şarap ile cümle
şarap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Düğünün sonuna doğru şarap biter ve Meryem oğluna "şarapları kalmadı" der.ぶどう酒が足りなくなったので、 母がイエスに、「ぶどう酒がなくなりました」と言った。
Buğday şarapları genellikle bir süre meşe fıçılarda dinlendirildikten sonra şişelenir.梅酒は通常、蒸留酒に梅を浸漬して作られる。
Türkiye toprakları dünyanın en eski şarap bölgelerinden biridir.ギリシャは、世界で最も古いワイン生産国の一つである。
Büyükbabamın akrabaları şarap üreticisiydi.父母の家業はワインの卸売りであった。
Meşhur beyaz ve kırmızı bordo şarapları burada yapılır.赤・白および白の甘口ワインが作られている。
Eski şarap ise besin olmaktan çok ilaçtır.抗うつ薬の飲みすぎが原因と思われる。
Yanında ona eşlik edecek bir de şarap varsa, bu basit yemek bir ziyafete dönüşür.また、火であぶってそのまま食べるのも素朴な酒の肴の一つとして挙げられる。
İsveç şarabı, İsveç'te üretilen şaraplara verilen addır.スウェーデンワインは、スウェーデンで生産されるブドウから作られる商業用のワインの総称である。
Willy Messerschmitt bir şarap tüccarının oğlu olarak Frankfurt'ta doğdu.フランクフルトでワイン商人の息子として生まれた。
Bağlarda şaraplık üzüm üretilir.トウモロコシの生地で作られる。
Şarap besin kaynağı olarak görüldüğü gibi aynı zamanda kişiye neşe verici kabul edilir.食用・ワイン用として栽培されている他、交配親としても有名。
Bölgede şarap üretimi yapılmaktadır.この地域ではワインもつくられる。
27: 28 Tanrı sana göklerin çiyinden Ve yerin verimli topraklarından Bol buğday ve yeni şarap versin.創世記1:27 - 28に「神乃己の像に從ひて人を造り、神の像に從ひて之を造れり、之を男女に造れり。
Beyaz şarap üretiminde yoğun olarak tercih edilen bir türdür.白ワインの生産が中心である。
Gerek şeker oranı gerekse aroması ile 1. kalite şarapların yapılmasına imkân tanımaktadır.果実のような風味とドライな味が特徴で、第一級の食前酒と評される。
Bu yemekte "penedes" adı verilen "siyah şarap" içilir.「ヤウポン」という木の実を煎じた「黒い飲料」を飲む。
Onların tavsiyeleri üzerine papa, şarap mahzeninin sahibi ile anlaşıp heykeli satın almıştır.そして彼らの助言に従って、教皇は葡萄畑の所有者からこの彫像群を購入した。
Ama her tanım “eski bir şişede yeni bir şarap gibi” sunulur.古くは、古事記に「豊玉毘売之従婢」とある。
Kırmızı şarap, et ile iyi gider.赤ワインは肉とよく合う。
Biftek yedik ve şarap içtik.私たちはステーキを食べてワインを飲んだ。
Şarap veya tuz içeriğinin etkisi üzerinde hiçbir zaman çalışma yapılmamıştır.然而,從未研究過酒或鹽成分所帶來的影響。
Portekiz şarapları Romalılar zamanından beri ülke sınırları dışına gönderilir.葡萄牙的葡萄酒自罗马时期就已经开始出口。
Şirket bunun yanı sıra spor ayakkabılar ve şarap üretimi de yapmaktadır.除此之外,力帆集团也从事运动鞋生产和葡萄酒酿造等事业。
Bulgaristan'ın en büyük şarap fabrikalarından biri burada bulunmaktadır.保加利亞最大的葡萄酒工廠之一位在此地。
İsveç şarabı, İsveç'te üretilen şaraplara verilen addır.智利葡萄酒是在智利製造的葡萄酒。
Tevrat'a göre ise Yusuf'un fal baktığı gümüş şarap kasesidir.有說:此是諸瑜伽師,觀聖諦時,傍修得故,名現觀邊。
Hiç şarap ve içki içmeyecek; daha annesinin rahmindeyken Kutsal Ruh’la dolacak.英作覺得長子不盡為人妻子、母親的責任而不悅,常常到幸樂飲酒澆愁。
18. yüzyılın ikinci yarısından itibaren bağcılık ve şarapçılık, Kizlyar'ın ekonomisinin ana sektörleriydi.由于十八世纪下半年葡萄种植和酿酒成为基兹利亚尔经济的主要部门。
