Desteğinin bizim için ne çok şey ifade ettiğini sana anlatamam.I can't tell you how much your support means to us.
Onu nasıl yapacağımı sana söyleyemem.I can't tell you how to do that.
Onun cevabını henüz sana söyleyemem.I can't tell you the answer to that yet.
Dün gece ne yaptığımızı sana söyleyemem.I can't tell you what we did last night.
Ne yapmayı bitirdiğimizi sana söyleyemem.I can't tell you what we ended up doing.
Çocukların bira içmesi gerektiğini sanmıyorum.I don't think children should drink beer.
Her gün Çin yemeği yememin bir sakıncası olduğunu sanmıyorum.I don't think I'd mind eating Chinese food every day.
Bir yerli gibi konuşacağımı sanmıyorum ve gerçekten konuşmam gerektiğini sanmıyorum.I don't think I'll ever sound like a native speaker and I don't really think I need to.
Ne kadar çabalarsam çabalayayım bir yerli gibi sesletim yapacağımı sanmıyorum.I don't think I'll ever sound like a native speaker no matter how much I try.
Onun bir yerli konuşur gibi sesletim yapacağını sanmıyorum.I don't think I'll ever sound like a native speaker.
Birçok insanın aylığından tatmin olduğunu söyleyebileceğini sanmıyorum.I don't think many people can say they are satisfied with their salary.
Sanırım karıma ev almalıyım.I guess I should get home to my wife.
Sanırım hanıma ev almalıyım.I guess I should get home to the missus.
Sanırım eşime ev almalıyım.I guess I should get home to the wife.
Sanırım artık o önemli değildir.I guess it doesn't matter anymore.
Sanırım obua çalmayı öğrenmem imkansızdır.I guess it's impossible for me to learn how to play the oboe.
Sanırım yiyecek bir şey almaya gitmeliyiz.I guess we should go get something to eat.
Sanırım biraz yardıma ihtiyacın olacak.I guess you'll need some help.
Ben sadece öğleden sonraki toplantıya katılamayacağımı sana bildirmek istiyorum.I just want to let you know that I can't attend this afternoon's meeting.
Sorunu nasıl çözeceğimi biliyorum fakat sana söylememem rica edildi.I know how to solve the problem, but I've been asked not to tell you.
Sana layık olmadığımı biliyorum.I know that I don't deserve you.
Sebebini biliyorum fakat sana söyleyemem.I know the reason, but I can't tell you.
Sana zarar vermek için bir şey yapmayacağıma sana söz veriyorum.I promise you I won't do anything to harm you.
Seni asla terketmeyeceğime sana söz veriyorum.I promise you I won't ever leave you.
Geç saatlere kadar dışarda kalmayacağıma sana söz veriyorum.I promise you I won't stay out too late.
Erken geleceğime sana söz veriyorum.I promise you I'll come early.
Ben sana, sana yardım edeceğime söz veriyorum.I promise you I'll help you.
Seni güvende tutacağıma sana söz veriyorum.I promise you I'll keep you safe.
Sana bakacağıma sana söz veriyorum.I promise you I'll look after you.
Baban gelinceye kadar seninle birlikte kalacağıma sana söz veriyorum.I promise you I'll stay with you until your father arrives.
Sana o sandvici yapmamalıydım.I shouldn't have made you that sandwich.
Sanırım o yaklaşık 10 istiridye yedi.I think he ate about 10 oysters.
Sanırım seni her zaman seveceğim.I think I'll always love you.
Sanırım çıldırıyorum.I think I'm going crazy.
Sanırım karımla başım belada.I think I'm in trouble with my wife.
Sanırım ilk defa gerçekten âşığım.I think I'm really in love for the first time.
Sanırım daha iyi bir sistemle gelmek zor olmazdı.I think it wouldn't be too hard to come up with a better system.
Sanırım daha iyi bir sistemle ortaya çıkmak çok zor olmazdı.I think it wouldn't be too hard to come up with a better system.
Sanırım ihtiyacım olan şey sende var.I think you've got what I need.
Sana ışıkları açmamanı söyledim.I told you not to turn on the lights.
Sana konserin sıkıcı olacağını söyledim. Niçin beni dinlemedin?I told you the concert was going to be boring. Why didn't you believe me?
Santrancı gerçekten iyi oynayabilmenin hayalini kurardım.I used to dream about being able to play chess really well.
Sana önemli bir şey söylemek istiyorum.I want to tell you something important.
Elimden geldiğince kısa sürede sana bu resmin bir kopyasını göndereceğim.I will send you a copy of this picture as soon as I can.
Keşke sana bütün ayrıntıları söyleyebilsem ama patronum bana söylemememi söyledi.I wish I could tell you all the details, but my boss told me not to.
Keşke sana sebebini söyleyebilsem fakat söyleyemiyorum.I wish I could tell you the reason, but I can't.
Sana ödünç verdiğim makası bana geri vermeyi planladığında bilmek istiyorum.I'd like to know when you plan to give me back the scissors I lent you.
Tüm sıkı çalışman için sana teşekkür etmek istiyorum.I'd like to thank you for all your hard work.
Sana yiyecek bir şey getireceğim.I'll bring you something to eat.
Sana istediğin bir şey vereceğim.I'll give you anything you want.
Gideceğim ve sana bir doktor getireceğim.I'll go and get you a doctor.
Sana yürekten âşığım.I'm deeply in love with you.
Sana âşık oluyorum.I'm falling in love with you.
Ben gerçekten sana âşığım.I'm really in love with you.
Sana hâlâ âşığım.I'm still in love with you.
Tamamen ve tam anlamıyla sana âşığım.I'm totally and completely in love with you.
Benden sana yardım etmem rica edildi.I've been asked to help you.
Sana yardım etmem söylendi.I've been told to help you.
Dün gece bir şey olsaydı, sanırım onu duyardım.If something had happened last night, I think I would have heard it.
Eğer bir gün bana geri dönersen; sana bir daha asla kötü davranmayacağım.If you ever come back to me, I'll never treat you badly again.