Ana içeriğe geç
Sözlük

şan ile cümle

şan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ne zaman sana rastlasam anneni düşünüyorum.Whenever I meet you, I think of your mother.
Onun İbranice bildiğini sanmıyorum.I don't think that he knows Hebrew.
Ben onun İbranice bildiğini sanmıyorum.I don't think that she knows Hebrew.
Lütfen postalamak için sana verdiğim mektuplara pul yapıştırmayı unutma.Please don't forget to put stamps on the letters that I gave you to mail.
Sana çok nadir bulunan bir şey vermek istiyorum.I want to give you something rare.
Ünlü sanatçılara gazeteciler tarafından baskı yapılır.Famous artists are pressed by journalists.
Temiz tuttuğun sürece, sana sahip olduğum herhangi bir kitabı veririm.I'll lend you any book that I have, as long as you keep it clean.
Mezuniyetimden sonra, Çin tarihi okumak için Şangay'a gitmek istiyorum.After my graduation, I'd like to go to Shanghai, in order to study China's history.
Sanırım haklısın.I think that you are correct.
Yorucu bir futbol maçından sonra sanırım yatağa giderim.After a tiring game of football, I think I will go to bed.
Sana erkek kardeşimin kitaplarından bazılarını ödünç vereceğim.I'd lend you some of my brother's books.
Tom'un heavy metali sevdiğini sana düşündüren ne?What makes you think that Tom likes heavy metal?
Tom'un Mary'nin onunla evlenmesini planladığını sana ne düşündürüyor?What makes you think that Tom is planning to ask Mary to marry him?
Sana söylediğim için pişmanlık duyuyorum.I regret telling you.
Sana güvenebilir miyim?Can I rely on you?
Hmm, bence bir şey oldu. Bir saniye bekle, onu anlamaya çalışacağım.Hmm, I think something happened. Wait a second, I will try to figure it out.
Hiçbir şey şans eseri olmaz.Nothing happens by chance.
Sana anlatacak uzun bir hikayem var.We have a long story to tell you.
Tom, bilinmeyen bir sanatçıdır.Tom is an unknown artist.
Sana doğruyu söyleyeceğim.I tell you the truth.
Mavi sana yakışıyor.Blue looks good on you.
Bunu sana kim söylediyse yalancıdır.Whoever told you that is a liar.
Sanırım sen şimdiye kadar gördüğüm en güzel kızsın.I think you're the most beautiful girl I've ever seen.
Ne yapman gerektiğini sana ben söyleyemem.I can't tell you what to do.
Kocan doğum günün için sana ne verdi?What did your husband give you for your birthday?
Yarın bir kriket maçım var. Bana şans dile.Tomorrow I have a cricket match. Wish me luck.
Sana bazılarını göstereceğim.I'll show you some.
Sana söyleyecek bir şeyim var, bilmediğimi söylediğimde yalan söyledim.I have something to tell you. I lied when I said I didn't know.
İstersen sana bir tane ödünç verebilirim.I can lend you one if you want.
Bir yıl içinde otuz bir milyondan fazla saniye vardır.In one year there are more than thirty-one million seconds.
Bana bir dondurma alırsan sana bir öpücük veririm.If you buy me an ice cream, I'll give you a kiss.
Bana bir dondurma alırsan sana bir öpücük vereceğim.If you buy me an ice cream, I'll give you a kiss.
Sanat nedir?What is art?
İnan bana sana son şeyi söylediğimde endişelenmen gerek.Believe me when I say that that's the last thing you should be worried about.
Sana karşı sabrımı kaybetmeye başlıyorum.I'm starting to lose my patience with you.
Tom bir dövme sanatçısı olmak istiyor.Tom wants to be a tattoo artist.
Sana az önce söylenildi.You've just been told.
Onun dürüst olduğunu sanmıyorum.I don't think that he's honest.
Onun samimi olduğunu sanmıyorum.I don't think that he is sincere.
Şu anda sahip olduğum bütün parayı sana ödünç vereceğim.I will lend you all the money I have now.
Şu an üzerimde olan tüm parayı sana ödünç vereceğim.I'll lend you all the money I have on me now.
Tom şanslı hissetti.Tom felt lucky.
Sanırım biraz konuşmamızın zamanı geldi de geçti bile.I think it's time we had a little talk.
Sana harika bir haberim var.I have some wonderful news for you.
Sana sormam gereken birkaç sorum var.I have a couple of questions I need to ask.
Bana ödenir ödenmez, sana geri öderim.As soon as I get paid, I'll pay you back.
Ben Viana, Espirito Santo'da yaşıyorum.I live in Viana, Espírito Santo.
Tom bir şans daha hak etmiyor.Tom doesn't deserve another chance.
Belki şanslı olacağız ve hırsızı yakalayacağız.Maybe we'll get lucky and catch the thief.
Sanırım Tom gerçeği söylüyor olabilir.I think Tom might be telling the truth.
Sana bir şey göstereceğim.I have something to show you.
Sanırım Tom haklıydı.I guess Tom was right.
Sana bir hediye aldım.I bought you a present.
Sana bir içki ısmarlayabilir miyim?Can I make you a drink?
Tom San Diego'ya taşındı.Tom moved to San Diego.
Bir tost yemektense bir sandviç yemeyi tercih ederim.I would rather have a sandwich than a toast.
Sanırım Honda yarın gelecek.I think Honda will come tomorrow.
Bir seçim yapmak sana kalmış.It's up to you to make a choice.
O sanki konuşacakmış gibi ağzını açtı ama bir şey söylemedi.She opened her mouth as if to speak, but didn't say anything.
Bugün ne yaptığımı sana söyleyeyim.Let me tell you what I did today.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod