şarap ile cümle

şarap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bileşiğin aroması taze şaraplarda daha keskindir.Der Hinternacken ist mehr schimmernd bronzefarben.
Hakikat şaraptadır.La vérité est dans le vin.
Şarap, üzümden yapılır.Les raisins sont transformés en vin.
Benim şarap şişemi çaldılar!On m'a volé ma chopine !
Tom, pahalı şarap ve ucuz şarap arasındaki farkı söyleyemez.Tom est incapable de faire la différence entre un vin de qualité et de la piquette.
Umarım şarap senin zevkine göredir.J'espère que le vin est à ton goût.
Neden bizimle şarap içmek için kalmıyorsun?Pourquoi ne restes-tu pas boire du vin avec nous ?
Şarap içtim.J'ai bu du vin.
Çocuklar şarap içemezler.Les enfants ne peuvent pas boire de vin.
Beyaz şarap alayım lütfen.Je prendrai du vin blanc, s'il vous plaît.
Şarap veya tuz içeriğinin etkisi üzerinde hiçbir zaman çalışma yapılmamıştır.L’effet du vin ou de la teneur en sel n’ont jamais été étudiés.
Onun için vazgeçilmez iki şey kaz kızartması ve şaraptır.Il ne jure que par deux choses: ses haches, et le vin.
Fransız şarap endüstrisinin yarısı ellerindedir.La viticulture occupe la moitié de l'activité agricole.
Bölge, şaraplarıyla ünlüdür.La région est connue pour ses vins.
Meşhur beyaz ve kırmızı bordo şarapları burada yapılır.On y produit des vins blancs et rouges renommés.
Asenovgrad şarapları ülkenin her yerinde beğenilmektedir.À noter que les vins de Lantosque sont très appréciés par toute la vallée.
Şaraplar önerilen sıcaklıkta servis edilmeli, özellikle kırmızı şaraplar havalandırılmış olmalıdır.La maîtrise des températures est une nécessité, en particulier pour un vin rosé.
Ailem okula gidip gitmediğime ya da beyaz şarapla sarhoş olduğuma ilgi duymadı.I want to wait until I'm married, or at least really drunk.
İlahi aşkla kendini kaybedip vecde garkolmak da şarapla sarhoş olmaya benzetilir.S'endormir dans les vignes du seigneur : être ivre mort.
Ya kocasını öldürecek, ya puta tapacak ya da şarap içeceklerdi.Il lui fallait cet individu ou on fermait le café.
Bir büyük yudum şarap ağza alınır.Le vin est particulièrement long en bouche.
Rabinik kurallara göre, Seder’de dört bardak şarap içilmelidir.Durant le séder, c'est une obligation pour les hommes et les femmes de boire quatre coupes de vin.
Bu dönemde şaraplardan da bu konuda kullanmaya başlıyorlar.Il a coutume de boire du vin à ces occasions.
Bunun yanı sıra köpüklü şaraplarda mevcuttur.C'est le cas notamment des vins de Champagne.
Bu şaraphane 55 milyon kilogram kadar üzümden 35 milyon litre civarında şarap üretmiştir.Cette vigne ancienne ne produit que 35 à 55 kilos de raisins par vendange.
Bu kısıtlamalar nedeni ile bu şaraplar az miktarda üretilir.Ce vin est produit en faible quantité.
Bir yaşlı kadın şarapnelle yaralandı .Une femme a été blessée par un éboulement.
Ana madde: Şarap Şarap yaygın olarak tüketilir ve en seçkin, en sağlıklı içecek olarak kabul edilirdi.Le vin était largement consommé et était considéré comme une boisson prestigieuse et saine.
Ayrıca şarap tüketimi de oldukça yaygındır.Par contre la consommation de vin est conséquente.
Kimi rakı sever, kimi şarap.Ils discutent aimablement, veulent du vin.
Şarap Tanrısı Dionysos Adalar'a geçer.Le vin est offert aux hommes par le dieu Dionysos.
Şarap, kahve ve çay da servis edildi.Le caoutchouc, le thé et le café sont atteints.
Büyükbabamın akrabaları şarap üreticisiydi.Son grand-père maternel était un marchand de vin.
