şarap ile cümle

şarap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Türkiye toprakları dünyanın en eski şarap bölgelerinden biridir.De Transkaukasische regio is een van de oudste wijnproducerende regio's van de wereld.
Bu şarap son derece lezzetli.Deze wijn is erg lekker.
Bana bir şişe şarap ver.Geef me een fles wijn.
Avrupalılar şarap içmeyi sever.Europeanen drinken graag wijn.
Avrupalılar şarap içmek isterler.Europeanen drinken graag wijn.
Kırmızı şarap için çok mu erken?Is het te vroeg voor rode wijn?
Şarap mükemmeldi.De wijn was uitstekend.
Şarap harikaydı.De wijn was uitstekend.
Arnavutluk 2009 yılında yaklaşık 17.500 ton şarap üretmiştir.W 2009 wyprodukowano w Albanii 17 500 ton wina.
Kuvvetli kırmızı şarap ile tüketilmesi tavsiye edilir.Polecana jest do wytrawnego, czerwonego wina.
Ana madde: Şarap Şarap yaygın olarak tüketilir ve en seçkin, en sağlıklı içecek olarak kabul edilirdi.Wino pijano często i uważano za najbardziej prestiżowy i zdrowy napitek.
Şarap İtalya'da oldukça popülerdir.Napój jest popularny i łatwodostępny we Włoszech.
Avustralya'nın toplam şarap üretiminin yarısından fazlası bu bölgeye aittir.Ponad połowa wina produkowanego w Australii pochodzi z Australii Południowej.
Bölgede şarap üretimi yapılmaktadır.W regionie uprawiana jest winorośl.
Büyükbabamın akrabaları şarap üreticisiydi.Jego ojciec był plantatorem winorośli.
Wimbledon'ın ardından Şarapova Amerika Açık serilerine katılmıştır.W rezultacie wycofał się z Wimbledonu, a także z US Open.
Bir gece kadın bayılmak üzereyken anlatıcı ona bir kadeh şarap vermek ister.Pewnej nocy, gdy jest bliska omdlenia, narrator nalewa jej puchar wina.
Zeytinyağı ve şarap İtalya'nın başlıca ihraç ürünleri haline gelmişti.Potem wino i kawa stały się najważniejszymi towarami eksportowymi wyspy.
Şaraplarının kalitesi İtalya'daki herhangi bir şaraptan farksızdı.Wino, które wytwarzał nie ustępowało jakością najlepszym winom z Włoch czy Francji.
İsveç şarabı, İsveç'te üretilen şaraplara verilen addır.Wina słowackie – wina produkowane na Słowacji.
En çok tüketilen şarap türü kırmızı şaraptır.Najczęściej spotykane wina lokalne to czerwone.
Üniversitenin, kendi ürettiği bir de şarap markası vardır.Grupa oferuje także własne marki wina.
Ayrıca, et yemiyorlar ve şarap içmiyorlardı.Ludzie nie pili alkoholu i nie jedli mięsa.
Şarap içmenin iyiliklerini anlatmakta.Nakazał pić wino, kiedy jest pragnienie.
Onu buğday ve yeni şarapla besledim.Hodowali kawę i owoce chlebowca.
Düğünün sonuna doğru şarap biter ve Meryem oğluna "şarapları kalmadı" der.(3) A kiedy zabrakło wina, Matka Jezusa mówi do Niego: Nie mają już wina.
Kıbrıs'tan bile şaraplar getiriliyor.Z Wiktorii pochodzą nawet wina musujące.
Fırıncılar günlük olarak ekmek çıkartırdı ve şarap, sudan sonra en önemli içecekti.Grecy upowszechnili wino jako napój codzienny oraz uczynili z niego najważniejszy towar eksportowy.
Burada her yıl Ağustosun sonunda Şarap Festivali düzenlenir.Co roku w sierpniu odbywa się tutaj uroczystość poświęcenia winogron.
Şarap üretimi ve depolamak için kullanılmıştır.Służyło do przechowywania wody lub wina.
Likör aynı zamanda şampanya ve beyaz şarapla da servis edilebiliyor.Może być łączony z szampanem lub białymi winami.
Asenovgrad şarapları ülkenin her yerinde beğenilmektedir.Winorośl jest powszechnie uprawiana na terenie kraju.
Anlatım esnasında, dört bardak şarap tüketilir.Po każdym przesypaniu się piasku wybijane było pół szklanki.
