şarap ile cümle

şarap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Mürefte'nin geçmişinde deniz ticareti, şarap üretimi önemi yer tutar.Морська торгівля та виробництво вина відігравали важливу роль у минулому Мюрефте.
1650-1900 yıllarında Fransa ve İtalya'ya Mürefte'den gemilerle şarap ihracatı yapılmıştır.У 1650-1900 роках вино експортувалося до Франції та Італії судами з Мюрефте.
Hatta Augustus'un Raetia şarabını tüm diğer şaraplara tercih ettiği söylenir.Dokonce i sám Augustus prý dával přednost raetskému vínu před kterýmkoli jiným.
Hallel’den sonra, dördüncü kadehteki şarap da içilir, ve katılımcılar dua okur.Po skončení recitace Halelu se vypije čtvrtý pohár, říká se příslušné požehnání.
Akşam yemekleri genellikle ekmek, şarap ve maden suyuyla birlikte tüketilir.K jídlu se často podává chléb, víno a minerální vody.
Buğday şarapları minimum %50 oranda buğday maltı kullanılarak üretilirler.Například u bavorských pšeničných piv je však pšeničného sladu použito více než 50%.
Anlatım esnasında, dört bardak şarap tüketilir.Při sederové večeři se pijí čtyři poháry vína.
Ne yazık ki şarap üretilmemektedir.Rozdíly mezi víny nebyly prokázány.
Ayrıca şarap tüketimi de oldukça yaygındır.Nevhodné je také časté pití kávy.
Et yemek, şarap içmek ve yağ kullanmak kesinlikle yasaktır.Pít vodu i jíst jídlo bylo zakázáno.
Ayrıca üzümden de şarap yaparlardı.Vyrábí se z něj i víno.
Yörenin tek şarap fabrikası atıl durumdadır.Druhou hlavní vinařskou oblastí v regionu je Asti.
Asenovgrad şarapları ülkenin her yerinde beğenilmektedir.Toskánská vína jsou světově proslulá.
Ayrıca üretilen Fransız şarapları turizmi olumlu etkilemektedir.Pozitivní vliv měl i nárůst exportu zemědělských produktů.
Burada her yıl Ağustosun sonunda Şarap Festivali düzenlenir.Každý rok v září je ve městě pořádán Festival vína.
Şarapova Fransa Açık öncesi sakatlıklarından dolayı hiç hazırlık turnuvası oynayamadı.Od počátku sezóny neodehrála až do French Open žádný turnaj na antuce.
Şarap üretimi, balıkçılık ve özellikle 1990'lardan itibaren turizm başlıca iktisadi etkinliklerdir.Významné je rybářství, těžba dřeva a v posledních letech roste význam cestovního ruchu.
Şarap Müzesi: (İngilizce).Obsah alkoholu: max.
Bu şarap kalitesini gösterir.Tento článek je o odrůdě vína.
Köpüklü şarap yapımına da elverişlidir.Tím se reguluje sladkost výsledného vína.
"Biraz soğan, biraz ekmek ve bir şişe kırmızı şarap.Steaky, klobásy, vejce, zelenina a pár lahví rumu.
Patlamanın ardından Heydrich'in vücuduna şarapnel parçaları isabet etti.Výbuch roztrhal Cevertovo tělo na kusy.
Şarap, doğal ve yaşayan bir üründür.Víno je přírodní potravinový produkt, rychle podléhající zkáze.
Amerika Açık'tan önceki üç hazırlık turnuvasında Şarapova, yarı finale çıkmayı başaramadı.Koncem léta nehrála žádný přípravný turnaj před US Open.
Şarap içmenin iyiliklerini anlatmakta.Pojednání o případném pití vína.
Peynir ve şarap İtalyan mutfağının önemli ögeleri arasındadır.Každý sýr má v italské kuchyni své místo.
Günümüzde şarapseverler tarafından çok iyi tanınan birçok şarap çeşidi, uluslararası ödüller kazanmıştır.I ve špatných ročnících mají někteří vinaři excelentní putňová vína vyznamenaná mezinárodně.
Şarap İtalya'da oldukça popülerdir.Vína z Alby patří mezi nejznámější v Itálii.
Topun kalkanı mürettebatı şarapnel ve hafif düşman ateşinden koruyordu.Navíc věže chránily svou posádku před palbou nepřítele a nepřízní počasí.
