Ana içeriğe geç
Sözlük

şan ile cümle

şan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Müze yetkilileri, ETA'nın müzede daha çok Bask sanatı istediğini düşünüyorlar.Museum officials think that ETA wanted more Basque art in the museum.
Onun ismini şansa bulabilir misin ?Do you know, by chance, her name?
Bir saniye bekle.Hold on a second.
Ben bir sanatçıyım.I'm an artist.
Sana bir tane borçluyum.I owe you one.
Sana her şeyi anlattım.I've told you everything.
Sana bir mektup gönderdim.I sent you a letter.
Sana yardım edemem çünkü meşgulüm.I can't help you because I'm busy.
Ziyaret ettiğinde sana söylerim.I will tell you when you visit.
Size matematiksel bilimlerde eğitim almak için bir şans sunuyoruz.We offer you the chance to obtain training in mathematical sciences.
Sana niye yalan söyleyeyim ki?Why would I lie to you?
Bu sana kötü hissettiriyorsa, neden sigara içiyorsun?If it makes you feel bad, why do you smoke?
Sana son kez hatırlatacağım.This is the last time I'm going to remind you.
Doğru cevaplamak için tek şansın var.You have only one chance to answer correctly.
Sana biraz ipucu vereceğim.I'll give you a little tip.
Sana biraz bahşiş vereceğim.I'll give you a little tip.
Hâlâ herkes için yeterli sandalye var mı?Are there still enough chairs for everyone?
Geçen hafta Bay Wood'a yazdım ve sana çiftlikte bir iş vermesini istedim.I wrote last week to Mr. Wood and I asked him to give you a job on the farm.
Rulet sadece şans hakkında değil.The roulette is not only about luck.
Politika, gerekli olanı mümkün kılma sanatıdır.Politics is the art of making possible that which is necessary.
Paramı sana vermek istemiyorum.I don't want to give you my money.
Sanırım kız arkadaşım aç çok sevimlidir.I think my girlfriend is kind of cute.
Sana yardım edemeyeceğimi anlamalısın.You must realize that I can't help you.
Bu sizin son şansınız olabilir.This may be your last chance.
Sana vuran adam ön kapıda.The guy who hit you is at the front door.
Mademki buradayım, sana yardım edeyim.Since I'm here, let me help you.
Sana onu yapmanın yeni bir yolunu öğreteyim.Let me introduce you to a new way of doing that.
Sanırım vitaminler almalısın.I think you should take vitamins.
Sanırım yüzmelisin.I think you should swim.
Sanırım eğitim planına bağlı kalmalısın.I think you should stick to your training schedule.
Sanırım üniversiteye gitmelisin.I think you should go to college.
Jambonlu sandviç yemen gerektiğini düşünüyorum.I think you should eat a ham sandwich.
Sanırım bir İngilizce öğretmeni olmak istiyorumI think I'd like to be a teacher.
Sanırım öğretmen olmak isterdimI think I'd like to be a teacher.
Sanırım daha iyi bir öğrenci olmak istiyorum.I think I'd like to be a better student.
Tom Mary'ye iyi şans diledi.Tom wished Mary good luck.
Tom çok şanslıydı.Tom was very lucky.
Tom sana bir şey göstermek istiyor.Tom wants to show you something.
Tom şanslı olduğundan emin.Tom sure is lucky.
Tom'un sana yalan söylemiş olması mümkündür.It's possible that Tom lied to you.
Sanırım bir süre uyuyacağım.I think I'll snooze for a while.
Bugün şanslı günüm değil!Today isn't my lucky day!
Ben sana hakaret etmiyorum, seni tarif ediyorum.I'm not insulting you, I'm describing you.
Sana büyük başarılar diliyorum.I wish you great success.
O sürekli sana bakıyor. O kesinlikle seni seviyor.He is constantly staring at you. He surely loves you.
Bu tür yorumları sansür edebilsek çok uygun olurdu.It'd be very convenient if we could censor this kind of comment.
İyi sanatçılar kopyalar, büyük sanatçılar çalar.Good artists copy, great artists steal.
Ne yapacağına karar vermek sana kalmıştır.It's up to you to decide what to do.
Ne yapacağına karar vermek sana kalmış.It's up to you to decide what to do.
Sana mutlu bir evli yaşam diliyorum!I wish you a happy married life!
Lütfen sana birkaç soru sormama izin ver.Please allow me to ask you a few questions.
Tom her zaman onun arabasındaki sandıkta bir set atlama kabloları saklar.Tom always keeps a set of jumper cables in the trunk of his car.
Sandalyenin altındaki eldivenleri buldum.I found the gloves that were under the chair.
Ben sana benzemem.I am not like you.
Tom neredeyse sandalyesinden düşecekti.Tom nearly fell off his chair.
Tom çok şanslı olmalı.Tom must be very lucky.
Tom kendine fıstık ezmeli sandviç yaptı.Tom made himself a peanut butter sandwich.
Sanırım Tom kazanacak.I think Tom is going to win.
Sanat galerisine gitmek istiyorsan bu otobüse bin.If you want to go to the art gallery, get this bus.
Sanırım benim bilgisayar seninkinden biraz daha pahalıydı.I think my computer was a tad more expensive than yours.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod