Ana içeriğe geç
Sözlük

şan ile cümle

şan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Param olsa, sana ödeyebilirim.If I had money enough, I could pay you.
Sanırım anlıyorum.I think I understand.
Şikâyet etmeyi bırak ve sana söylenildiği gibi yap.Stop complaining and do as you're told.
Sana bir tane daha alayım.Let me buy you another one.
Bir dahaki sefere sana yardım edebileceğimi sanıyorum.I hope that I will be able to help you at some other time.
İkinci bir şansı bekle.Wait for a second chance.
Annem bize öğle yemeği için peynirli sandviç yaptı.Mother made us cheese sandwiches for lunch.
Annem sandviçleri kağıda sardı.My mother wrapped the sandwiches in paper.
Sana raporun bir kopyasını verebilirim ama onun doğruluğunu garanti edemem.I can give you a copy of the report, but I can't vouch for its accuracy.
Sana yazamayacak kadar çok meşguldüm.I was too busy to write you.
Hokkaido'ya varır varmaz sana yazacağım.As soon as I get to Hokkaido, I'll drop you a line.
Sana söyleyene kadar ipi bırakma.Don't let go of the rope till I tell you.
Ben her zaman sana bakıyorum.I'm always looking at you.
Her şeyde kötü şansa sahibim.I've got the devil's own luck in everything.
Ben sana bir yük olmaktan korkuyorum.I am afraid I'll be a burden to you.
Korkarım ki sana bir yük olacağım.I am afraid I'll be a burden to you.
Sanırım ben senin kadar akıllı değilim.I guess I'm not as smart as you.
Sana yardım etmek için buraya geldim.I've come here to help you.
Sanırım o, gerçeği biliyor.I think that she knows the truth.
Sana katılabilir miyim?May I join you?
Beni enayi sanıyorsun, değil mi?You take me for a sucker, don't you?
Gerçeği söylemek gerekirse, sanırım yanılıyorsun.To tell the truth, I think you are wrong.
Gerçeği bilseydim, ben sana söylerdim.Had I known the truth, I would have told it to you.
Sana spesiyalitemizden bahsedeyim.Let me tell you about our special.
Sana anestezi vereceğim.I'll give you anaesthesia.
Başka birine ödünç vermemen koşuluyla, bu CD'yi sana ödünç vereceğim.I will lend you this CD on condition that you don't lend it to anyone else.
Şayet o buraya gelirse, sana hemen bildireceğim.If by any chance he comes here, I'll let you know at once.
Sana baskı yapmak istemiyorum.I don't wanna press you.
Sanırım kızım bir şeyle aşağıya iniyor.I think my daughter's coming down with something.
Sana yapmanı söylediğim gibi yap.Do as I told you to do.
Yarın zamanında burada olacağın konusunda sana güvenebilir miyim?Can I rely on you to be here on time tomorrow?
Yarın işin yoksa sana Kyoto'yu gezdirebilirim.If you are free tomorrow, I can show you around Kyoto.
Yarın sana cevap vereceğim.I'll answer you tomorrow.
Yarın onu sana getireceğim.I'll bring it to you tomorrow.
Yarın yağmur yağacağını sanmıyorum.I don't think that it will rain tomorrow.
Parayı sana yarın ödeyeceğim.I will pay you the money tomorrow.
Sana sözünü hatırlatmam gerekiyor.I must remind you of your promise.
Sanırım onlar ithalatlara ağır bir vergi koymalılar.I think they should put a heavy tax on imports.
Arkadaşın sana yardım etsin.Get your friend to help you.
Arkadaşların sana nasıl seslenirler?What do your friends call you?
O, sanki bir hayalet görmüş gibi donakaldı.She stood transfixed as if she had seen a ghost.
Akşam yemeğini nerede yediğimiz benim için dert değil. O tamamen sana kalmış.I don't care where we eat dinner. It's entirely up to you.
Yemeği nerede yediğimiz umurumda değil. Bu tamamen sana kalmış.I don't care where we eat dinner. It's entirely up to you.
Sana akşam yemeği hazırlayayım mı?Shall I fix you supper?
Lütfen odayı ayırttığında sana söylenilen onay numarasını bana bildir.Please let me know the confirmation number you were told when you reserved the room.
Ben sana söylemedikçe gelme.Don't come unless I tell you to.
Lütfen önümüzdeki hafta sana akşam yemeği ısmarlamama izin verir misin?Would you please allow me to treat you to dinner next week?
Gelecek Pazar sana nasıl balık tutulacağını öğreteceğim.I will teach you how to fish next Sunday.
Gelecek haftaya kadar ihtiyacın olan bilgiyi sana getireceğim.I'll get you the info you need by next week.
Okyanusların önümüzdeki yüzyılın sonuna kadar 50 santimetre yükselmesi bekleniyor.Oceans are expected to rise by 50 centimeters by the end of the next century.
Sanırım şu andan itibaren bir yıl seninle birlikte yaşayacağım.I guess I'll be living with you a year from now.
Ben sana bağlıyım.I'm depending on you.
Sanırım o onu boşayacak.I think she will divorce him.
Açıkça konuşmak gerekirse, bu sana yakışmıyor.Frankly speaking, it doesn't suit you.
Bu rehber kitap yolculuğunda sana faydalı olabilir.This guidebook might be of use to you on your trip.
Sana ebeveynlerimi tanıştırayım.Let me introduce my parents to you.
İyi bir çocuk bakıcısı bulabildiğim için şanslıydım.I was lucky that I was able to find a good babysitter.
Git ve yan odadan bir sandalye getir, lütfen.Go and get a chair from the next room, please.
Sanırım tren yakında gelecek.I think the train will come soon.
Sana söyleyecek o kadar çok şey var ki, nereden başlayacağımı bilmiyorum.There are so many things to tell you that I don't know where to start.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod