şarap ile cümle
şarap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kalan biraz şarap var.A mai rămas un pic de vin.
Burada yapılan şarap çok ünlüdür.Vinul făcut aici este foarte faimos.
Burada yapılan şarap çok ünlüdür.Vinul care este făcut aici este foarte faimos.
Avustralya'nın toplam şarap üretiminin yarısından fazlası bu bölgeye aittir.Több, mint a fele az ausztrál bortermelésnek Dél-Ausztráliából származik.
Meşhur beyaz ve kırmızı bordo şarapları burada yapılır.Remek fehér és vörösbor szőlők teremnek errefelé.
Buğday şarapları genellikle bir süre meşe fıçılarda dinlendirildikten sonra şişelenir.A bort általában több hónapos héjon tartás után fejtik le belőle.
Ekmek İsa'nın bedenini, şarap ise İsa'nın kanını sembolize eder.A bor Krisztus vérét, a kenyér pedig testét jelképezi.
Ne yazık ki şarap üretilmemektedir.A szőlőhegy terméketlen.
Fransız mutfağının öne çıkan ögeleri şarap ve peynirdir.A fő mezőgazdasági termékek a bor és a sajt.
Şarap ve yoğurtları ile meşhurdur.A borjaké és növendékeké sötétszürke.
Bu şarap kalitesini gösterir.Ezen a módon készült a legjobb minőségű bor.
Antik Yunan tiyatrosu şarap tanrısı Dionysus'u onurlandırmak için yapılan devlet festivallerinden doğdu.Az ókori görögök minden tavasszal ünnepséget rendeztek a bor istene, Dionüszosz tiszteletére.
En çok tüketilen şarap türü kırmızı şaraptır.Az egyedüli csemegeszőlő, amiből vörösbor készíthető.
28 Nisan 1945'te şarapnel tarafından bacağa yaralandı.1914. szeptember 8-án megsebesült a lábán.
Şarap, kahve ve çay da servis edildi.Üdítőket, kávét, teát is lehet fogyasztani.
Doğu Avrupa'da şarap ihtiyacının büyük bir kısmı burada üretilir.Az itt termelt borok nagy részét a szigeten fogyasztják el.
Ayrıca üzümden de şarap yaparlardı.Bort is készítenek belőle.
Bir tarafta bir kilise bulunmaktadır ve diğer tarafta ise Lucia'nin şarap satış dükkânı vardır.A kúria egy részében ma vegyesbolt, másik részében italbolt működik.
Son derece zarif bünyeli ancak dolgun gövdeli şarap verir.Szőlőhegye jó bort adna, de felette sovány.
Qarth'da bulunan dört sihirbazın şaraplarını içtiğinden dudakları onlar gibi mavi renktedir.A keresztelőkápolna padlóján négy kantharosz látható, amelyekből ömlik ki a bor.
Şarapçılık, şarap üretimine verilen addır.Szőlőművelés, bortermelés.
Bunun yanı sıra köpüklü şaraplarda mevcuttur.Fontos itt is, mint a boroknál a rágás.
Vintage şarapları ise en az 20 sene fıçıda olgunlaşmak zorundadır.A jó évjáratú borokat akár több mint 10 évig is tárolhatják a pincékben.
Üretilen her şarap fıçısı onların mutluluklarını besler.A szárnyakat kapcsoló sörte minden fajon megtalálható.
Şarap listesini görebilir miyim?Láthatnám a borlapot?
Kate'nin şarap içmesine izin vermez.Nem engedi, hogy Kati bort igyon.
Leydi Macbeth (brindisi müziği) şeklinde bir şarkı söyler (Si colmi il çaliçe - "Şarap kaşesini doldur.")Lady Macbeth laulaa juomalaulun (brindisin) Si colmi il calice (Täyttäkää kupit).
Ne yazık ki şarap üretilmemektedir.Sitä ei kuitenkaan tehnyt viini.
Bölgede şarap üretimi yapılmaktadır.Alueella tuotetaan viiniä.
Evharistya (Kinonia - komünyon): Ekmek ve şarap ayini.Hölderlin, Friedrich: Leipä ja viini.
Avustralya'nın toplam şarap üretiminin yarısından fazlası bu bölgeye aittir.Yli puolet Australian viineistä tuotetaan tämän osavaltion alueella.lähde?
