şaki ile cümle
şaki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Thy Fırtınanın attı vücut ani bir sakinlik olmadan, taşan olacaktır .-- Ne şimdi, eşi!Without a sudden calm, will overset Thy tempest-tossed body.--How now, wife!
Anne, lütfen sakin ol!Mama, please calm down!
Sakin olun, sakin olun.Who has frightened you so? Calm down, calm down.
Sinek optik olarak pekiştirilmiş kokudan sakınmayı öğrenmeli.The fly should learn to avoid the optically reinforced odor.
Ve ayaklarımın altında Pasifik Okyanusu'nun büyük, sakin, mavi görüntüsü vardı.And at my feet was the great, still blue plate of the Pacific Ocean.
Bu pop yıldızı Britney Spears tarafından çiğnenmiş bir sakızdı ve yüzlerce dolara satıldı.The bubble gum was chewed up by pop star Britney Spears and sold for several hundreds of dollars.
Sakın bana dekolte kıyafetler giydiğini de söyleme.Don't tell me you wore back-revealing clothes too?
Geçmişte bana kız prenses olmasın diye sakız gibi yapışmıştın.In the past, you were stuck to me like chewing gum so that she wouldn't become the princess.
Sakınabileceğimiz bir şey değil, değil mi?Not something we can avoid, right?
Sakın bana... ...mal varlığını bağışlama konusunda rahatsız olduğunu söyleme.Don't tell me... you're bothered about whether to return those assets?
Bunu unutma sakın.Remember that.
Sakın gitme!Don't you go!
Bu "harika Şemsiye"yi sakın unutma ! ömür boyu yanından sakın ayırma!Have you forgotten this " great Umbrella " that has been with you through life and death?
"harika Şemsiye"! orda 2 düğmesi var! Basma sakın!" great Umbrella " ! there's two buttons here! don't push!
-Ben istiyorum! -Geri ver! Kavga etmeyin sakin olun, dağıtmayın öff beaI want it! don't fright for that don't do that, it's messed up
Sinirlenmeye gerek yok sakin olun...Relax...
Bayanlar, Bayanlar, sakinleşin, bir kaşal alın!Ladies, Ladies, calm down, Have a Spork!
Zihniniz dinginleşinceye, nefesin yumuşak ritmiyle sakinleşinceye kadar bunu yapmaya devam edin.Continue to do this until your mind begins to settle or rest in a gentle rhythm of your breathing.
Size söyleyeceğim bir şey var. Sakın telaşlanmayın.I have something to tell you.
Herkes nasıl sakinleşeceklerini düşünüyor.Supposedly all the reporters are angry.
Sakin bir aldırmazlık hali gösterdi.He maintained a calm insouciance.
Sakın bakma.Don't look at it.
Bir sakız parçası sayesinde karşılaştık.We met because of a piece of gum.
Sakız mı?Gum?
- Sakin ol, bayım.- Calm down, sir.
Yırtma sakın!Don't rip that!
Sakin ol da konuşalım.Calm down and Iet's talk.
Sakız çiğnemeyi keser misiniz? Dikkatim dağılıyor.Could you stop chewing the gum?
Her neyse, sakın kapıyı açma.Anyway, don't open the door.
Sakinleştiriciyi hemen önce al.Take the relaxer right before.
Sanırım sakinleştirici işe yaramadı.I guess the relaxer didn't work.
Ve sakin durarak, çaktırmamaya çalıştım.And I tried to act calm, not to give anything away.
* Evet ya ! olmaz böyle * tamam , sakin olun !* Yeah! I agree * Okay, calm down!
Sakin ol ! soluklan ! ve anlat ne oldu ?Calm down! breath! and tell me what happened?
Prenses her zaman zarif, sakin... ...anlayışlı ve soyludur.The princess has always been very elegant and steady, very wise and brave.
Sakinleşin, tamam.Calm down, everyone. Oh!
Önce sakinleş ve sonra hatırlamaya çalış.So keep calm and think clearly.
Babamı tehdit eden adam, "Sakın başkanın karşısına çıkma!" demişti.Someone threatened my dad to never appear in front of the Chairman.
İlk seferinde her zaman sakin ol.You should always go easy the first time.
Sakız çiğnemeyi dene.Try chewing gum.
Asla sakin bir numaradan sonra olmaz.Never after a silent act.
Elinden geldiğince sakin ol ve eğer ki o anda yapabiliyorsan, şunu keşfetJust keep calm as much as you can and find out, if you can in this moment
Kurbanını boğan bu kişi sakince şöyle dedi:And the strangler says very matter-of-factly,
Başka bir erkeği sevdiğini söyleme sakın.Don't say that you like another guy.
"Oğul, eğer bir aslanla karşılaşırsan, sakın kımıldama."Boy, if you run into a lion, don't move.
Sakın kımıldama.Don't move.
"Hey, sakin ol dostum." falan diyorum."Whoa, relax, chill dude."
Orada birileri ayağa bile kalktı, sakin olun.One of them just got up, relax.
[Ekip kendi dilinde konuşur] [sakin enstrümental müzik][relaxed instrumental music] woman:
[ sakin caz müzik][easy jazz music]
[etkileyici sakin müzik] [üst üste konuşmalar][haunting music] [overlapping chatter] [thunder rumbling]
"Sakın birbirimizin tasarımlarından çalabildiğimizi "kimseye söyleme", diyorlar.Don't tell anybody we can actually steal from each other's designs.
Birçok geçerli sebep yüzünden, sakın, sakın, sakın bunu yapmayın.For numerous reasons, no, don't do that.
Anayasayı ihlal ediyor...[anlaşılmıyor] Sakin ol! Sakin ol!The Minister of Agriculture... [inaudible] ... is breaching the constitution... [inaudible]
Hey, sakinleş.Hey, calm down.
Önce sakinleş.First, just calm down.
Sakin ol. gidiyorum.Calm down. I'm leaving.
Trende pil ya da sakız satışı yapıldığı şekilde.like you might sell batteries or candy on the train.
Sakın evlenme!Stay single!
"Sakın ağlama."Don't you cry.
İlgili Sayfalar