Şayet bilmiyorsanız, bunu bilenlere sorunuz. [12,109]If you do not know, then ask the keepers of the oracles of God.
Şayet orada hiçbir kimse bulamazsanız size izin verilmeden oraya girmeyiniz!If you find that no one is in, then do not enter unless you have received permission.
Şayet Allah'ı çok zikreden, ibadetli kimselerden olmasaydı, tâ mahşere kadar onun karnında kalırdı.Had he not been one of those who struggled hard,
Şayet şeytan, onları çılgınca yanan ateşin azabına çağırmışsa da mı (buna uyacaklar)?What? Even though Satan were calling them to the chastisement of the burning?
Şayet içinizde bulunsalardı, pek azı müstesna, savaşmayacaklardı.If they were among you, they would fight but little.
Şayet onlar, şehadet edecek olurlarsa sen onlarla birlikte şehadet etme.Then even if they testify, testify thou not with them.
Şayet bilirseniz, alacağınızı bağışlamanız sizin için daha da hayırlıdır.But if ye forego, it were better for you if ye knew.
Şayet siz onlara seslenirseniz çağrınızı işitemezler.If ye call Unto them, they hear not your calling, and even if they heard, they could not answer you.
Şayet açık bir edepsizlik yaparlarsa başka.And live with them honourably.
Şayet (yavru) ölü doğarsa, o zaman (kadın erkek) hepsi onda ortaktır."He will punish them for their attribution (of such false orders to Allah).
Şayet Allah dileseydi sizi zora koşardı.And if Allah had wished, He could have put you into difficulties.
Şayet hükmedersen, aralarında adaletle hükmet!And if you judge, judge with justice between them.
Şayet doğru yolu bulursam, bu da Rabbimin bana vahyetmesi sayesindedir.But if I remain guided, it is because of the Inspiration of my Lord to me.
Şayet o, birçok işte size uysaydı, sıkıntıya düşerdiniz.Had he obeyed you in many things, you would have suffered hardship.
Şayet Allah sana bir zarar dokunduracak olursa, O'ndan başka bunu giderecek yoktur.If God touches you with adversity, none can remove it except He.
Şayet sizler için (çocuğu) emzirirlerse, onlara ücretlerini ödeyin.And if they nurse your infant, give them their payment.
Şayet birbirinize güvenirseniz, güvenilen kimse borcunu ödesin.But if you trust one another, let the trustee fulfill his trust, and let him fear God, his Lord.
Şayet sen, sana indirdiğimizden kuşkulanmakta isen, senden önce kitabı okuyanlara sor.If you are in doubt about what We revealed to you, ask those who read the Scripture before you.
Şayet sen kaba, katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz, etrafından dağılıp giderlerdi.Had you been harsh, hardhearted, they would have dispersed from around you.
Şayet o, birçok işlerde size uysaydı, sıkıntıya düşerdiniz.Had he obeyed you in many things, you would have suffered hardship.
Şâyet bir çocukları varsa o zaman mirasın dörtte biri sizindir.If they had children, you get one-fourth of what they leave.
Şâyet çocuklarınız varsa o zaman bıraktığınız mirasın sekizde biri hanımlarınızındır.If you have children, they get one-eighth of what you leave.
Şayet Rabbimin huzuruna götürürlürsem, muhakkak orada bundan daha hayırlı bir sonuç bulurum".And even if I am returned to my Lord, I will find something better than this in return.”
Şayet o sizi yardımsız bırakırsa, artık O'ndan sonra kim size yardım edebilir ki?But if He fails you, who is there to help you after Him?
Şayet kadınların sayısı ikiden fazla ise onlar terikenin üçte ikisini alırlar.If they are daughters, more than two, they get two-thirds of what he leaves.
Şayet o birçok işte size uysaydı, haliniz yaman olurdu.Had he obeyed you in many things, you would have suffered hardship.
Şayet kullarım, sana benden sordularsa, gerçekten ben çok yakınımdır.And if My servants ask you, O Prophet. concerning Me, tell them that I am quite near to them.
Şayet onlar vazgeçerlerse (siz de savaştan vazgeçin).But if they desist, then lo!
Şayet onlar yıkılacak olursa onları Allah’tan başka kimse tutamaz.And if they should cease, no one could hold them [in place] after Him.
Şayet seni yalanlayacak olurlarsa, de ki: "Rabbiniz geniş rahmet sahibidir.So, if they accuse you of lying, say, "The mercy of your Lord is all-encompassing.
Şayet herşey olumlu olursa projeye başlanabilir."And if everything is alright, then they could go ahead with the project," Bozhinov said.
Şayet bu satış başarıya ulaşırsa, aynı işlev sürdürülebilir." dediği ifade edildi.If this sale is successful, it will continue to do so," the statement quoted Ashdown as saying.
Krga, "Şayet Zivkoviç suçluysa, yaptıklarının sonuçlarına katlanmalıdır," dedi.If Zivkovic "is guilty, then he must accept the consequences of his actions," Krga said.