Doğu Avrupa'da şarap ihtiyacının büyük bir kısmı burada üretilir.該地區還生產南非的大部分葡萄酒。
Hırvatistan'da iki farklı şarap üretim bölgesi bulunur.克國有兩個不同的葡萄酒生產區。
Onların tavsiyeleri üzerine papa, şarap mahzeninin sahibi ile anlaşıp heykeli satın almıştır.在他们的推荐下,教宗当机立断从葡萄园主那里买下了雕像。
Hartley, başarılı iki nesil şarap tüccarı bir aileden kalan mirasın varisidir.哈特利世家兩代皆為酒商並繼承家族事業一大筆遺產。
Örneğin; o dönemde şarap içmezler ve saçlarını kestirmezlerdi.齐王怪之,因不敢饮,详醉去。
Romalılar Portekiz’i şarap ve eğlence tanrısı Baküs ile özdeş tutarlardı.罗马人将他们的酒神巴克科斯与葡萄牙联系起来。
Bölgede şarap üretimi yapılmaktadır.这一地区专门从事葡萄酒生产。
Şarap içmeyi tercih ettiler.并且定要用酒。
Şarap, kahve ve çay da servis edildi.咖啡与茶亦有供应。
Yanında ona eşlik edecek bir de şarap varsa, bu basit yemek bir ziyafete dönüşür.在這樣的小酒館內,除了自身生產的酒類以外,也會提供適合搭配飲酒的簡單餐點。
Bağlarda şaraplık üzüm üretilir.②草木種子的外殼。
Avusturya'nın kırmızı şarap yetiştiriciliğinin beşiği olarak da bilinir.坎西因出产红酒而闻名。
En çok tüketilen şarap türü kırmızı şaraptır.次大的是紅葡萄酒所用的。
Bu uygulama onlara "Vinotinto" " ( Kırmızı Şarap ) lakabı kazanmıştır.她以此实践自己的誓言,让居鲁士“饱饮鲜血”。
Günümüzde şarapseverler tarafından çok iyi tanınan birçok şarap çeşidi, uluslararası ödüller kazanmıştır.如今这个国家仍享誉于众多葡萄酒爱好者,它的葡萄酒曾荣获多次国际大奖。
Tarım ürünü olarak en çok şarap üzümü yetiştirilmektedir.以生產香檳酒最為知名。
Rab'bin Sofrası (şarap ve ekmek paylaşımı) burada yapılır.將會倒入聖爵的葡萄酒和水載在小壺(英文:cruets)內。
Gözleri şaraptan kızıl, dişleri sütten beyaz olacak.他的眼睛因酒红润;他的牙齿因奶白亮。
Mayının ana gözdesi şarap şişesine benzemektedir.近似保齡球瓶的玻璃瓶。
Şaraplarıyla ünlüdür.以產葡萄酒聞名。
Kuzeydoğudaki kıtasal alanda, özellikle de Slavonya'da beyaz şarap başta olmaz üzere şarap üretimi yaygındır.在該國東北部的大陸地區,尤其是斯拉沃尼亞生產大量優質的葡萄酒,特別是白葡萄酒。
Ama az üretilen her şarap butik değildir.可能所有的飲料都沒有毒。
Üretilen üzümden nefis pekmez yapılmaktadır; ama şarap için uygun değildir.酒的大壺 能無限的生成酒,但是味道卻不怎麼樣。
Şarap genelde sulandırılarak içilirdi.很常藉酒消愁。
Sana şarap ve kumardan soruyorlar.(이 이야기는 컵과 까마귀의 전설과 겹친다.)
Şarap veya tuz içeriğinin etkisi üzerinde hiçbir zaman çalışma yapılmamıştır.와인 또는 소금 함량의 효과에 대해서는 전혀 연구되지 않았다.
Arnavutluk 2009 yılında yaklaşık 17.500 ton şarap üretmiştir.2009년, 알바니아는 17,500톤 이상의 포도주를 생산하였다.
İl şaraplarıyla ünlüdür.와인의 산지로 알려져 있다.
Oyunda sonra şarap içerler.콘서트를 하기 전 와인을 마신다고 한다.
Ayrıca kaliteli şaraplık üzümler yetişmektedir.우수한 와인생산과 함께 와인생산량도 증가하고 있다.
Şarap da ülke genelinde yaygın olarak tüketilir.남쪽 지방에서 나는 와인이 거의 전국적으로 통용된다.
Nemorino bilmemektedir, ama bu ilaç şişesi sadece ucuz şarap ihtiva etmektedir.식혜는 엿기름에 삭혀 알코올이 없으나, 감주는 누룩으로 발효해 알코올 성분이 조금이나마 있다.
İlgili Sayfalar