Ana içeriğe geç
Sözlük

şan ile cümle

şan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O sana ne yapacağını söyledi mi.Did he tell you what to do?
Sana ödünç para vermeyecek kadar aklı başında.He knows better than to lend you money.
O sana kızgın.He is angry with you.
İsteklerini sana iletmemi söyledi.He asked me to communicate his wishes to you.
O, sana kitabını ödünç verecek.He'll lend you his book.
Sana ikiyüzlü diyecek kadar ileri gitti.He went as far as to call you a hypocrite.
Ben onun seni sevdiğini sanıyordum, ama gerçekte, o başka bir kız seviyordu.I thought he loved you, but as it is, he loved another girl.
O, sana aptal diyecek kadar ileri gitti.He went so far as to call you a fool.
Sanatla hiç ilgilenmez.He is not interested in art at all.
Onun sanat için iyi bir gözü var.He has a good eye for art.
Sanatçı ruhlu bir ailede yetişti.He was raised in an artistic family.
O, yaşayan en büyük sanatçıdır.He is the greatest living artist.
O, modern sanat hakkında ilginç bir yayın yaptı.He gave an interesting broadcast about modern art.
O, kırık eski bir sandalye buldu ve piyanoda oturdu.He found an old, broken chair and sat down at the piano.
Güzel bir kızla evlenmek için iyi şansı vardı.He had the good fortune to marry a pretty girl.
Onun güzel bir kızla evlenme şansı vardı.He had the fortune to marry a nice girl.
Onun iyi bir karı bulmak için iyi şansı vardı.He had the good fortune to find a good wife.
Onun bir iş bulacak şansı vardı.He had the fortune to find a job.
O, kaybettiği kitabı bulacak kadar şanslıydı.He was fortunate to find the book he had lost.
Onun bugün okula geleceğini pek sanmıyorum.I doubt if he'll come to school today.
O, bu yıl üç santimetre uzadı.He has grown three centimeters this year.
O, sandalyeyi taşımama yardım etti.He helped me carry the chair.
Sanırım o, partimize gelecek.I think he will come to our party.
Sanırım planımıza itiraz edecek.I think he will object to our plan.
O beni kız kardeşi sanıyor gibi görünüyor.It seems that he took me for my sister.
O beni küçük erkek kardeşim sanıyordu.He mistook me for my younger brother.
Onun özel arkadaşım olduğunu sanmıştım.I thought he was my special friend.
O beni annem sandı.He took me for my mother.
O, beni annem sandı.He took me for my mother.
Bana sanki bir yabancıymışım gibi davrandı.He treats me as if I am a stranger.
O, sınavı geçtiği için şanslıydı.He was fortunate to pass the exam.
Kendini öldüreceğini sandı.He thought he would kill himself.
Umudu hakkında sana ne söyledi.What did he tell you about his hope?
Başarısını iyi şansa bağlar.He attributes his success to good luck.
O kendini şanslı addetti.He considered himself lucky.
Başarısızlığını kötü şansa dayandırdı.He attributed his failure to bad luck.
Onun şansı açık.He is on a roll.
O, geleceğini bu tek şansa bağladı.He staked his future on this single chance.
O bir yazar ve sanatçıdır.He is a novelist and artist.
O, terfi şansını boşa harcadı.He threw away his chance of promotion.
Viskiyi sanki suymuş gibi içti.He drank the whisky as if it were water.
Onun başaracağını pek sanmıyorum.I doubt if he will succeed.
Sanırım o başaracak.I think that he will succeed.
Onun dürüst olduğunu sanıyorum.I think he is honest.
O yaratılıştan bir sanatçı.He is by nature an artist.
O, oğluna bir sandalye yaptı.He made his son a chair.
Sanki birini bekliyormuş gibi etrafına bakıyordu.He was looking around as if he was expecting someone.
Sanırım o geç kalacak.I suppose he will be late.
O, öğle yemeği için sandviç yedi mi?Did he have sandwiches for lunch?
Sanırım o öfkeli.I think he is angry.
O, oryantal sanatında birazcık uzmandır.He is something of an expert on oriental art.
O, aniden sandalyeden kalktı.He suddenly rose from the chair.
Küçük bir sanatçıdan başka bir şey değildir.He is nothing but a minor artist.
Japonya'daki en büyük sanatçılardan biridir.He is one of the greatest artists in Japan.
Sanat üzerine kitapları olan hoş bir kütüphanesi var.He has a fine library of books on art.
Ben onun hasta olduğunu sanıyorum.I suspect he is ill.
O sanki hasta olacak gibi görünüyor.He looks as if he is going to be ill.
Onun şanssızlığı ona sempati kazandırdı.His misfortune gained him sympathy.
Sanırım o, babasına benziyor.I think he takes after his father.
Sandalyeleri odadan dışarı taşıdı.He carried the chairs out of the room.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod