Elinde şapkasını taşıdı.Nesl klobouk v ruce.
Elinde şapkasını taşıdı.Niesol klobúk v ruke.
Elinde şapkasını taşıdı.Nosił czapkę w ręku.
Elinde şapkasını taşıdı.Ông mang chiếc mũ của ông trong tay.
Elinde şapkasını taşıdı.Portava il cappello in mano.
Elinde şapkasını taşıdı.Vitt a kalapját a kezében.
Elinde şapkasını taşıdı.Κουβαλούσε το καπέλο του στο χέρι του.
Elinde şapkasını taşıdı.Він носив капелюха в руці.
Elinde şapkasını taşıdı.Он носил шляпу в руке.
Elinde şapkasını taşıdı.Той носеше шапката си в ръка.
Elinde şapkasını taşıdı.فحمل قبعته في يده.
Elinde şapkasını taşıdı.彼女はパーラーのオープンドアを見て、ドアの後ろに立っていた。
En çok sevdiğim şapkam.Barang paling berhargaku.
En çok sevdiğim şapkam.Chị thích nó nhất đấy.
En çok sevdiğim şapkam.Det är min mest älskade.
En çok sevdiğim şapkam.E' quello a cui tengo di più.
En çok sevdiğim şapkam.Era caciula mea preferata.
En çok sevdiğim şapkam.Es ist meine liebste.
En çok sevdiğim şapkam.Het is mijn meest geliefde.
En çok sevdiğim şapkam.Είναι το αγαπημένο μου.
En çok sevdiğim şapkam.Она моя самая драгоценная.
En çok sevdiğim şapkam..إنها أكثر شيء عزيزٍ على قلبي
En çok sevdiğim şapkam.じっとしてろよ 僕が降りてくからね
'En ufak bir fikrim yok, "dedi Şapkacı."Aku tidak tahu sedikit pun," kata Hatter.
'En ufak bir fikrim yok, "dedi Şapkacı."Én nem a legkisebb gondolat," mondta a Kalapos.
'En ufak bir fikrim yok, "dedi Şapkacı.'Eu não tenho a menor idéia ", disse o Chapeleiro.
'En ufak bir fikrim yok, "dedi Şapkacı."Ich habe nicht die leiseste Ahnung", sagte der Hutmacher.
'En ufak bir fikrim yok, "dedi Şapkacı.'Ik heb geen flauw idee,' zei de Hoedenmaker.
'En ufak bir fikrim yok, "dedi Şapkacı."Jag har inte den blekaste aning, sade Hatter.
'En ufak bir fikrim yok, "dedi Şapkacı.Jaz se niti najmanjše ideje, "je dejal Klobučar.
'En ufak bir fikrim yok, "dedi Şapkacı."Jeg har ikke den mindste idé," sagde hattemageren.
'En ufak bir fikrim yok, "dedi Şapkacı."Je n'ai pas la moindre idée, dit le Chapelier.
'En ufak bir fikrim yok, "dedi Şapkacı.'내가 조금이라도 생각하지 않은'이 해터했다.
'En ufak bir fikrim yok, "dedi Şapkacı."Minulla ei ole aavistustakaan," sanoi Hatter.
'En ufak bir fikrim yok, "dedi Şapkacı."Nemám nejmenší tušení," řekl Kloboučník.
'En ufak bir fikrim yok, "dedi Şapkacı."Nemám tušenie," povedal Klobučníka.
'En ufak bir fikrim yok, "dedi Şapkacı."Nie mam najmniejszego pojęcia, powiedział Kapelusznik.
'En ufak bir fikrim yok, "dedi Şapkacı.'Non ho la più pallida idea,' disse il Cappellaio.
'En ufak bir fikrim yok, "dedi Şapkacı."No tengo la menor idea-dijo el Sombrerero.
'En ufak bir fikrim yok, "dedi Şapkacı."Nu am nici cea mai mică idee", a spus Hatter.
'En ufak bir fikrim yok, "dedi Şapkacı."Tôi không phải là ý tưởng nhỏ" Hatter.
'En ufak bir fikrim yok, "dedi Şapkacı."Δεν έχουν την παραμικρή ιδέα", είπε ο Καπελάς.
'En ufak bir fikrim yok, "dedi Şapkacı."Аз не съм най-малка представа - каза Шапкаря.
'En ufak bir fikrim yok, "dedi Şapkacı."Я не малейшего представления о том, сказал Шляпник.
'En ufak bir fikrim yok, "dedi Şapkacı."Я не найменшого уявлення про те, сказав Капелюшник.
'En ufak bir fikrim yok, "dedi Şapkacı."אין לי שמץ של מושג," אמר הכובען.
'En ufak bir fikrim yok, "dedi Şapkacı."أنا لم أدنى فكرة ،' وقال حتر.
'En ufak bir fikrim yok, "dedi Şapkacı."また私、"三月うさぎ。アリスは疲れてため息をついた。
Eski bahçıvan onun kel kafasına şapkasını geri itti ve onu bir dakika baktı.Az öreg kertész tolta vissza a kupakot a kopasz fejét, és bámult rá egy percig.
Eski bahçıvan onun kel kafasına şapkasını geri itti ve onu bir dakika baktı.Den gamle gartner skubbede kasketten tilbage på sit skaldede hoved og stirrede på hende et øjeblik.
Eski bahçıvan onun kel kafasına şapkasını geri itti ve onu bir dakika baktı.De oude tuinman schoof zijn pet weer op zijn kale hoofd en staarde haar een minuut.
Eski bahçıvan onun kel kafasına şapkasını geri itti ve onu bir dakika baktı.Der alte Gärtner schob seine Mütze wieder auf seinem kahlen Kopf und starrte sie einen Moment.
Eski bahçıvan onun kel kafasına şapkasını geri itti ve onu bir dakika baktı.El viejo jardinero se echó la gorra de nuevo en su cabeza calva y la miró fijamente un minuto.
Eski bahçıvan onun kel kafasına şapkasını geri itti ve onu bir dakika baktı.Grădinar vechi împins capacul înapoi pe capul lui chel şi se uită la ea un minut.
Eski bahçıvan onun kel kafasına şapkasını geri itti ve onu bir dakika baktı.Il vecchio giardiniere ha spinto indietro il berretto sulla testa calva e la fissò un minuto.
Eski bahçıvan onun kel kafasına şapkasını geri itti ve onu bir dakika baktı.오래된 정원은 그의 대머리에 다시 자신의 모자를 밀고 그녀의 순간에 보았다.
Eski bahçıvan onun kel kafasına şapkasını geri itti ve onu bir dakika baktı.Le vieux jardinier a poussé sa casquette sur son crâne chauve et la regarda fixement une minute.
Eski bahçıvan onun kel kafasına şapkasını geri itti ve onu bir dakika baktı.Người làm vườn cũ đẩy mũ trên đầu hói của mình và nhìn chằm chằm vào phút cô một.
Eski bahçıvan onun kel kafasına şapkasını geri itti ve onu bir dakika baktı.O velho jardineiro empurrou o boné para trás em sua cabeça calva e olhou para ela de um minuto.
Eski bahçıvan onun kel kafasına şapkasını geri itti ve onu bir dakika baktı.Para tukang kebun tua mendorong topinya kembali kepalanya yang botak dan menatap satu menit itu.