şarap ile cümle

şarap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Şarap veya tuz içeriğinin etkisi üzerinde hiçbir zaman çalışma yapılmamıştır.Efek anggur atau kandungan garam tidak pernah dipelajari.
Doğu Avrupa'da şarap ihtiyacının büyük bir kısmı burada üretilir.Tanaman Anggur sebagian besar dihasilkan di wilayah timur Austria.
Ana madde: Şarap Şarap yaygın olarak tüketilir ve en seçkin, en sağlıklı içecek olarak kabul edilirdi.Anggur (wine) umumnya memabukkan dan juga dianggap sebagai pilihan yang sehat dan paling bergengsi.
Onların tavsiyeleri üzerine papa, şarap mahzeninin sahibi ile anlaşıp heykeli satın almıştır.Berdasarkan rekomendasi mereka, Sri Paus segera membeli patung itu dari sang pemilik kebun anggur.
Mısır mezarlarında mumyalarla birlikte bira ve şaraplar da depolanmıştı.Tembaga dan tembikar juga ditemukan di makam Mesir.
O zaman bu göle şarap döker, içen atlar sarhoş olurlar.Di halaman ini dahulu ada sumur untuk memberi minum kuda.
En çok tüketilen şarap türü kırmızı şaraptır.Zweigelt, jenis anggur merah yang paling banyak diusahakan.
Oyunda sonra şarap içerler.Dalam pesta tersebut mereka minum minuman keras.
Yani şarap, edebiyatta mecaz anlamda kullanılır.Diterjemahkan sebagai anggur berkwalitas dengan predikat.
Düğünün sonuna doğru şarap biter ve Meryem oğluna "şarapları kalmadı" der.(TB) Ketika mereka kekurangan anggur, ibu Yesus berkata kepada-Nya: "Mereka kehabisan anggur."
Bölge, şaraplarıyla ünlüdür.Kota ini dikenal akan anggurnya.
Şarap İtalya'da oldukça popülerdir.Anggur adalah minuman yang populer di banyak negara.
Şarap da ülke genelinde yaygın olarak tüketilir.Namun, minuman ini sering dikonsumsi di depan umum.
Örneğin daha önce şarap yapımında kullanılmış fıçılar ile farklı tadlar sağlanır.Selain itu beberapa jenis anggur mungkin digunakan.
Bölgede şarap üretimi yapılmaktadır.Wine juga diproduksi di daerah ini.
Kendine Messalina'nın ölüm haberi verildiğinde herhangi bir tepki vermedi ancak biraz daha şarap istedi.Setelah mendengar kabar tersebut, Claudius tidak bereaksi apapun dan hanya meminta satu gelas anggur lagi.
Şarap ve yoğurtları ile meşhurdur.Schiedam terkenal dengan gin dan kincir angin.
2004 Wimbledon finalinde Şarapova' ya yenilen Serena Williams 2010 Wimbledon' da 2004' ün rövanşını almıştır.Pada tahun 2004, ia mengalahkan Serena Williams di final Wimbledon.
Şampanya, köpüklü beyaz şarap.Saus anggur putih dari saus Velouté ikan dan anggur putih.
İhraç edilen şarap öncelikle Almanya'da tüketilmiştir.Kopi mulai diperkenalkan di Jerman.
Aynı zamanda Macaristan'ın yedi büyük şarap bölgesinden biridir (Macarca: Tokaji borrégió).Nó cũng là một trong bảy vùng rượu vang lớn nhất của Hungary (Hungary: vùng Tokaji borrégió).
Hatta Augustus'un Raetia şarabını tüm diğer şaraplara tercih ettiği söylenir.Bản thân Augustus ưa thích rượu vang Raetia hơn bất kỳ loại nào khác.
İsviçre'de en ünlü alkollü içecek şaraptır.Đồ uống có cồn phổ biến nhất tại Thụy Sĩ là rượu vang.
Ama her tanım “eski bir şişede yeni bir şarap gibi” sunulur.Nói cách khác, bất kỳ khám phá mới nào trong một mức độ lớn, chỉ đơn giản là 'rượu cũ trong chai mới'."
Şarapları, peynirleri ve trüfleri, özellikle de Alba'nın beyaz trüfleri ile ünlüdür.Khu vực nổi tiếng với rượu vang, pho mát, và nấm cục, đặc biệt là nấm cục trắng của Alba.
Ancak, pektoral kas sakatlığı nedeniyle Mariya Şarapova'ya karşı dördüncü tur maçından önce çekildi.Nhưng cô đã rút lui trước vòng 4 gặp Maria Sharapova vì bị chấn thương.
Ekmek İsa'nın bedenini, şarap ise İsa'nın kanını sembolize eder.Bánh Thánh hóa thành Thân Thể Chúa, rượu nho hóa thành Máu Chúa.
Stanley Tucci - Dionysus şarap tanrısı ve Melez Kampı'nın yöneticisi.Stanley Tucci trong vai Dionysus/Mr. D, là thần rượu nho và quản lý Trại Á thần.
