Ana içeriğe geç
Sözlük

şan ile cümle

şan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sanırım biraz dinlenmelisin. Solgun görünüyorsun.I think you should rest a bit. You look pale.
O benim en iyi arkadaşım. Sanki benim kardeşim gibidir.He's my best friend. It's as if he were my brother.
Sana gerekli tüm bilgiyi temin edeceğim.I will provide you all the necessary information.
Eğer doğru hatırlıyorsam, sanırım bir sonraki köşede sola dönmek zorundayız.If I remember correctly, I think we have to turn left at the next corner.
Sanırım o asla geri dönmeyecek.I think he'll never return.
Bugün çok şanslıydım.I've been very lucky today.
Sanırım anahtarlarımı kaybettim.I think I lost my keys.
Bu kitabı sana bırakmak istiyorum.I'd like to leave this book with you.
Bana sanki bir yabancıymışım gibi davranıyor.He treats me as if I were a stranger.
Sana söylediğim kitap bu.This is the book that I told you about.
O eski bir ahşap sandığı miras olarak aldı.He inherited an old wooden chest.
Ben sadece söylediğim için gerçekten üzgün olduğumu sana söylemek istedim.I just wanted to tell you that I'm really sorry for what I said.
Bunun hiç garip olduğunu sanmıyorsun.You don't think that that is weird at all?
Ben hiç tuhaf olduğunu sanmıyorum.I don't think it's weird at all.
Bunun garip olduğunu hiç sanmıyorum.I don't think it's odd at all.
Ben onun hiç garip olduğunu sanmıyorum.I don't think that it's strange at all.
Sanırım kendime sıçacağım.I think I'm gonna shit myself.
Bir günde bu miktarda işi bitirmenin mümkün olduğunu sanmıyorum.I don't think it's possible to finish that amount of work in one day.
Ann'i kız kardeşi sandım.I mistook Ann for her sister.
O, beni erkek kardeşim sandı.She mistook me for my brother.
O, erkek kardeşimi ben sandı.She mistook my brother for me.
Ben onu onun erkek kardeşi sandım.I mistook him for his brother.
Onu bir Amerikalı sandık.We mistook him for an American.
Sana daha yavaş konuşmanı söylemiş olduğunu söyledi.He said that he had told you to speak more slowly.
Ne dersen de farketmez, sana asla inanmayacağım.No matter what you say, I will never believe you.
Gerçeği bilseydim, sana söylerdim.If I'd known the truth, I'd have told you.
O sanki günlerce yemek yememiş gibi görünüyordu.She looked as if she hadn't eaten in days.
O bina sanırım beş yıl önce inşa edildi.That building was erected five years ago, I think.
O bina sanırım beş yıl önce dikildi.That building was erected five years ago, I think.
Sana beş numaralı otobüs gerekir.You need Bus Number Five.
Burada bir şömine vardı fakat sanırım o yıkıldı.There used to be a fireplace here but I guess it's been torn down.
Şangay'a ilk gelişimdi.It was my first time coming to Shanghai.
Şangay'da taksi ücretleri pahalıdır.The taxi fares in Shanghai are expensive.
Annesine benzediğini sanmıyorum.I don't think that she looks like her mother.
Sana söylemem gereken bir şey var ve bundan hoşlanmayacağını biliyorum.There's something I need to tell you, and I know you're not going to like it.
Hangi taraf iskele hangi taraf sancak hep karıştırıyorum.I always confuse which side is port and which starboard.
Barışa bir şans verin.Give peace a chance.
Öyle olduğunu sanmıyordu.She didn't think so.
Kesinlikle bunu sana söyledim!I definitely told you that!
Kadın, sandalyesinden kalktı ve sonra kapıya baktı.The wife stood up from her chair. She then looked at the door.
Sana saygı duyardım.I used to respect you.
Sanırım birlikte yaşamamız senin alışkanlıklarını etkiledi.I think that our living together has influenced your habits.
Sanırım birlikte yaşamamız alışkanlıklarını etkiledi.I think that our living together has influenced your habits.
Maaşımı alır almaz sana geri ödeyeceğim.I'll pay you back once I receive my salary.
İyi şans dileyeceğim.I'll keep my fingers crossed.
Yaşamak için on saniyen kaldı.You have ten seconds left to live.
Sanırım yaptığın doğru.I think what you're doing is right.
Nerede olduğunu sana göstereceğim.I'll show you where.
Sana açıklamak çok uzun sürer.It would take too long to explain to you.
Hayır, sanırım yanlış anlıyorsun.No, I think you misunderstand.
Sana bütün durumu açıklamama izin ver ve daha iyi anlayabileceksin.Let me explain the whole situation to you and you'll be able to understand better.
Sana bir soru sormak istiyorum.I have been wanting to ask you a question.
Gel,sana etrafı gezdireyim.Come, let me show you around.
Sana yardım ettiğime memnun oldum.I am glad to help you.
Amacım insanlara sanat öğretmektir.My goal is to make people know art.
Sana yolu gösteririz.We'll show you the way.
Böyle bir sansasyonu asla hayal bile edemezdim.I could never have imagined such a sensation.
Ben sana her şeyi anlatacağım.I'm going to tell you everything.
Sanırım onu yapamayacaksın.I think that you won't be able to do it.
Kendinizi şanslı sayabilirsiniz!You can count yourself lucky!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod