Ana içeriğe geç
Sözlük

şans ile cümle

şans kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Şansımıza inanamıyorum.I can't believe our luck.
Şansıma inanamıyorum.I can't believe my luck.
Bir başka şans buldum.I got another chance.
Tom'a bir şans daha vermeliydin.You should've given Tom another chance.
Şanslıyım ki onu hala yapabilirim.I'm lucky I can still do that.
Şanslıyım ki onu hala yapabiliyorum.I'm lucky that I'm still able to do that.
Şanslıyım ki kimse onu yaptığımı görmedi.I'm lucky that no one saw me do that.
Şanslıyım ki hiç kimse onu yaptığımı görmedi.I'm lucky that nobody saw me do that.
Şanslıyım onu yapabilirim.I'm lucky I can do that.
Onu yapabildiğim için şanslıyım.I'm lucky that I can do that.
Şans döndü.Luck turned.
Şansım değişti.My luck has changed.
Sami şans aramak için Kanada'ya gitti.Sami went to Canada, looking for opportunity.
Sami kendisini hâlâ şanslı sayıyor.Sami still considers himself lucky.
Sami hâlâ kendisini şanslı kabul ediyor.Sami still considers himself lucky.
Hala onu yapabildiğim için şanslıyım.I'm lucky to still be able to do that.
Bunu yapabileceğime dair bir şans olduğunu sanmıyorum.I don't think there's any chance that I'll be able to do that.
Tom'un bunu yapmana izin vermesinin bir şansı olduğunu sanmıyorum.I don't think there's any chance that Tom will let you do that.
Tom'un sana yardım etmesi için bir şans olacağını sanmıyorum.I don't think there's any chance that Tom will help you.
Tom çok, çok şanslıydı.Tom was very, very lucky.
Sami çok şanslıdır.Sami is so lucky.
Sami şansını kaybetti.Sami was down on his luck.
Sami şansını kaybediyordu.Sami was losing his fortune.
Sami iyi şans umut ediyordu.Sami was hoping for good luck.
Bunu yapmak için hiç şansım olmadı.I never had a chance to do that.
Sami ikinci şansa inanıyordu.Sami believed in second chances.
Mary sansasyonel görünüyordu.Mary looked sensational.
Tom'a ikinci bir şans verilmesi gerekiyor.Tom needs to be given a second chance.
Tom'a ikinci bir şans verilmeli.Tom needs to be given a second chance.
Onu yapma şansım olmadı.I've had no chance to do that.
Onu yapmak için bir şansım olmadı.I haven't had a chance to do that.
Tom sana bir şans daha verecek.Tom will give you another chance.
Tom sana bir başka şans verecek.Tom will give you another chance.
Tom'un bunu yapmak için sadece tek bir şansı olacak.Tom will have only one chance to do that.
Tom, Sanskritçe anlamaz.Tom does not understand Sanskrit.
Peki, şanslı olan kim?So, who's the lucky one?
Kendimi bir hayli şanslı hissettim.I felt rather lucky.
Başka bir şansım vardı.I had another chance.
Tom'un o hakkı elde etmek için sadece bir şansı olacak.Tom will have only one chance to get that right.
Umarım bir dahaki sefere Boston'da seninle görüşmek için bir şansım olur.I hope I'll get a chance to see you next time I'm in Boston.
Geçen yaz Boston'a gitmek için bir şansım vardı ama gitmedim.Last summer, I had a chance to go to Boston, but I didn't go.
Bu yıl tekrar Boston'a geri geleceğin konusunda bir şans var mı?Is there any chance you'll come back to Boston again this year?
Tom kadar şanslı değilim.I'm not as lucky as Tom.
Tom ile hiç konuşma şansım olmadı.I never had a chance to talk to Tom.
Burada olmakla şanslıyız.We're lucky to be here.
Tom ve Mary, John burada olmadığı için şanslı.Tom and Mary are lucky that John isn't here.
Sanırım şanslı bir adamım.I think I'm a lucky guy.
Şanslı bir adam olduğumu düşünüyorum.I think that I'm a lucky guy.
Er ya da geç şansın bitecek.Sooner or later, your luck will run out.
Şansın er ya da geç bitecek.Your luck will run out sooner or later.
Sen benden daha şanslısın.You're luckier than me.
Bir iş bulacak kadar şanslıydım.I was lucky enough to find a job.
İşi gerçekten alacağım şans nedir?What're the chances I'll actually get the job?
Bunu yapabilmek için şanslıydım.I was fortunate to be able to do that.
Bir dahaki sefere, bu kadar şanslı olmayabilirsin.Next time, you might not be so lucky.
Bir dahaki sefere, bu kadar şanslı olmayabiliriz.Next time, we might not be so lucky.
Bize bir şans daha tanı.Give us one more chance.
Lütfen bize bir şans daha ver.Please give us another chance.
Şansıma o kararı vermek zorunda kalmadım.Luckily, I didn't have to make that decision.
Tom gerçekten şanslıydı.Tom was really lucky.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod