şaki ile cümle

şaki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sakın vurma !Don't shoot!
Sakın yapma !Don't do it!
Süremediği söyleme sakın !Don't tell me you can't drive.
Sakın yapma bunu ! Burası çok tehlikeli !Don't do it, it is dangerous here.
Ama sakın güneş yağı kullanma !But don't use suntan oil.
Gel bunu sakince konuşalım !We'll talk it out! Let's have a talk!
Sunny Koo, sakin ol önce !Sunny Koo, you cool down first.
Sakın benimle oynama !Don't fuss with me!
Sakin ol ! Bu sadece deneme !Don't panic, it's only a practice run.
Sakın ol ! ...Calm down! No...
Sakin olun !Clam down!
Sakın kıpırdama !Freeze! Don't shoot!
Ya Azra sakin olsana bir!Azra calm down!
Ya... Ta - tamam sakin ol.O..Ok keep calm.
Sakın ısırma beni!Don't bite me!
Sakın ortalıkta söylenti de çıkarma.Don't go around spreading rumors all over the place either.
Sakın bana Hae Ra'ya ulaşmak için yine Seung Jo'yu kullanmaya çalışacağını söyleme.Senior, don't tell me you're trying to use Seung Jo again to get to Hae Ra.
Bundan dolayı ben mimarinin sakin olmaması gerektiğine inanırım.Therefore I believe it should not be cool.
Sakin mimariye sayısız övgü yağdırılmıştır.There is a lot of appreciation for the kind of cool architecture.
Ve üzerinden biraz zaman geçtiğinde de, sakinleşebildim hemen.But since it passed, I just calmed down.
Tüm kuşlar senin ölümünü şakıyor.And the sun is high All the birds are singing
Sakin silmeyin, sakin, sakin, sakin"Keep, keep, keep."
Son otuz yildir dunyayi ve uzerinde yasiyan sakinlerini gokyuzunden dikkatle izliyorum.For the past 30 years I've been closely watching the earth and its dwellers from high up in the sky.
Küsüp gitmeseydim böyle olmazdı ! - sakın ölme ! - bırak beni ...Everything would've been all right if I hadn't thrown a tantrum! - You can't die! - Put me down...
Sakın kanmayın.Don't be fooled.
Sakın ! sana bir şey diyecektim !Don't, I have something to say to you
Sakın söyleme, tamam mı?Don't say it, okay?
Sakin olun !... durun... sakin olun...Freeze... Don't move... Don't move...
Bu senin ilk görevindi, ve polis baskını oldu ne ima edersin ? sakin olThis is your first assignment, and we've trouble! What are you implying? Don't be rash
Sakın aileme anlatmaya kalkışma.Don't you dare tell my family.
Sakin ol,rahatla.Kendine gel.Thank you. Ooh, I'm like, "Phew, phew, calm down. Get back into my body now." (Laughter)
Veya neden pek çok bankanın birbirine kredi vermekten sakınmasının.Or at least why a lot of the banks aren't lending to each other.
Sakıncası var mı?Do you mind?
Eğer sakıncası yoksa.If you don't mind.
Sakın kimseye söyleme dedi.He told me not to tell anyone.
Bana "Sakın söyleme" dedi ama yine de söylüyorum.She said, "Don't say that," but I'm saying it anyway.
" Yirmi çeşit sakıza ihtiyacım yok."I don't need twenty kinds of chewing gum.
Semt sakinlerine, binalarının yıkılmasına bir aydan az bir süre kala haber verilmişti.Residents were often given less than a month's notice before their buildings were razed.
Aman birader ! ordan geçme sakın !Oh brother! Do not pass from there!
Sakın kaçırmayın !don't miss them !
"Hey, eve giderken muz almayı sakın unutma."Hey, you've got to remember to pick up bananas on your way home. I need them in the morning."
Birinci kural: Sakın bırakma -- mutlak bir başarı yöntemi.Number one: don't let go -- very sure success method.
"Sakin söyleme." dedi. "Tabii ki" dedim.She said, "Now you make sure you don't do that." I said, "Sure."
Sonuçta insanları sakinleştirmek için buraya askeri birlikler gönderildi.So the actual troops were sent in to kind of calm everyone down.
"Sakın öleyim deme dostum!""Don't you die on me buddy!"
Sakın çarçur etme.Don't waste it
Eğer sakıncası yoksa... ...onların bizimle yaşamasını isterim.If they don't mind, I'd like them to live with us
Sakın söyleme!Don't say it!
Bayan sakin kedi..Miss Calm Cat,
Oh Han Ni sakin ol. sakin ol ve açıkça izah et.Oh Han Ni calm down. Calm down and explain it clearly.
Ve yiyecek aradık, ama aynı zamanda diğer canlılar için yiyecektik ve bundan sakınmamız gerekiyordu.And we looked for food, but we were also food for other living creatures, and we had to avoid it.
Sizin sakinleşmenize yardım etmek istiyorum.I want to help you calm down.
Yoksa daha sakin bir tavrınız mı var?Or are you more of a down attribute?
Biraz daha sakin kalan, içine kapanık, tutucu musunuz?Are you something that's a little more calm, reserved, conservative?
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Somebody else might have put her on medication and told her to calm down. (Applause)
Sakin ol Hulk, bunu yoluna koyabiliriz.Calm down Hulk, we are cleaning this up !
Buyur, sakinleşmek için bunları al!Here, take these to relax!
Bu yılın çok yoğun geçeceğini sanmıştım fakat o kadar sakin geçti ki.I thought this year would be the busiest, but it's the most quiet.
Mercutio O sakin, şerefsiz, aşağılık teslim!MERCUTlO O calm, dishonourable, vile submission!
En yüksek hoşnutsuzluğunu .-- bu, nazik nefes, sakin, göz, diz, alçakgönüllülükle bow'd çıkardıYour high displeasure.--All this,--uttered With gentle breath, calm look, knees humbly bow'd,--
İlgili Sayfalar