Öküzler ve koyunlar kesildi ve yeni yıl festivalinde olduğu gibi işçilere bira, yağ ve şarap dağıtıldı.Dívky flirtují s mladíky a naopak, víno a pivo udržují náladu.
Yaralılardan Zehra Yamaç başına isabet eden şarapnel parçaları nedeniyle hayatını kaybetti.Linde však poté umírá na zranění, které mu způsobilo postřelené prase bradavičnaté.
Mayının ana gözdesi şarap şişesine benzemektedir.Jeho jediným společníkem je láhev alkoholu.
Kıbrıs'tan bile şaraplar getiriliyor.Z nápojů pak víno.
Bu şarapnel parçalarının kalbine gitmesini engeller.Cožpak nepoznám ten tlukot jejího srdce?
Tom votka içmiyor. Şarap içiyor.Tom nepije vodku. Pije víno.
333 Şarap, kadınlar ve şarkı (1869) Freuet Euch des Lebens op.333 (Vin, femei și cântec)(1869) Freuet Euch des Lebens op.
Ülkede yıllık şarap üretimi 140 milyon litreyi aşar.Producția anuală de vin depășește 140 milioane de litri.
Bir gece kadın bayılmak üzereyken anlatıcı ona bir kadeh şarap vermek ister.Într-o noapte, când femeia era pe cale să leșine, naratorul îi aduce o cupă de vin.
Hırvatistan'da iki farklı şarap üretim bölgesi bulunur.În Croația există două regiuni viticole distincte.
Bölge, şaraplarıyla ünlüdür.Regiunea este un ținut cu vinuri renumite.
Burada her yıl Ağustosun sonunda Şarap Festivali düzenlenir.În fiecare an, la sfârșitul lunii septembrie, în localitatea de reședință are loc un festival al vinului.
Kuzeydoğudaki kıtasal alanda, özellikle de Slavonya'da beyaz şarap başta olmaz üzere şarap üretimi yaygındır.Zona continentală din nord-estul țării, în special Slavonia, poate produce vinuri premium, îndeosebi albe.
Şarap, kahve ve çay da servis edildi.De asemenea, se servea acolo vin și cafea.
Ayrıca ülkede küçük bir şarap endüstrisi vardır.Țara are și o mică industrie vitivinicolă⁠(d).
Şarap içmenin iyiliklerini anlatmakta.Schimbă-ți felul în care gândești despre vin.
Diğer geleneklerde şarap içmek, kostüm ve maske giymek bulunur.Alte obiceiuri includ băutul vinului, purtarea de măști și costume, și sărbătoriri publice.
Lozan çevresinde şarap üretilmektedir.În valea Thurului se produce vin.
Bunlar, Rumlar'dan kalma şarap kuyularıdır.La izvoarele Văii Lupului.
Beckmann masadan bir şişe şarap ve biraz ekmek alıp çıkar.Kleinman bea un pahar de sherry și pleacă.
Şehrin geleneksel önemli iktisadi faaliyet alanları şarapçılık, balıkçılık, gemi yapımı ve turizmdir.Orașul are o lungă tradiție în producerea vinului, peștelui, construcția de vapoare și turism.
Asenovgrad şarapları ülkenin her yerinde beğenilmektedir.Vinurile este consumat pe întreg teritoriul Slovaciei.
Şarap da ülke genelinde yaygın olarak tüketilir.Berea era de asemenea comună la locul de muncă.
Spritz, şarap temelli bir kokteyldir.Aqua Velva este un cocktail pe bază de alcool.
Şarap ve konyaklarıyla meşhurdur.I se mai spune în mod eronat și coniac.
Şarap tanrısı Dionysos ile birlikte şarap içerler, kırlarda dans ederler.Erau închipuiți dansând pe câmpie, bând împreună cu Dionis și fugărind menadele și nimfele.
Fransız mutfağının öne çıkan ögeleri şarap ve peynirdir.Principalele produse agricole sunt vinul și brânzeturile.
Şaraplarının kalitesi İtalya'daki herhangi bir şaraptan farksızdı.Vinurile Liguriei sînt printre cele mai bune din Italia și din lume.
Gaskonya çok faydalı olan tuz ve şarap üretiyordu.Acestea dădeau un vin foarte bun și sănătos.
Berlin'de bir şarap ticarethanesi açtı.A avut o afacere cu vin de tara.
Kalan biraz şarap var.Mai este puțin vin rămas.
İlgili Sayfalar