Tom genellikle siyah bir şapka giyer.Tom lleva con frecuencia un sombrero negro.
O, şapka takmak istemiyor.No quiere llevar sombrero.
Temmuz 2013'te Johnny Depp'in Şapkacı olarak döneceği açıklandı.En julio de 2013, se anunció que Johnny Depp volvería como el Sombrerero.
Bir kovboy şapkasıdır.Él tiene un sombrero de vaquero.
Johnny Depp, Tarrant Hightopp, Çılgın Şapkacı rolünde.Johnny Depp como Tarrant Hightopp, El Sombrerero.
Sonia, sahibi olduğu şapka dükkanını kaybetti, Lovecraft da bir türlü iş bulamıyordu.Greene tuvo problemas de salud y perdió su tienda de sombreros y Lovecraft no era capaz de encontrar trabajo.
Erkeklerin hepsi siyah giymiş ve çoğunluğu şapka takmıştır.Los hombres se encuentran vestidos de negro y muchos de ellos con sombrero de copa.
Kafasına hep bir şapka takar.Aparentemente siempre trae una gorra.
Stetson, bir şapka türü.Fedora, un tipo de sombrero.
Şapka giyilmesine ilişkin kanun da 25 Kasım 1925'te kabul edildi.La confección de los bocetos se firmó el 25 de octubre de 1944.
Ana madde: Şapka Kanunu Atatürk 23 Ağustos 1925'te Kastamonu'ya gelmiştir.El cambio del código de vestimenta iniciado por Atatürk comenzó en Kastamonu el 23 de agosto de 1925.
Harry Seçmen Şapka'yı kafasına takar ve içinden Godric Gryffindor'un kılıcı düşer.También le da el Sombrero Seleccionador en el cual aparece la espada de Godric Gryffindor.
Beyni şapkanın altındadır.Trancelín en el sombrero.
Bu sırada, Cheshire Kedisi (Sırıtan Kedi) Alice'e Çılgın Şapkacı'ya kadar rehberlik eder.El Gato de Cheshire invita a Alicia a que observe una danza de langostas.
Kafası o kadar büyüktür ki hiçbir şapka ona olmaz.El deel tiene la apariencia de un abrigo grande cuando no se usa.
Oyuncu oyuna 10 şapkayla başlar.El jugador comienza con tres.
Bu dönemde sarığını çıkarak hasır bir şapka giymeye basladı.Por entonces, recuerda que comenzó a llevar obsesivamente sombreros.
Tuhaf şapkalar takan bir denizci gibidir.Un gorro de marinero, o gorro marinero, es una prenda característica de la marinería militar.
Malezya'da Sabah stili konik şapkalar.Pipas prehipánicas de Chile.
Şapkacı, "pek çok farklı kişiden ve onların uç yanlarından oluşmaktadır."Sé que habrá muchas otras personas, muchas interjecciones."
Ressam, çalışan kadınları, kadın şapkacılarını ve çamaşırhaneleri resmetmeye başladı.También comenzó a pintar mujeres trabajando como modistas o lavanderas.
2. keçeden yapılmış (Şapka).Segunda Clase (Corbata).
Tipik bir şapkaları vardır.Tienen un traje típico propio.
Bu şapka üzerinde iyi durdu.Quel cappello ti sta bene.
Bu şapka bana on dolara mal oldu.Questo cappello mi è costato 10 dollari.
Onu giydiği şapkadan tanıdım.L'ho riconosciuto dal cappello che indossava.
Onun yeni bir şapka giydiğini fark ettim.Ho notato che indossava un cappello nuovo.
Bu, aradığım şapka.Questo è il cappello che stavo cercando.
Kahverengi bir elbiseye uyacak bir şapka arıyorum.Sto cercando un cappello da abbinare ad un abito marrone.
Çok soğuk olduğu için dün bir şapka giydim.Siccome era molto freddo, ieri ho indossato un cappello.
Bu şapka senin.Questo cappello è tuo.
Tom dışında herkes şapka takıyor.Tutti tranne Tom indossano un cappello.
Tom'a bir şapka giymesini söyledim.Ho detto a Tom di mettersi un cappello.
Şapkamı nereye koyduğumu unuttum.Ho dimenticato dove ho messo il mio cappello.
Şapkan ve elbisen içinde seni görmeye can atıyorum.Non vedo l'ora di vederti con il tuo cappello e il tuo vestito.
Şapkamı nereye koyduğumu gördün mü?Hai visto dove ho messo il mio cappello?
Tom bazen bir şapka giyer.Tom a volte indossa il cappello.
F208a: Koyu Fötr Şapkalı Otoportre Vincent'ın ilk otoportrelerinden biridir.F208a: Autoritratto con cappello di feltro scuro è tra i primi autoritratti di Vincent.
Rose, klipte St. Louis Cardinals'ın baseball şapkasını giyerken görülür.Rose appare con un cappellino della squadra di baseball St. Louis Cardinals.
Ayrıca, Panama denen şapkaların yapımında da kullanılır.È nota per la produzione del cappello di Panamá.
Geleneksel şapka gwanmo olarak adlandırılır ve özel anlamı bu giysi parçasına bağlanır.Il cappello tradizionale si chiama gwanmo ed esso è attribuito un significato particolare.
Şapka gibi giyilmekle da kapsayacak şekilde uzanır.Ama vestirsi ancora come se lo fosse.
Bir şapka türü.E un cappello.
Tavşan kulaklı bir şapka giyerek dolaşır.Indossa sempre delle orecchie da coniglio.
Turuncu şapkası ve sarı lamelleri vardır.Possiedo guanti e sciarpa rossi.
Fare kulaklı bir şapka takar.Indossa un cappello con orecchie da gatto.
Şapka, onu takan kişiye muazzam güçler vermektedir.È una sfera che dona immensi poteri a chi la possiede.
Erkek giyiminde ileri yaşlarda şapka ve kasket kullanmaktadır.In età matura si consumano solamente i cappelli.
Daha sonra Hasır Şapkalarla karşılaşmış ve güçlerini birleştirmişlerdir.Dopo i frigi giunsero i lidi e poi i persiani.
Andrea, Dale'in anısına sık sık onun balıkçı şapkasını takar.La camicia di David ricorda molto quella di Ash.
Bunun için şapkayı orada giyeceğim.” der."Le farò indossare quell'abito orrendo io stessa!"
Beyni şapkanın altındadır.Cistidi che si trovano sul cappello.
Kocaman karga burunlu, kambur olup sivri uçlu bir şapka giyer.È alto e massiccio e indossa un cappellino militare.
Şapkalara ve çoraplara bayılır.Ama le bambole e i maglioni nuovi.
Bu nedenle "takunya-şapka" (ゲタ帽子, geta-bōshi) diye çağrılır.Per questo era soprannominato "Schlächter von Płaszów" (il macellaio di Płaszów).
Soğuk Moskova kışlarında kendi başına şapka takmak en iyisidir.В холодные московские зимы лучше носить на голове шапку.
Bu şapka benim için biraz küçük.Эта шляпа мне маловата.
Bu şapka bana on dolara mal oldu.Эта шляпа стоила мне десять долларов.
Şapkanı çıkar.Сними шапку.
Şapkasını almak için geri döndü.Он вернулся, чтобы забрать свою шляпу.