Ana içeriğe geç
Sözlük

şan ile cümle

şan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Arkadaşlarınla çok zaman harcıyor musun? Onlar kim? Komik insanlar sanırım.Do you spend a lot of time with your friends? Who are they? Funny people I think.
Bu sandalyenin tamir edilmesi gerekiyor.This chair needs to be repaired.
Bu sandalye tamir edilmeli.This chair needs to be repaired.
Sana ne dediğimi anlıyor musun?Do you understand what I am saying to you?
Ben sanat mezarlığı müzelerden bıktım.I'm tired of museums, - graveyards of the arts.
Yaşadığın için şanslısın.You're lucky to be alive.
Umarım şanslısındır.I hope you're lucky.
Çok yakındın, bu yüzden sana son bir şans veriyoruz.You were so close, so we'll give you one last chance.
Biz Pekin ve Şangay'a gitmek istiyoruz.We want to go to Beijing and Shanghai.
Biz Pekin ve Şangay'a gideceğiz.We will go to Beijing and Shanghai.
Niçin onun okula gelmediğini sana söyleyemem.I can't tell you why she was absent from school.
Eğer bilseydim sana söylerdim.If I had known, I would have told you.
Sanırım o kırk yaşında.I think she's forty.
Sanırım Tom iyi bir karar verdi.I think that Tom has made a good decision.
Sanırım Tom'un art niyeti yok.I think Tom has no ulterior motives.
Tom tüm hayatı boyunca şanslıydı.Tom has been lucky all his life.
Tom'un sana söyleyecek bir şeyi var.Tom has something to tell you.
Tom sana bir şey söylemek zorunda.Tom has to tell you something.
Tom başarısı için sana teşekkür etmek zorunda.Tom has you to thank for his success.
Öğretmen sandalye üzerinde oturuyor.The teacher is sitting on the chair.
Bunu yaparsan sana yardım edebilirim.If you do it, I might be able to help you.
Ben Tatoeba'yı ilk olarak hangi ülkenin sansürleyeceğini merak ediyorum.I wonder what country will censor Tatoeba first.
Sakinleştiğinde sana cevap vereceğim.I'll answer you when you've calmed down.
Ben sana eve gitmek zorunda olduğunu söyledim. Neden hala buradasın?I told you you had to go home. Why are you still here?
Sanırım tekrar denemeliyiz.I think we should try again.
Altmış dakika bir saat eder ve bir dakika altmış saniyeden oluşur.Sixty minutes make an hour, and a minute is made up of sixty seconds.
Bu öğleden sonra yağmur yağmayacağını sanıyorum.I think it won't rain this afternoon.
Senin alnın oldukça sıcak. Sanırım ateşin var.Your forehead is quite hot. I think you have a fever.
Ateşim ve baş ağrım var sanırım. Ben hasta oluyorum.I have a fever and a headache. I think I'm getting ill.
George, sana söyleyeceğim bir şey var. Senin bir annen var, değil mi?George, I have something to tell you. You have a mother, don't you?
Bildiğim kadarıyla onun doğru olduğunu sanmıyorum.As far as I am concerned, I don't think that's true.
Aynı şansa tekrar sahip olmazsın.You won't have the same luck again.
Aynı şansa iki kez sahip olmazsın.You won't have the same luck twice.
O nadiren şarkı söyler ama sanırım bu gece söyleyecek.She rarely sings, but I think she will tonight.
Sana gerçeği söylemek istiyorum.I want to tell you the truth.
Sanırım onu ikna etmeye çalışmanın bir anlamı yok.I think there's no point in trying to convince him.
İlk haftan için iyi şanslar ve yakında tekrar görüşürüz!Good luck with your first week and see you again soon!
Yakında sana uzun bir e-posta göndermem gerekiyor!I need to send you a long email soon!
Sandalyemiz bitebilir.We may be short of chairs.
Onun bir hekim olduğunu sanmıştım.I thought that he was a physician.
Onların anladığını sanmıyorum.I don't believe they understood.
Benden üç santimetre daha uzun boylusun.You are three centimetres taller than me.
Ben sadece sana postayla bir hediye gönderdim.I just sent you a present in the mail.
Sana gönderdiğimiz paketimizi aldın mı?Did you get our package we sent you?
Belki İngilizce olarak kendimi anlatamayacağımı sanıyorum.I think that maybe I won't be able to make myself understood in English.
Sana her şeyi söylemek istiyorum.I want to tell you everything.
Ben senin bugün geldiğini sanıyordum.I thought you were coming today.
Sana şimdiden teşekkür ederim.Thanking you in advance.
Sana beş dolar borçluyum.I owe you five dollars.
Sana hikayeyi anlatmak istiyorum.I want to tell you the story.
Doktor sana yaralarını kaşımaman gerektiğini söyledi.The doctor said you shouldn't scratch your wounds.
Şanslı olan kim?Who's the lucky one?
Tanrı'nın benim işe gitmemi istediğini sanmıyorum!I don't think God wants me to go to work!
Arkadaşım benden daha şanslıydı.My friend was luckier than me.
İnternet bana popüler olma şansını verdi.Internet gave me the chance to be popular.
Yalnızca sana ihtiyacım var.I only need you.
Sanırım o bunu anlayacak.I think he'll understand this.
O bunu anlayacaktır sanırım.I think he'll understand this.
San Fransisko resimlerim var.I have pictures of San Francisco.
Facebook'ta her saniye on binden fazla mesaj gönderilir.Over ten thousand messages are sent every second on Facebook.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod