Maalesef sana gücendim.I'm afraid I've offended you.
Sana güveniyorum.I am counting on you.
Sanırım geleceği düşünsen iyi olur.I think you had better look forward.
Erkek kardeşim sana saygılarını yolluyor.My brother sends you his regards.
Erkek kardeşim benden iki yaş büyük ve üç santimetre daha kısa.My brother is two years older than I, but he is three centimeters shorter.
Sözleşme taslağı için sana teşekkür ederim.Thank you for the draft of the Agreement.
Şanslar bize karşı bire iki.The chances are two to one against us.
Deneyim sana sağ duyuyu öğretecektir.Experience will teach you common sense.
Sana bir uyarıda bulunmak için seninle görüşmek zorunda kaldım.I had to see you to give you a warning.
Sanat öğrenimi yapmak iyi bir zevk gerektirir.It requires a good taste to study art.
Sanat herkes tarafından sevilir.Art is loved by everybody.
Sanat hayatın monotonluğu kırar.Art breaks the monotony of our life.
Sanat benim mesleğimdir.Art is my lifework.
Sanat uzun, hayat kısadır.Art is long, life is short.
Sanat bir lüks değil fakat bir gerekliliktir.Art is not a luxury, but a necessity.
Hiçbir kültürel geçmiş, sanatı anlamak için gerekli değildir.No cultural background is necessary to understand art.
Bir sanatçı gözüyle,bu değerlidir, duyarım.To the eye of an artist, this is valuable, I hear.
Beni görmeye geldiğin için sana çok teşekkür ederim.Thank you very much for coming to see me.
Karar vermek sana kalmış.It's up to you to decide.
Kararı sana bırakacağım.I'll leave the decision to you.
Sonuç kamuya açıklanır açıklanmaz, onu sana söyledim.I told you the result as soon as it was made public.
Köpek bir sandalyenin üzerinden atladı.The dog jumped over a chair.
Ah, sana göstereyim.Oh, let me show you.
İyi şanslar.Good luck.
Modern sanat hakkında ne düşünüyorsunuz?What do you think of modern art?
Soyut modern sanatı anlamada güçlük çekiyorum, özellikle Mondrian.I have difficulty understanding abstract modern art, especially Mondrian.
Sana yapılması söylenildiği gibi yap.Do as you were told to do.
Sana daha önce söyledim!I told you before!
Sana daha önce dedim!I told you before!
Sana söylenildiği gibi yap.Do as you are told.
Onu sana söylenildiği gibi yap.Do it as you are told.
Şahsen, seçimi kimin kazanacağının herhangi bir yaratacağını sanmıyorum.Personally, I don't think it makes any difference who wins the election.
Başkalarına sana davranılmasını istediğin gibi davran.Do unto others as you would have them do unto you.
Sana yapılmasını istemediğin şeyi başkalarına yapma.Do unto others as you would have them do unto you.
Müşterilere nasıl davranılacağını sana söyledim.I have told you how to treat customers.
Daha sonra sana telefon edeceğim.I will telephone you later on.
Ben daha sonra sana bildireceğim.I'll let you know later.
Bu sana keder getirecektir.This will bring you to grief.
Sanırım görüşmenin bozulması için kısmen suçlanacaksın.I think you're partly to blame for the negotiation breakdown.
Işık hızı saniyede yaklaşık 186.000 mildir.The velocity of light is about 186,000 miles per second.
Işık saniyede yaklaşık 186.000 mil hızla ilerliyor.The light travels at about 186,000 miles a second.
Işık dünyanın etrafında bir saniyenin 7.5 katı hızında seyahat eder.Light travels around the earth seven and a half times a second.
Işık saniyede 186.000 millik bir hızla hareket eder.Light travels at a velocity of 186,000 miles per second.
Sana tekrar tekrar söyledim.I told you again and again.
Fabrikada yangın haberi bir sansasyon yarattı.The news of the fire in the factory caused a sensation.
Şanslı biri değil misin?Aren't you the lucky one?
Şansa bak ki, biletleri dün almıştım.Luckily, I was able to get the tickets yesterday.
O, ölümden döndüğü için çok şanslı.He was so fortunate as to escape death.
Şans onu arayanlara gelir.Luck comes to those who look for it.
Sana iyi şans diliyorum.I wish you the best of luck.
Onun üzerinde düşünüp taşınayım ve ben sana bildireceğim.Let me think it over, and I'll let you know later.
Sandığımdan daha az zaman var.There is less time than I thought.
Sana bildirmek zorunda kalacağım.I'll have to let you know.
Onun hakkında düşüneceğim ve sana geri döneceğim.I'll think about it and get back to you.
Sanırım çok fazla endişeleniyorsun.I think you worry too much.
Sana hava yoluyla bir doğum günü hediyesi gönderiyorum.I am sending you a birthday present by air mail.
Sana söylüyorum,gitmiyorum.I'm telling you, I'm not going.
Her şeyi şansa bırakma.Don't leave everything to chance.
Gidip gitmemek sana kalmış.It's your decision whether you go or stay.
Sana söylediğim gibi yap.Do as I told you.