Şansımıza, x'ler sadeleşir.Lucky for us, the x's cancel out.
Alet kullanmamız hayatta kalma ve üreme şansımızı artırmış olmalı.Tool use must have enhanced our survival, mating and so on.
Şansınız oldukça az.Your chances are very low.
Başka şansları yok.They don't have any conveniences.
Başkan seçimleri için 9 olası adayımız var. 9 kişinin başkan olma şansı var.There's going to be nine possibilities for President.
Şanslıyım ki aynı anda birden fazla resim ortaya çıktığı için, birinden birine geçiş yapabiliyorum.But luckily with the number of paintings happening, I can kind of move between one and another.
Ve kapıyı açmak için tek şansım var.And I only have one chance.
Yani şanslıysanız ve bu adama doğru kapıyı sorarsanız, o size söyleyecektir. -So if you happened to be lucky and you ask this guy the correct door, he would tell it to you.
Biliyorsunuz sıklıkla insanlarla konuşuyorum ve onlar diyorlar ki: " Sizce, seçim şansımız var mı?You know, a lot of times people, I talk with people and they say:
Ve sonunda, eğer şanslıysanız, uzmanlığa erişirsiniz.And eventually, if you're lucky, you achieve mastery.
Her atışımda % 30 basket yapma şansım olsun.Every time I take a shot I have a 30% chance of making it.
Bunun olma şansı yüzde otuz.This is a 30% chance of happening.
Benim hayalim yoksullara bir şans vermekMy dream is to give the poor a chance
Bana yaşama şansımın yüzde 40 olduğunu söyledier.I was told I had a 40 percent chance of survival.
Ben şanslıydım çünkü çok seçeneğim vardı.And I was lucky because I had lots of options.
Söylemiştim, şanslı mıyım, yoksa bir dahi miyim?Am I lucky, or am I just a genius?
- Bir ulusal güvenlik meselesi var. - İyi şanslar.- We have a national security matter.
Şanslı günüm.Yes!
NASA, işini şansa bırakmaz.At NASA, we don't take chances.
Yarın, Florida'da iyi şanslar.Good luck in Florida tomorrow.
Tanrı yardımcınız olsun ve iyi şanslar.Godspeed and good luck to you.
Burası bizim tek kurtuluş şansımız.Come on! This way is our only chance!
- İyi şanslar, Freedom.Good luck, Freedom.
Mekikle bağlantıyı kaybedersek, bombayı kontrol etme şansımız olacak mı?If we lose the shuttle com, when do we lose the ability to remote detonate that nuke?
Eğer şimdi yapmazsak, bir daha yapma şansımız yok.If we don't do it now we could lose control, and we may never get it back.
İyi şanslar ve Tanrı sizi korusun. Bir tane geliyor.Good luck and God bless.
Haydi. Sana karşı şansımı denemem, Harry.I ain't drawin' against you, Harry.
En iyi girişimciler asla şanslı değildir. Siz kendi şansınızı yaratırsınız.So world-class entrepreneurs are never lucky.
Çok kolay bulaşıyor olmasına rağmen şansımıza orta derecede güçlüydü.It was easily transmitted, but, luckily, was pretty mild.
Çok şanslıyız ki, nefes kesici biomedikal gelişmeler devrinde yaşıyoruz.Luckily for us, we live in an era of breathtaking biomedical advances.
Şansımıza bu seneki virüs saldırgan değildi.Luckily, this year's flu was relatively mild.
Bu "şanslıyız" kısmını gelişmekte olan dünyada hiç kimse aşılanmamış olduğu için söylüyorum.I say, "luckily" in part because virtually no one in the developing world was vaccinated.
Şans / Ölüm / Para Sınırlaması biri diyor ki:Luck/ Death/ Money Limitation] And a person says: "I want a healthy body",
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.literally, somebody who had not been blessed by fortune, an unfortunate.
Bugün 4.000 çocuğun bu bulaşıcı hastalıklar için ücretsiz olarak Copacabana'ya gitme şansı var.Today, 4,000 kids have the chance to run in Copacabana free of any of those infectious diseases.
Eğer çalışıyorlarsa, harika, şanslısınız.If they work, great, you're lucky.
Gezegenin korunmasında rol almak isteyen sıradan insanlara bir şans verecek.It would give everyday citizens a chance to play a role in the protection of the planet.
Bu bölge en alışılmadık, şans eseri Karayiplerden gelen Galapagos canlılarına ev sahipliği yaparThey are home to the most unlikely Galapagos residents chance immigrants from the Caribbean
Peki 2 no.lu oda neden 2/3 şanslı?Why is door #2 two-thirds?
Altı ay sonra Japonya'ya gitme şansı doğdu.Six months later I had the chance to go to Japan.
Ve bu %51.2 şans.And I said, well, it's 51.2% chance.
Ve sorum: takımımın yenme şansı nedir?So my question is, what are our chances of winning?
Veya başka bir türde bakarsak, en az bir tanesini atma şansim nedir?Or another way of viewing this is I have-- so what's my chance of making at least one?
Bunden 1 çıkartırsak 0.992 olur O da %99.2 şansla aynıYou take 1 minus this, you get 0.992, which is the same thing as 99.2% chance.
Yani maçta en az berabere kalma şansım %99.2So I have a 99.2% chance of at least tying the game.
Bu da 1 eksi benim iki atışı da potaya sokamama şansımama eşit.So it would be 1 minus the chances of me missing both shots.
2 atışı da kaçırma şansı ne?What's the chances of missing two shots?
Üst üste iki atışı kaçırma şansı %4.It's a 4% chance of missing two shots, two in a row.
Belki tüm bu olanlar bile inanilmaz bir şans eseriydi.Maybe even that was incredibly lucky.
Şans işte, sanırım.Just lucky, I guess.
Yani bir şansımız var, dünyanın o köşesinde yeni bir gelecek yaratmak için.So we have a chance to create a new future in that part of the world.
Bir şansımız var, gidip oranın geleceğinin dünyaya açık olduğunu düşünmek için.We have a chance to go and to think of the future as something which is open to the world.
Ve bunu NASA yapmazsa, Çin yapabilir veya bu odadaki herhangi birinin de şansı var.And if NASA doesn't do it, China might, or somebody in this room might write a big check.
Sen de şanslı gününde değilmişsin !How bad luck you are!
Şans her zaman gülmez !Everybody's in a bad luck!
Çok şansızım .How bad luck I have.
Hayır ! Şanslısın !You are lucky.
Onu tanıma şansım olmadı.I never knew him in real life.
5'te 3 şansınız var.So you have a three-fifths chance
Onu orada görebilme şansın var mı?" diyorlar.Is there a chance you'll see her there?"