Şarap veya tuz içeriğinin etkisi üzerinde hiçbir zaman çalışma yapılmamıştır.Các tác động do rượu hoặc hàm lượng natri chưa từng được nghiên cứu.
Şarap İtalya'da oldukça popülerdir.Cũng có nhiều loại đồ uống có cồn nổi tiếng khác ở Ý.
Ayrıca şarap tüketimi de oldukça yaygındır.Việc đi uống cà phê để hẹn hò cũng rất phổ biến.
İki gemi de rakibini vurmayı başaramadı, ancak yakınına düşen mermilerin şarapnelleri Yavuz'a isabet etti.Không chiếc nào bắn trúng đích, cho dù mảnh đạn từ các phát bắn suýt trúng đích đã trúng vào Yavuz.
Akşam yemekleri genellikle ekmek, şarap ve maden suyuyla birlikte tüketilir.Bữa ăn thường đi kèm với bánh mì, rượu vang và nước khoáng.
Şarap, meyvenin (genellikle üzüm) fermente edilmesiyle üretilen alkollü bir içecektir.Nay lúa dã suốt về Heo đực đã mổ, rượu đã đầy ché.
Yanında ona eşlik edecek bir de şarap varsa, bu basit yemek bir ziyafete dönüşür.Khi đó chỉ cần mang cơm nắm và rượu ra lễ tạ là nó sẽ giúp đỡ.
Ayrıca il şaraplarıyla meşhurdur.Huyện này cũng nổi tiếng với rượu Bồ Đào.
İsviçre şarabı, beyaz şaraplar özellikle Valais ve Vaud şarapları, Cenevre ve Ticino'da üretilmektedir.Rượu vang được sản xuất ở nhiều vùng của Thụy Sĩ, đặc biệt là Valais, Vaud, Ticino và bang Zurich.
Beckmann masadan bir şişe şarap ve biraz ekmek alıp çıkar.Dawn rót vào cốc một ít rượu và đưa cho Beth.
Güney Avustralya'nın başlıca endüstri ürünleri buğday, şarap ve yündür.Ngành kinh tế và xuất khẩu chủ yếu của Nam Úc là lúa mì, rượu vang, và len.
Pişirme sıvısı olarak çoğunlukla su kullanılsa da, şarap, et suyu ve bira kullanımı da yaygındır.Trong khi nước có thể được dùng để nấu món hầm, rượu vang, nước lèo, và bia cũng phổ biến.
Ama finalde Mariya Şarapova engeline takıldı.De Noir tìm thấy Maria gần cái cây.
Asenovgrad şarapları ülkenin her yerinde beğenilmektedir.Rượu vang Virginia được sản xuất tại nhiều nơi trong bang.
Şampanya, köpüklü beyaz şarap.Rượu vang hoặc rượu trắng.
Eskiden bira ve şarap üreticileri tarafından kullanılırdı.Lịch sử của Bia và Sản xuất bia rượu.
Doğu Avrupa'da şarap ihtiyacının büyük bir kısmı burada üretilir.Khu vực này cũng là nơi sản xuất ra đa số các loại rượu Nam Phi.
Sana şarap ve kumardan soruyorlar.ムージョとトボッケーはワインを飲みながら優雅に見物していた。
Örneğin; o dönemde şarap içmezler ve saçlarını kestirmezlerdi.かれらは、それで後の障を残さず、泥酔することもない。
Bu uygulama onlara "Vinotinto" " ( Kırmızı Şarap ) lakabı kazanmıştır.立ち回りでは刃引きをした「ホンミ(真剣)」を使った。
Kazak şarabı, Kazakistan'da yapılan şaraplara verilen addır.カザフスタンワインとは、カザフスタンで生産されているワインを指す。
Şarap, doğal ve yaşayan bir üründür.ワインは自然の産物であり傷みやすい食品である。
Ülkede ticari şarapçılık fikri 1990'lı yıllarda ortaya çıktı.スウェーデンで商用のワイン醸造を行うという考えは1990年代に発生した。
Her yıl şarap festivali düzenlenir.年に2度、ワイン祭が開催される。
Şarap tanrısıdır.酒の神。
Tanen, şarap içeriğindeki doğal koruyuculardan biridir.タンニンは、ワインに含まれる天然の保存料である。
Likör aynı zamanda şampanya ve beyaz şarapla da servis edilebiliyor.シャンパンなどでは白ワイン用としても使われる。
Ne yazık ki şarap üretilmemektedir.この作業は必ずしもワイン造りに必要なことではない。
Şarap, meyvenin (genellikle üzüm) fermente edilmesiyle üretilen alkollü bir içecektir.醸造(醸む) - 酒(古くは口噛み酒)を造ること。
Wimbledon'ın ardından Şarapova Amerika Açık serilerine katılmıştır.以後ウィンブルドン、全米オープンを欠場。
Oinokhoe ise bir şarap testisiydi.しかし、ビンは努力の人だった。
Üzüm dışındaki meyvelerden üretilen şarap ise ülkede eski bir gelenektir.湖岸で栽培されるぶどうを醸造したワインも伝統産業のひとつである。
İlgili Sayfalar