Tom, bunu yapabildiği için şanslı.Tom is fortunate that he was able to do that.
Tom, Mary'ye ikinci bir şans vermeye karar verdi.Tom has decided to give Mary a second chance.
Sanırım Tom, Mary'ye ikinci bir şans vermeli.I think Tom should give Mary a second chance.
Tom, bunu yaparken yardım aldığı için şanslıydı.Tom was lucky to have had help doing that.
Tom bunu burada yapabileceği için şanslı.Tom is fortunate that he can do that here.
Tom, Mary orada onunla olmadığı için şanslıydı.Tom was lucky Mary wasn't there with him.
Tom takımında Mary'ye sahip olduğu için çok şanslı.Tom is so lucky to have Mary on his team.
Tom ve Mary ikisi de şanslı, değil mi?Tom and Mary are both lucky, aren't they?
Tom, Mary onunla orada olmadığı için şanslı.Tom is lucky Mary isn't there with him.
Tom, Mary henüz bunu yapmadığı için şanslı.Tom is lucky Mary hasn't done that yet.
Tom ve Mary pazartesi olmadığı için şanslılar.Tom and Mary are lucky it's not Monday.
Tom takımında Mary olduğu için şanslı.Tom is lucky to have Mary on his team.
Tom, Mary ona yardım etmek için burada olduğu için şanslı.Tom is lucky Mary is here to help him.
Tom bunu yapabildiği için şanslı.Tom is fortunate that he can do that.
Tom gerçekten şanssız olduğunu söyledi.Tom said that he was really unlucky.
Tom gerçekten şanslı olduğunu söyledi.Tom said that he was really lucky.
Tom, Mary'nin ona yardım ettiği için şanslı.Tom is lucky that Mary helped him.
Tom, Mary yardıma geldiği için şanslı.Tom is lucky Mary is here to help.
Tom ve Mary ikisi de çok şanslı.Tom and Mary are both very lucky.
Tom, ona yardım ettiğimiz için şanslı.Tom is lucky that we helped him.
Tom Mary'nin şanslı olduğunu söyledi.Tom said that Mary was lucky.
Tom, pazartesi olmadığı için şanslı.Tom is lucky it's not Monday.
Tom, Mary burada olmadığı için şanslı.Tom is lucky Mary isn't here.
Tom çok, çok şanslı.Tom is very, very lucky.
Tom tek kelimeyle şanslıydı.Tom was just lucky.
Tom tek kelimeyle şanslı.Tom is just lucky.
Tom, biri bunu yapmasına yardım ettiği için şanslıydı.Tom was lucky that someone helped him do that.
Tom ve ben kendimizi şanslı görüyoruz.Tom and I consider ourselves fortunate.
Kendimizi şanslı sayıyoruz.We consider ourselves lucky.
Tom, dünyadaki en şanslı insan gibi hissetti.Tom felt like the luckiest man on earth.
Şansı onu terketti.Luck left him.
Tom bana şanslı olduğunu söyledi.Tom told me he was lucky.
Tom, yapacak şansa sahip olsaydı bunu tekrar yapacağını söyledi.Tom said that he would do that again if he ever got the chance to.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar şanssız görünmüyor.Tom doesn't seem to be as unlucky as Mary seems to be.
Yarından sonra onu yapma şansına sahip olacağım.I'm going to have the chance to do that the day after tomorrow.
Bunu yapmak için bir şansım olacak, eminim.I'm going to get a chance to do that, I'm sure.
Kendimi dünyanın en şanslı adamı gibi hissediyorum.I feel like the luckiest man in the world.
Tom şanslı, ama Mary değil.Tom is lucky, but Mary isn't.
Sonunda Tom'la konuşma şansını yakaladım.I finally got a chance to talk to Tom.
Kazanma şansım yok.I don't stand a chance of winning.
Tom şansına küssün.Tom is out of luck.
Tom'un şansı yokmuş.Tom is out of luck.
Bu kadar şanssız olacağımı düşünmemiştim.I didn't think I'd be so unlucky.
Şanslısın, Tom.You're lucky, Tom.
Tom benim olduğum kadar şanslı değil.Tom isn't as lucky as I am.
Tom'un göründüğü kadar şanssız görünmüyorsun.You don't seem to be as unlucky as Tom seems to be.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar şanslı görünmüyordu.Tom didn't seem to be as lucky as Mary seemed to be.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar şanslı görünmüyor.Tom doesn't seem to be as lucky as Mary seems to be.
Tom'un şanslı olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is lucky.
Onu yapma şansını elde ettim.I got the chance to do that.
Tom, Boston'a gitme şansına balıklama atladı.Tom jumped at the chance to go to Boston.
Tom, Boston'a gitme şansını kaçırmadı.Tom jumped at the chance to go to Boston.
Tom şanssızdı ama Mary öyle değildi.Tom was unlucky, but Mary wasn't.
Bir kazanma şansım var.I have a chance of winning.
Kazanmak için bir şansım var.I have a chance of winning.
Onu yapmak için bir şansım oldu.I had a chance to do that.
Onu yapmak için bir şans elde ettim.I got a chance to do that.
Ben ikinci bir şansı hak ediyorum.I deserve a second chance.
Başka bir şansı hak ediyorum.I deserve another chance.
Bir şansı daha hak ediyorum.I deserve another chance.