Güney Avustralya'nın başlıca endüstri ürünleri buğday, şarap ve yündür.Etelä-Australian merkittävimmät vientituotteet ovat viini, vehnä ja villa.
23 Eylül - Tekirdağ Şarap Fabrikası hizmete girdi.Mitä minulle on tapahtumassa? 16. syyskuuta Valitsin autotallin.
Vintage şarapları ise en az 20 sene fıçıda olgunlaşmak zorundadır.Vuosikertaviinejä on kypsytetty tammitynnyreissä vähintään 20 vuotta.
Bölgede iki bin yılı aşkın zamandır şarap imal edilmektedir.Alueella on tuotettu viinejä jo yli 2000 vuoden ajan.
Şarapçılıkta kullanılır.Peltoa Viinikkalassa.
Bölge, şaraplarıyla ünlüdür.Alue on tunnettu viinistä.
Çal'lı şarap tanrısı.Votjakkien taivaanjumala.
Şarap genelde sulandırılarak içilirdi.Viiniä jatkettiin yleensä vedellä.
Beckmann masadan bir şişe şarap ve biraz ekmek alıp çıkar.Joffrey syö palan piirasta ja juo viiniä.
Ayrıca üzümden de şarap yaparlardı.Lisäksi valmistetaan viiniä.
Fransız şarap endüstrisinin yarısı ellerindedir.Puolet tuotetusta samppanjasta nautitaan Ranskassa.
Likör aynı zamanda şampanya ve beyaz şarapla da servis edilebiliyor.Kaviaari voidaan tarjoilla myös samppanjan kera.
Turiddu ona şarap ısmarlamak ister ama Alfio bunu kabul etmez.Turiddu ojentaa viiniä myös Alfiolle, joka kieltäytyy juomasta.
Türkiye toprakları dünyanın en eski şarap bölgelerinden biridir.Kreikka on yksi maailman vanhimpia viinintuotantoalueita.
Ayrıca, et yemiyorlar ve şarap içmiyorlardı.He eivät myöskään syö tai juo.
Şarap içmenin iyiliklerini anlatmakta.Sopii hyvin viinin valmistukseen.
Kadın bunu bir şarap şişesine boşaltır.Joku myy omatekoista viinaa Alkon pullossa.
Köpüklü şarap yapımına da elverişlidir.Viinistä etsitään myös ilmeikkyyttä.
Doğu Avrupa'da şarap ihtiyacının büyük bir kısmı burada üretilir.Kaliforniassa tuotetaan suurin osa Yhdysvaltain viineistä.
Şarap içmezler, domuz eti yemezler.Siksi siihen ei kuulu sianliha, alkoholi eivätkä veriruoat.
İsviçre şarabı, beyaz şaraplar özellikle Valais ve Vaud şarapları, Cenevre ve Ticino'da üretilmektedir.Viinintuotanto Sveitsissä tapahtuu valtaosin lounaisissa Valais’n, Vaud’n ja Geneven kantoneissa.
Bir büyük yudum şarap ağza alınır.Suu on tähystäjillä hieman vino.
Yani, şarap mahzenlerinde uygun koşullar pasif olarak sağlanmaktadır.Viinipullojen pitkäaikainen säilyttäminen vaatii sekin hyvät olosuhteet kellarissa.
İsviçre'de en ünlü alkollü içecek şaraptır.Se oli yksi Ruotsin suosituimmista viinoista.
Partiye gidersem, birkaç şişe şarap alacağım.Jos menen juhliin, otan muutaman pullon viiniä.
Bölge, şaraplarıyla ünlüdür.Η περιοχή είναι διάσημη για τα κρασιά της.
Moda Şarap rengi genellikle çeşitli giysiler için moda olarak kullanılır.Μόδα Το μπορντό συχνά χρησιμοποιείται στη μόδα για διάφορα είδη ένδυσης.
İngilizce'de bir renk adı olarak ilk kez kaydedilen şarap kullanımı 1705 yılında gerçekleşti.Η πρώτη καταγεγραμμένη χρήση του «κρασιού» σαν ένα χρώμα, ήταν στην αγγλική γλώσσα το 1705.
Schengen güneydoğu Lüksemburg'da küçük bir şarapçılık köyüdür.Το Σένγκεν είναι μια μικρή πόλη στο νότιο ανατολικό Λουξεμβούργο.
İlgili Sayfalar