Ana içeriğe geç
Sözlük

şan ile cümle

şan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un gelmeyeceğini sana ne düşündürdü?What made you think that Tom wouldn't come?
Tom sana ne dedi?What did Tom say to you?
Tom şanslı idi.Tom was lucky.
Tom şanslıydı.Tom was lucky.
Tom Fransa'da iken kesinlikle bir ya da iki sanat müzesini ziyaret etmeli.Tom should definitely visit an art museum or two while he's in France.
Tom sana yardım edebilir.Tom might be able to help you.
Tom öğle yemeği için kendine bir fıstık ezmeli sandviç hazırladı.Tom made himself a peanut butter sandwich for lunch.
Herkese yedirmek için yeterli sandviç yaptı.Tom made enough sandwiches to feed everyone.
Tom hiçbir şeyi şansa bırakmadı.Tom left nothing to chance.
Tom Japon sanatı hakkında çok bilgili.Tom is very knowledgeable about Japanese art.
Tom harika bir sanatçı.Tom is a wonderful artist.
Tom'un seçimi kazanma şansı az.Tom has little chance of winning the election.
Tom'un seçimi kazanma şansı yüksek.Tom has a good chance of winning the election.
Tom'un iyi bir seçilme şansı vardı.Tom has a good chance of getting elected.
Tom'un Boston'a seyahat etme şansı vardı.Tom had a chance to travel to Boston.
Tom kaybettiğini sandığı anahtarları buldu.Tom found the keys he thought he had lost.
Tom sandalyeyi gayet rahat buldu.Tom found the chair quite comfortable.
Tom itfaiyecinin ona verdiği sandvici istekle yedi.Tom eagerly ate the sandwich that the fireman gave him.
Sanırım Tom ithal bir araba sürer.Tom drives an imported car I think.
Tom işi tek başına bitirebileceğini sanmıyor.Tom doesn't think he'll be able to finish the job by himself.
Tom onu yapabileceğini sanmıyor.Tom doesn't think he could do that.
Tom ne kadar şanslı olduğunun farkında değil.Tom doesn't realize how lucky he is.
Tom sanat hakkında çok şey bilmez.Tom doesn't know much about art.
Tom sanat müzesini ziyaret etme fırsatı bile bulamadı.Tom didn't get a chance to visit the art museum.
Tom onu söyledi fakat gerçekten onu demek istediğini sanmıyorum.Tom did say that, but I don't think he really meant it.
Tom nehri bir sandalda geçti.Tom crossed the river in a rowboat.
Tom kendini şanslı olarak addetti.Tom considered himself lucky.
Tom üç sosisli sandviç yedi.Tom ate three hotdogs.
Tom ve sınıf arkadaşları yarın öğleden sonra bir sanat müzesine gidecek.Tom and his classmates are going to an art museum tomorrow afternoon.
Tom ile zaman geçirmek için bu senin son şansın.This is your last chance to spend time with Tom.
Sanırım, bu Tom'un motorsikleti.This is Tom's motorcycle, I think.
Tom'un ne kadar tehlikeli olduğu belki sana hatırlatılmalı.Maybe you need to be reminded how dangerous Tom is.
Sanırım Tom'un büyükannesi bir mini etek giyemeyecek kadar çok yaşlı.I think Tom's grandmother is too old to be wearing a bikini.
Sanırım Tom gitmeyecek.I think Tom won't go.
Sanırım Tom sınavda başarısız olmayacak.I think Tom won't fail the examination.
Sanırım Tom partimize gelmeyecek.I think Tom won't come to our party.
Sanırım Tom bir şey başarmayacak.I think Tom won't accomplish anything.
Sanırım biz ziyaret etmeye geldiğimizde Tom yiyecek bir şey yapmaya çalışıyordu.I think Tom was trying to make something to eat when we came to visit.
Sanırım Tom tam onun söylediğini demek istiyor.I think Tom means just what he said.
Sanırım Tom emekli olamayacak kadar çok genç.I think Tom is too young to retire.
Sanırım Tom kadınları gerçekten anlamayacak kadar çok genç.I think Tom is too young to really understand women.
Sanırım Tom gerçekten âşık olamayacak kadar çok fazla genç.I think Tom is too young to really be in love.
Sanırım Tom flört etmek için çok genç.I think Tom is too young to be dating.
Sanırım Tom flört edemeyecek kadar çok genç.I think Tom is too young to be dating.
Sanırım Tom kovulacak.I think Tom is going to get fired.
Sanırım Tom'un sorunu çözme yeteneği yok.I think Tom doesn't have the ability to solve the problem.
Sanırım Tom henüz gitmedi.I think that Tom hasn't left yet.
Sanırım Tom'un şu ana kadar taşınması olası değil.I think it's unlikely that Tom would ever move.
Sanırım polisin Tom'u bulması olası değil.I think it's unlikely that the police will find Tom.
Tom'un bekâr olduğunu sanmıyorum.I doubt if Tom is single.
Tom'un skandala karıştığını sanmıyorum.I don't think Tom was involved in the scandal.
Tom'un durumun üstesinden gelebileceğini sanmıyorumI don't think Tom can deal with the situation.
Tom'un niçin geç kaldığını sana söyleyemem.I can't tell you why Tom is late.
Tom'un buraya ne zaman varacağını sana söyleyemem.I can't tell you when Tom will get here.
Tom'un bana söylediğini sana söyleyemem.I can't tell you what Tom told me.
Dün gece yemek yedim ama Tom'un yediğini sanmıyorum.I ate dinner last night, but I don't think Tom did.
Duyduğum kadarıyla, sanırım Tom kovulacak.From what I've heard, I think Tom is going to get fired.
Tom ve Mary'nin niçin boşanmayı planladıklarını sanıyorsun?Why do you think Tom and Mary are planning to get divorced?
Tom, sanırım Mary'ye yardım etmemiz gerekiyor. Onun başı dertte gibi görünüyor.Tom, I think we need to help Mary. It looks like she's in trouble.
Tom Mary'yi sandelyeye bağladı.Tom tied Mary to the chair.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod