Ana içeriğe geç
Sözlük

şans ile cümle

şans kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Sence bunun olacağına dair bir şans var mı?Do you think there's a chance that will happen?
Onu sık sık yapma şansım yok.I don't often have the chance to do that.
Sence hala bir şans var mı?Do you think there's still a chance?
Onu denemek için bir şansın oldu mu?Have you had a chance to try it?
Tom'un bunu yapacağına dair bir şans var mı?Is there any chance Tom will do that?
Onu yapmak için sık sık şans bulamıyorum.I don't often get a chance to do that.
Başarabileceğimize dair herhangi bir şansımız var mı?Is there any chance we can succeed?
Bunu saat 2.30'a kadar yetiştirme şansın var mı?Is there any chance you can get that done by 2:30?
Leyla çok da şanslı değildi.Layla was not so lucky.
Şanslı değil misin?Aren't you lucky?
Leyla sokaklarda şansını denemek için yetimhaneden kaçtı.Layla ran away from the orphanage to take her chances on the streets.
Leyla şansına inanamadı.Layla couldn't believe her luck.
Kendimi çok şanslı hissetmiyorum.I don't feel very lucky.
Çok şanslı hissetmiyorum.I don't feel very lucky.
Kimse incinmediği için şanslıyız.We're lucky nobody got hurt.
Leyla kurtulma şansını kaçırdı.Layla missed a chance of rescue.
Leyla'nın ölme şansı her saat artıyordu.Layla's chances of dying were increasing with every hour.
Sami şanslı bir adamdı.Sami was a lucky man.
Karın çok şanslı.Your wife is very lucky.
Böyle bir kocan olduğu için oldukça şanslısın.You're so lucky to have a husband like that.
Bazı insanlar ne kadar şanslı olduklarını fark etmezler.Some people don't realize how fortunate they are.
Tom şanslıymış ki kimse bunu yaptığını görmedi.Tom is lucky nobody saw him do that.
Bence bir kazanma şansımız var.I think we have a chance of winning.
Tom kötü şansına inanamadı.Tom couldn't believe his bad luck.
Tom her türlü kötü şans yaşıyordu.Tom was having all kinds of bad luck.
Pek çok arkadaşın olduğu için şanslıyım.I'm lucky to have so many friends.
Sen şanslı bir adamsın.You're a lucky man.
Hata hâlâ orada. Hâlâ onu kaldırma şansı yok mu?The error is still there. Is there still no chance of removing it?
Başka şansımız olmayacak.We won't get another chance.
Facebook giderek sansürleniyor. Bu hiç demokratik değil.Facebook is more and more censored. It's not democracy at all.
Ben bunu şanssız buluyorum.I do find that unfortunate.
Tom, bunu bizim için yaptığı için şanslıyız..We're lucky Tom did that for us.
Tom Mary'ye bir şans daha verecek.Tom is going to give Mary another chance.
Tom bunu yapmaya çalışma şansı verilmedi.Tom wasn't given the chance to try doing that.
Bunu yapmak üzereydim, ama bir şey ortaya çıktı ve bir şansım olmadı.I was about to do that, but something came up and I didn't have a chance to.
Tom'a seçme şansı vermedim.I didn't give Tom any choice.
Tom'un şanssız olduğunu biliyorum.I know that Tom is unlucky.
Kara kedilerin kötü şansa yol açtığına gerçekten inanıyor musun?Do you really believe that black cats cause bad luck?
Bunu yapmayacağın dair bir şans var mı?Is there any chance that you won't do that?
Bunu yapmak için kesinlikle bir şansın olacak.You'll definitely get a chance to do that.
Bunu yapma şansım olacağından şüpheliyim.I doubt that I'll get a chance to do that.
Tom'a asla bunu yapma şansı verilmedi.Tom was never given the chance to do that.
Tom bu kadar çok arkadaşa sahip olduğu için şanslı.Tom is lucky to have so many good friends.
Tom'a bunu yapmak için bir şans vermeliyim.I should give Tom a chance to do that.
Tutuklanamadığın için şanslısın.You're lucky you didn't get arrested.
Aslında Tom'a şans tanımamıştım.I didn't really give Tom a chance.
Umarım bunu yapma şansım olur.I hope I get the chance to do that.
Tom kesinlikle çok şanssız.Tom has definitely been very unlucky.
Tom ceza almadığı için şanslı.Tom is lucky he didn't get punished.
Tom'un şansı varmış, cezalandırılmadı.Tom is lucky he didn't get punished.
Bunu yapma şansın olacak.You'll get the chance to do that.
Tom'un bu kavgayı kazanma şansı yoktu.Tom had no chance to win that fight.
Tom'un hâlâ bir işi olduğu için şanslı.Tom is lucky to still have a job.
Tom hâlâ yürüyebildiği için şanslı.Tom is lucky he can still walk.
Bana bir şans verilmeli.I should be given a chance.
Tom, Mary'ye bunu yapma şansı vermeli.Tom should give Mary a chance to do that.
Tom hayatta kaldığı için şanslı.Tom is lucky to have survived.
Tom çok şanslı bir genç adam.Tom is a very lucky young man.
Tom, Mary'ye bunu yapmak için bir şans vermedi.Tom didn't give Mary a chance to do that.
Tom'un bunu yapma şansı var.Tom got the chance to do that.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
şans ile cümle - Sayfa 28 - şans kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App