Bunun yanı sıra köpüklü şaraplarda mevcuttur.Podobnie wygląda wpływ pijawek na hodowle kaczek.
28 Nisan 1945'te şarapnel tarafından bacağa yaralandı.W lutym 1945 roku w Gdyni amputowano mu nogę.
Daha sonra şişe bir şarap etiketinin uygulandığı bir etiketleyiciye girer.Tego typu oznaczenie jest umieszczane na etykiecie butelki zawierającej wino odmianowe.
Vintage şarapları ise en az 20 sene fıçıda olgunlaşmak zorundadır.Wina czerwone muszą być starzone w beczkach przynajmniej 18 miesięcy.
Çoğu şarap üzümden yapılsa da, diğer meyvelerden veya zehirli olmayan bitkilerden de yapılabilir.Istnieje wiele rozmaitych win wyprodukowanych z innych owoców, także tropikalnych.
Köpüklü şarap yapımına da elverişlidir.Z imbiru można również robić wino.
Kimi üreticiler bu aşamada şarap fıçısı kullanır.Niektórzy producenci oferują wino starzone w dębowych beczkach.
Meyve şarabı, üzüm dışındaki meyvelerden üretilen şarapların genel adıdır.Wino owocowe – napój winiarski wytwarzany na bazie owoców innych niż winogrona.
Şarap içmek Türklerde büyük günah sayılır.لواط liwāṭ) jest grzechem w islamie.
Türkiye toprakları dünyanın en eski şarap bölgelerinden biridir.Włochy są jednym z najstarszych regionów uprawy winorośli na świecie.
Açılış töreninde sınırsız şarap ve helva ikram edildi.W czasie uczt wylewano na jego cześć puchar niezmieszanego wina.
Uruguay'da üretilen en popüler şaraplar Tannat üzümlerinden elde edilen kırmızı şaraplardır.W Chile dużą popularność zdobyły wina różowe, produkowane na rynek lokalny.
Şarap üretimi, balıkçılık ve özellikle 1990'lardan itibaren turizm başlıca iktisadi etkinliklerdir.Rybołówstwo i przemysł rybny, a w ostatnich latach turystyka, stanowią podstawę rozwoju miasta.
Yunanların pembe şarap ve beyaz şarabın yanı sıra kırmızı şarap yapmayı da bildikleri düşünülmektedir.Wino różowe można też uzyskać przez zmieszanie wina czerwonego z białym.
Patlamanın ardından Heydrich'in vücuduna şarapnel parçaları isabet etti.Wówczas z pomocą dźwigu wydobyto ciało Heemeyera.
Benim gibi ol ve bir kadeh şarap iç.Bądź jak ja i wypij kieliszek wina.
İsveç şarabı, İsveç'te üretilen şaraplara verilen addır.Svenska viner är viner framställda i Sverige.
Bir örnek, ekmek, bira ve şarap yapımında kullanılan Saccharomyces cerevisiae'dır.Ett exempel är Saccharomyces cerevisiae, som används vid framställning av vin, bröd och öl.
Ne yazık ki şarap üretilmemektedir.Vintillsatsen är inte nödvändig.
Bu da Arnavutluk'u, Avrupa'daki en eski şarap üreticilerinden biri haline getirmiştir.Georgien är en av Europas äldsta vinproducenter.
Doğu Avrupa'da şarap ihtiyacının büyük bir kısmı burada üretilir.De allra flesta tunisiska vinerna produceras här.
Savaşın ardından Krum, Nikiforos’un kafatasını gümüşle kaplattı ve onu şarap bardağı olarak kullandı.Efter slaget lät Krum ingjuta Nikeforos kranium i silver, vilket han sedan använde som en vinbägare.
Şarap İtalya'da oldukça popülerdir.Den är speciellt vanlig i italienska viner.
Bölgede şarap üretimi yapılmaktadır.Detta gör att vinodling är möjligt i området.
Bir gece kadın bayılmak üzereyken anlatıcı ona bir kadeh şarap vermek ister.När hon ska få preparatet ber hon honom om ett glas portvin.
Ayrıca ülkede küçük bir şarap endüstrisi vardır.En del har även litet vinäger i.
Şaraplar koku açısından iki adımda incelenir.Alkohol bryts ned i levern i två steg.
İlgili Sayfalar