şayet bunu yapmazsanız.Mi intención es que haya un acompañamiento literario que explica el cartel, en caso de que no lo entiendas.
Niyetim posteri açıklayan edebi bir yöne sahip olmak, şayet bunu yapmazsanız.Moim celem jest posiadać pisemnego odniesienia, które wyjaśnia plakat, w razie gdybyście go nie zrozumieli.
Niyetim posteri açıklayan edebi bir yöne sahip olmak, şayet bunu yapmazsanız.Намерението ми е да имам литературен съпровод, който обяснява плаката, в случай че не схващате.
Niyetim posteri açıklayan edebi bir yöne sahip olmak, şayet bunu yapmazsanız.המטרה שלי היא שתהיה תוספת מילולית שמסבירה את הפוסטר, אם לא הבנתם את זה.
Niyetim posteri açıklayan edebi bir yöne sahip olmak, şayet bunu yapmazsanız.وكانت نيتي ان اجد بصورة ما شيء يشرح البوستر بصورة خفية في حال لم يستطع القارىء فهمه مباشرة
Niyetim posteri açıklayan edebi bir yöne sahip olmak, şayet bunu yapmazsanız.みなさんが分からないといけないので (笑)
Şayet Afrika'da yepyeni bir hizmet sunmak niyetindeyseniz, hemen cep telefonu ile başlayabilirsiniz.Dacă vrei să creezi de la zero aproape orice serviciu în Africa, ar trebui să începi cu telefonul mobil.
Şayet Afrika'da yepyeni bir hizmet sunmak niyetindeyseniz, hemen cep telefonu ile başlayabilirsiniz.Ha bármilyen szolgáltatást akarunk létrehozni Afrikában, egy mobil telefonnal kell kezdeni.
Şayet Afrika'da yepyeni bir hizmet sunmak niyetindeyseniz, hemen cep telefonu ile başlayabilirsiniz.Jeśli chcecie zacząć od zera świadczyć tu jakieś usługi, to zaczniecie od komórek.
Şayet Afrika'da yepyeni bir hizmet sunmak niyetindeyseniz, hemen cep telefonu ile başlayabilirsiniz.만약 아프리카에서 아무것도 없이 무언가 공공서비스업을 시작하려 한다면 바로 휴대폰으로 시작해야 합니다.
Şayet Afrika'da yepyeni bir hizmet sunmak niyetindeyseniz, hemen cep telefonu ile başlayabilirsiniz.Pokud chcete navrhnout od počátku téměř jakoukoliv službu v Africe začnete u mobilního telefonu.
Şayet Afrika'da yepyeni bir hizmet sunmak niyetindeyseniz, hemen cep telefonu ile başlayabilirsiniz.Se quisermos planear do zero, praticamente qualquer serviço em África começaríamos com o telemóvel.
Şayet Afrika'da yepyeni bir hizmet sunmak niyetindeyseniz, hemen cep telefonu ile başlayabilirsiniz.Se vuoi ideare dal nulla qualsiasi servizio in Africa, oggi cominceresti da un cellulare.
Şayet Afrika'da yepyeni bir hizmet sunmak niyetindeyseniz, hemen cep telefonu ile başlayabilirsiniz.Ако искате да проектирате от основи виртуално всяка услуга в Африка, сега бихте започнали от мобилния телефон.
Şayet Afrika'da yepyeni bir hizmet sunmak niyetindeyseniz, hemen cep telefonu ile başlayabilirsiniz.אם אתם רוצים לתכנן מחדש כמעט כל שירות באפריקה, תבנו על הטלפון הנייד.
Şayet Afrika'da yepyeni bir hizmet sunmak niyetindeyseniz, hemen cep telefonu ile başlayabilirsiniz.اذا اردت ان تبدأ من الصفر في اي خدمة تريد ان تطرحها في افريقيا فعليك ان تبدا من الهواتف المحمولة
Şayet Afrika'da yepyeni bir hizmet sunmak niyetindeyseniz, hemen cep telefonu ile başlayabilirsiniz.何か公共事業をやるなら 携帯電話から始めることになります また こんな地域もあります
"şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""Ich war nie ein Atheist im dem Sinne, dass ich die Existenz eines Gottes bestreite.
"şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."부정한다는 의미에서 무신론자였던 적은 없다.
"şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""Nigdy nie byłem ateistą w znaczeniu: kimś, kto zaprzecza istnieniu boga.
"şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Nikdy som nebol ateista v tom zmysle, že by som popieral existenciu Boha.
"şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""Nunca he sido un ateo en el mismo sentido de negar la existencia de Dios,
"şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa." "Sanıyorum 'bilinemezci', benim hâlimiבמובן של התכחשות לקיומו של אלוהים.
"şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""Sosem voltam ateista, abban az értelemben, hogy tagadom egy Isten létezését.
"şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""במובן של התכחשות לקיומו של אלוהים.
"şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."باعتبار انكار وجود الله.
"şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."『不可知論』という言葉がおおむね
Şayet buna aynı şeyi yapar ve sürekli parçalarsan altın atomunu elde edersin.Faites la même chose ici, vous finiriez par avoir un atome d'or.
Şayet buna aynı şeyi yapar ve sürekli parçalarsan altın atomunu elde edersin.Fate la stessa cosa da questa parte, e alla fine arrivereste ad un atomo di oro
Şayet buna aynı şeyi yapar ve sürekli parçalarsan altın atomunu elde edersin.Gör samma sak här, tillslut får du en guldatom.
Şayet buna aynı şeyi yapar ve sürekli parçalarsan altın atomunu elde edersin.Hvis vi gør det samme for guld, vil vi til sidst have et enkelt guld-atom.
Şayet buna aynı şeyi yapar ve sürekli parçalarsan altın atomunu elde edersin.여기에도 같은 방법을 적용해보죠. 결국에는 금 원소를 얻게 됩니다.
Şayet buna aynı şeyi yapar ve sürekli parçalarsan altın atomunu elde edersin.Lakukan hal yang sama di sini, akhirnya Anda akan sampai ke atom emas.
Şayet buna aynı şeyi yapar ve sürekli parçalarsan altın atomunu elde edersin.Met goud zou je eindigen met één goudatoom
Şayet buna aynı şeyi yapar ve sürekli parçalarsan altın atomunu elde edersin.Robiąc to samo tutaj, w końcu dotarlibyśmy do atomu złota.
Şayet buna aynı şeyi yapar ve sürekli parçalarsan altın atomunu elde edersin.Se fizessemos o mesmo aqui, chegaríamos a um átomo de ouro.
Şayet buna aynı şeyi yapar ve sürekli parçalarsan altın atomunu elde edersin.Si hicieras lo mismo aquí, acabarías con un átomo de oro.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod