Ben buna sahip olmaktan dolayı şanslıyım.I'm lucky to have this.
Hayatta olduğum için şanslıyım.I'm lucky to be alive.
Ben o şansı alacağım.I'll take that chance.
Burada olduğum için şanslıyım.I'm lucky to be here.
Ben çok şanslı bir adamım.I'm a very lucky man.
Şansımı deneyeceğim.I'll take the chance.
Ben çok şanslıydım.I was very fortunate.
Hiçbir şansım yoktu.I never had a chance.
Onlar şanslı, değil mi?Lucky, weren't they?
Başka şansım olmayacak.I'll have no choice.
Tom şanslı bir adam.Tom is a lucky guy.
Şanslıydın, değil mi?Lucky, weren't you?
Şanslısın, değil mi?Lucky, aren't you?
Şanslısınız, değil mi?Lucky, aren't you?
Şansın açık.You're on a roll.
Şanslı günündesin.You're on a roll.
Bir şansımız var.We have a chance.
Tom şanslı gününde.Tom is on a roll.
Ben şanslı bir adamım.I'm a lucky guy.
Bir köpek balığı tarafından saldırıya uğrama şansı çok düşüktür.The chances of being attacked by a shark are very low.
Bir köpekbalığı tarafından saldırıya uğrama şansı çok düşüktür, özellikle bir havuzda.The chances of being attacked by a shark are very low, especially in a pool.
Kazanmak için küçük bir şansımız var.We have a small chance to win.
Kazanmak için ufak bir şansımız var.We have small chance to win.
O, şansını kaçırdı.She missed her chance.
O, şansını yitirdi.He missed his chance.
Bu benim tek şansım.It's my only chance.
Bu onların tek şansı.It's their only chance.
Bu onun tek şansı.It's her only chance.
Diğerleri çok şanslı değildi.The others weren't so lucky.
Arkadaşın çok şanslı.Your friend is very lucky.
Hayatta olduğu için şanslı.She's lucky to be alive.
Şansım yok.I have no luck.
Bazı insanlar on üç sayısının kötü şans getirdiğine inanırlar.Some people believe that the number 13 brings bad luck.
O Boston'a gitmeden önce Tom'la konuşabilmem şanstı.It was lucky I was able to speak to Tom before he left for Boston.
Tom'un doğru şeyi yapmak için pek çok şansı vardı.Tom has had so many chances to do the right thing.
Yardımın olmadan Tom'un şansı olmaz.Without your help, Tom doesn't have a chance.
Treni yakaladığın için şanslıydın.It was lucky that you caught the train.
Çok şansa sahip değilsin.You're not having much luck, are you?
Ben iyi öğretmenlere sahip olduğum için şanslıyım.I'm lucky to have had good teachers.
Şanslıydık. Yağmur yağmadı.We were lucky. It didn't rain.
Tom her zaman şanslı olduğunu söyledi.Tom always said he was lucky.
Tom bir şans daha hak ediyor.Tom deserves another chance.
Tom'un çok şansı yok.Tom's not having much luck.
Üçünüz çok şanslısınız.You three are very lucky.
Bu senin şansın, Tom.This is your chance, Tom.
Tom'un bir şansı olmayacak.Tom won't have a chance.
Tom şans diledi.Tom crossed his fingers.
Şansın vardı.You've had your chance.
Tom bir şans daha aldı.Tom got another chance.
Tom bir şans daha yakaladı.Tom got another chance.
Bu, Tom'un tek şansı.It's Tom's only chance.
Belki Tom şanssızdı.Maybe Tom was unlucky.
Bizim şanslarımız nedir?What are our chances?
Tom en şanslıydı.Tom was the luckiest.
Senin bir şansın var.You have one chance.
Senin şansın vardı.You had your chance.
Belki Tom şanslıydı.Maybe Tom was lucky.
Şansımız var mı?Do we have a chance?
Bizim bir şansımız vardı.We had one chance.
Tom çok şanslı.Tom is very lucky.