Bu fiillerin verdiği anlam şayet edilgen değilse, genellikle burada orta çatı söz konusudur.When the meaning of such a verb is not passive, it is known as a "middle voice" verb.
Eğer cezalandırılmayacak iseniz, onu geri çevirsenize; şayet iddianızda doğru iseniz.Es wird euch nicht genügen Wenn ihr es lassen müßt!
Şayet akım ölçülüyorsa (ampermetre), ölçü aleti devreye seri olarak girmelidir.Während sie allmählich wächst, streckt sie sich verlangend aus nach dem vollendeten Reich“.
Şayet başarısız olursam, hikâyemi nakşet ki bunca çaba boşa gitti sanılmasın.Soll ich denken, dass ich mein Glück verpasst habe, wie ich so ziemlich alles verpasst habe.
Şayet önlem alınmamışsa, kaynak kısa süre içinde arızalanır.Wird diese nicht abgeleitet, entzündet sich die Kohle nach einiger Zeit.
Şayet köpek B şahsı tarafından bulunursa A şahsı vaadedilen miktarı B'ye ödemek zorundadır.Dabei macht er Spieler B einen Vorschlag, wie viel dieser als Anteil bekommen soll.
Eğer cezalandırılmayacak iseniz, onu geri çevirsenize; şayet iddianızda doğru iseniz."If it be so, ye shall not go, For ye are naughty kittens."
Şayet Düzgün ışık dağılımı olan noktasal bir kaynak söz konusuysa, ışık akısı ışık şiddetinin 4•л katıdır.Par exemple, si la distance d'un objet au Soleil est doublée, sa luminosité est divisée par quatre.
Şayet salmastradan kaçak olursa daha fazla sıkılır.Plus haut de plafond que l'abri Montparnasse, il est toutefois moins fréquenté.
Şayet benim siteme banner'ını koymak istiyorsan,bana kodunu gönder.Si quieres poner tu banner en mi sitio, mándame el código.
Eğer cezalandırılmayacak iseniz, onu geri çevirsenize; şayet iddianızda doğru iseniz.Si no tuvieras fidelidad, de seguro no seréis establecidos”.
Şayet salmastradan kaçak olursa daha fazla sıkılır.Su trayectoria con el Zaragoza fue de más a menos.
Şayet başarısız olursam, hikâyemi nakşet ki bunca çaba boşa gitti sanılmasın.Pero si no vendemos nuestras acciones puede que lleguemos a perder todas nuestras acciones.
Şayet almazsanız ihaleyi alan sayının 10 katı puan kazanmış olursunuz.Por supuesto, si quieres una buena cantidad de puntos a la derrota.
Şayet bu iki durumdan birisi olmamış olsa idi Luftwaffe'nin koruması altına girmiş olacaktı.De no ser por la policía, esto hubiera pasado a las manos.
Şayet Tanrı özel hakkında bilgi sahibi olmasaydı, sürekli değişime tabi olurdu.Se non ha conoscenza del particolare, sarebbe soggetto a continuo cambiamento.
Kaşrut yasaları konusunda uzman olmalı, şayet kendisi haham değilse, bir haham tarafından eğitilmiş olmalıdır.Deve essere un esperto delle leggi di kasherut e addestrato da un rabbino, se non un rabbino egli stesso.
Köyde ilköğretim okul vardır şayet faailiyette değildir.Preferirei andare a scuola piuttosto che stare nella cava.
Kurallar, şayet bu uygulamalar gündeme geldiğinde ne gibi kuralların tatbik edileceğini de açıklamaktadır.Ogni regola può essere cambiata. incluso la regola che sancisce che le regole devono essere rispettate.
Şayet ışın B noktasından çıksaydı, A noktasına ulaşmak için aynı yolu izleyecekti.Il lato B è As Far as We Can Go.
Hava durumu müsaade ederse şayet, geleceğim.Если погода позволит, приеду.
Eğer cezalandırılmayacak iseniz, onu geri çevirsenize; şayet iddianızda doğru iseniz.(«Другим это дозволено, вам не дозволено.») из комедии «Наказывающий сам себя».
Şayet karış açmışsa (kendi karışıyla bir karış mesafeye yaklaşmışsa) 1 misket alır.А если он ударит посохом (булавой) об угол избы — непременно бревно треснет.
Şayet akım ölçülüyorsa (ampermetre), ölçü aleti devreye seri olarak girmelidir.Если основа заканчивается на 여 (ё), он сливается с 어 (о) в 여 (ё): 켜다 (кхёда) → 켜 (кхё).
Şayetet 13, İsrail donanmasının özel kuvvet birimine verilen ad.Тем самым отмечали создание «Шайетет 13» - подразделения спецназа военно-морского флота Израиля.
Şayet yakalansaydı Sovyet Ordusu tarafından infaz edilmesi kaçınılmazdı.После подавления восстания он был арестован советскими войсками.
Şayet başarısız olursam, hikâyemi nakşet ki bunca çaba boşa gitti sanılmasın.لو لم تنجح، تخلص من أية أدلة على أنك حاولت.