Oinokhoe ise bir şarap testisiydi.Elle devait ressembler à un verre de Guinness.
Her yıl şarap festivali düzenlenir.Fête annuelle du vin.
Şaraplar koku açısından iki adımda incelenir.Examen olfactif du vin par deux moines.
Köpüklü şarap yapımına da elverişlidir.On fait aussi du vin de noix.
Düğünün sonuna doğru şarap biter ve Meryem oğluna "şarapları kalmadı" der.Le vin venant à manquer, la mère de Jésus lui dit « Ils n’ont pas de vin ».
Yılda 5.404.975 kilo şarap elde edilip Avrupa'ya ihraç edilir.1 500 000 livres de taille sont levées par an en France en 1507.
Bu şarap kalitesini gösterir.C'est une marque de qualité du vin.
Şarap içmezler, domuz eti yemezler.Vous n'avez pas demandé du vin, mais de la bière.
Wimbledon'ın ardından Şarapova Amerika Açık serilerine katılmıştır.Vainqueur à Wimbledon et à l'US Open.
Şarapova 2005'i de dört numara bitirdi, fakat Rusya sıralamasında bir numaraya yükseldi.Biondi termine seulement cinquième, une déception de plus pour le camp américain.
Kuvvetli kırmızı şarap ile tüketilmesi tavsiye edilir.Éteindre ces ardeurs par un vin rouge intense est recommandé.
Roma zamanlarında itibaren teraslı bahçelerde üzüm yetiştirilir ve şarap üretimi yapılır.Déjà les romains y plantent des vignes et fabriquent du vin.
Tedavi amaçlı tüketim dışında Antik Yunanistan'da kadınların şarap içmesi hoş karşılanmazdı.Hors de ces applications thérapeutiques, la société grecque réprouve la consommation de vin par les femmes.
Yanında ona eşlik edecek bir de şarap varsa, bu basit yemek bir ziyafete dönüşür.Bien que corsée, elle se boit facilement à l'apéritif et peut accompagner un repas simple.
Kadın bunu bir şarap şişesine boşaltır.Il promettait une bouteille de vin pour la réponse.
Bozcaada, şaraplık üzümleri ve şaraplarıyla ünlüdür.L'Alsace est très connue pour son vin, sa bière et sa choucroute.
12:17 Maaser Şeni şarap ürünlerini Kudüs'ün dışında tüketme Deut.12:17) Il est interdit de consommer la seconde dîme de vin en dehors de Jérusalem (Deut.
Burada her yıl Ağustosun sonunda Şarap Festivali düzenlenir.Une fête des vins a lieu chaque année, lors du dernier week-end d'octobre.
Türkiye bu tip şarapların üretimi Selçuk ilçesi Şirince köyü ile özdeşleşmiştir.Pendant cette période, le vin produit dans cette partie de l'Égypte était réputé.
Ketāb al-šarāb İçecekler (şarap) hakkında kitap.Om den Van den Abeele-Beker.
Ama az üretilen her şarap butik değildir.Tous les vins de pays n'ont cependant pas été transformés en vins sous IGP.
Daha sonra Tekel işletmeleri kurularak şarap üretimini canlandırma çalışmaları başlatıldı.Les institutions ont alors réagi et ont commencé à élaborer des solutions concrètes pour la viticulture.
O zaman bu göle şarap döker, içen atlar sarhoş olurlar.Ce liquide sera versé dans la boisson des chevaux malades.
Cüce, çıplak olduğu tabloda ise şarap tanrısı Bacchus kılığındaydı.Sur le plafond sont peints des reliefs à la gloire du dieu du vin, Bacchus.
Şiraz Şarabı geleneksel şaraptan farklı bir biçimde yapılır.Les vins sont produits de façon traditionnelle.
Bazı tariflere göre et kendi suyunda pişirilir ve suyunu erken çekerse beyaz şarap eklenir.L'un des eux est chargé de lui apporter de la nourriture et du vin pendant qu'il tiendra l'autre en otage.
Beyaz şarap sever misin?¿Te gusta el vino blanco?
İlgili Sayfalar