Ağır şekilde sakinleşmiştim.I was heavily sedated.
Hepiniz çok sakinsiniz.You're all very calm.
Sizden sakınmıyorum.I'm not avoiding you.
Sakin olur musun?Would you calm down?
Hey, sakin ol.Hey, ease up.
Sizin için bir sakıncası yoksa.If you don't mind.
Sakinlik, güçlünün bir erdemidir.Calm is a virtue of the strong.
Lütfen, sakin ol!Please, calm down!
Enjektörü görünceye kadar sakindim.I was calm until I saw the syringe.
Polis aracının zırh kaplaması apartman sakinlerinin hayatlarını kurtardı.The police vehicle's armor plating saved the lives of its occupants.
Eğer burada kalırsak Tom için bir sakıncası olmaz.Tom won't mind if we stay here.
Bu yer güzel ve sakin.This place is nice and quiet.
Tom sakınmak için eğildi.Tom ducked for cover.
Tom çok sakin oturdu.Tom sat very still.
Bir saniye sakinleş.Relax for a second.
Tom çok sakindi.Tom was very calm.
Sakin ol, Tom!Take it easy, Tom.
Tom sakin görünüyordu.Tom seemed calm.
Fabrikanın kapatılması şehrin sakinlerine yutmak için zor bir hap oldu.The closure of the factory was a tough pill to swallow to the town's residents.
Sakin olmaya çalışıyor.He's trying to be cool.
Sakin ol şimdi. Sakin ol.Chill out now. Calm down.
Sakın bir daha buraya geleyim deme!Don't you dare come here again!
Bir yürüyüşe çıkmamın sakıncası var mı?Is it okay if I go for a walk?
Sormamda bir sakınca yoksa, sorunun neydi?If you don't mind telling me, what was your problem?
Tom her zaman sakin bir çocuktu.Tom was always a quiet child.
Tom şaşırtıcı derecede sakin görünüyor.Tom seems surprisingly calm.
Mutfakta yemenin bir sakıncası var mı?Do you mind eating in the kitchen?
Tom parmaklarını şakırdattı ve kapıyı gösterdi.Tom snapped his fingers and pointed to the door.
Burası sakin ve sıcak bir yer.This is a placid and cozy place.
Sakın ölme!Don't die!
Deniz sakindi.The sea was calm.
Sakıncası yoksa yüzmeye gittiğimde eşyalarıma bakar mısın?Would you mind watching my things while I go for a swim?
Gelecek sefer yürüyüşe giderken seninle beraber gelmemin bir sakıncası var mı?Would you mind if I tag along with you next time you go for a walk?
Bunu denememin bir sakıncası var mı?Do you mind if I try this on?
Sakıncası yok, değil mi?" "Elbette yok.""You don't mind, do you?" "Of course I don't."
Rüzgar sakin kaldı.The wind remained calm.
Sakin ol, bütün borçlarım yakında size ödenecek.Calm down, all my debts will soon be paid to you.
Ne pahasına olursa olsun bundan sakın.Avoid it at all cost.
Sakin ol, tamam mı?Just take it easy, OK?
Birkaç gün senin köy evinde kalacağım, sanırım senin için bir sakıncası yok.I'm going to stay at your countryhouse for a couple of days, and I think you don't mind.
Sakin ol ve rahat ol.Calm down and be cool.
Çocuk ağlamayı durdurdu ve sakinleşti.The child stopped crying and calmed down.
Onu sakinleştirmeye çalışıyorum.I'm trying to calm her down.
Erken gitmemin sakıncası var mı?Do you mind if I leave early?
Buraya park etmemin sakıncası var mı?Do you mind if I park here?
Sakin bir muhitte yaşıyorum.I live in a quiet neighborhood.
Sigara içmemin sakıncası olup olmadığını merak ediyordum.I was wondering if you'd mind if I smoked.
Kız kardeşinle çıkmamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I went out with your sister?
Çok sakindiniz.You were awfully quiet.
Bu sabah çok sakinsin.You're awfully quiet this morning.
Bugün çok sakinsin.You're awfully quiet today.
Çok sakinsin, Tom.You're awfully quiet, Tom.
İkiniz de çok sakinsiniz.You're both awfully quiet.
Tom ve Mary her ikisi de oldukça sakin kaldı.Tom and Mary both remained fairly calm.
Tom sakin bir şekilde kendisine bir içki doldurdu.Tom calmly poured himself a drink.
Tom sakince silahını yeniden doldurdu.Tom calmly reloaded his pistol.
Tom küçük ve sakin bir kasabada büyüdü.Tom grew up in a small town.
Tom bugün alışılmışın dışında sakin.Tom is unusually quiet today.
Tom çok sakin görünüyor.Tom seems very calm.
Tom sakızını tükürdü.Tom spit out his gum.