şaki ile cümle
şaki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sakın ha ağlayayım deme." derdi.Don't you dare cry."
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.Don't tell me not to cry, to calm it down, not to be so extreme, to be reasonable.
Bir bebek mutlu olduğunda ya da sakin olduğunda gülümser.A baby will start smiling when they're happy or when they're soothed.
Yaşlı kızı bir hediyeyle sakinleştireceğim.I'll calm the old girl down with a present.
Ve sonra beni sakinleştireceğini... ve her şeyi oldukça iyi anladığını söyler.Then he says he'll get me a sedative and that he understands everything quite well.
Sakın hata yapayım deme ne bileyim yüzüğü düşürmek, gelinliğine takılıp düşmek gibiDon't make mistakes again, whether you drop the ring or you step on your own dress and slip.
Sakın ola bir daha kendini HaNi ile kıyaslama curetinde bulunma!Don't you dare compare something like you to Ha Ni.
Seni tanidigimdan beri hic sakin gunum olmadi . neden yine aynı şeyleri söyleyip duruyorsun?I haven't had a days rest since meeting you. Why are you being mean again?
Gezegeni enkaza dönüştürmeden sakinleşip durulmamız gerekli. ve bu bilgiye ihtiyacımız da var.We need to settle down before we wreck the planet. And we need that knowledge.
Rio'nun 6.3 milyon sakini varRio has 6.3 million inhabitants --
Sanatın neyle ilgili olduğunu söylemede bir sakınca duymuyorlar.They have no trouble telling us what art is about.
Eğer bu öğretmeye çalıştığınız şey iyiyse, bunda bir sakınca yok.And if that thing is good, there's no problem with it at all.
Sakin ol, Balım.Calm down, Honey.
Ne şimdi gitti en çok sakindi.For the most part what went on now was very quiet.
Sakın hata yapmaktan korkma.Don't be afraid to fail.
Lütfen sakin olPlease don't be rash
Şimdi Dimitri'nin Milo'yu rahatlatmak ve sakinleştirmek için bir şansı var.Now's a chance for Dimitri to kind of reassure and calm Milo down.
Ama içte son derece sakin kalacaksın. Birşeyler çok sakin halde.But inside you will stay very calm; something is very calm.
[sakin caz müzik][music]
Diğer Harlem sakinleri de onlara katıldı.Other Harlem residents joined them.
Operatör, " Önce sakin olun.The operator says, "Just take it easy.
Seyirciyi sakinleştirmek;Calming the audience down;
Merhaba Dünya sakinleri, Biz Anonymous'uz.Greetings,fellow citizens of the earth We are Anonymous
Ve bu yüzden "bulutlara ayarlanmak"; yavaşlamak sakinleşmek demek.And so to tune into the clouds is to slow down, to calm down.
Artık büyümenin, bilgeliğin, sakinliğin, düşünceli olmanın zamanıdır.Well it's time to grow up, to be wiser, to be calmer, to be more considered.
"Kötümserizdir, sakinleştirici alırız." demekten çekinmeyiz.We don't stop saying, "Yeah, we are pessimistic, we take tranquillisers..."
Ona çarpan olursa, sokağa sakın fırlama."If it's hit, don't cross the street."
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.I gave of my time and my money,
Ve bu benim ilk tavsiyem: sakin bunu yapmayin!I started to look for comparisons, whether it's cancer, or something else.
"Sakın elleme, baban senin için yapacak." derler.They go, "Don't touch it. Daddy will do it for you."
Sakın endişelenmeyin.Well, don't get too worried.
Sakin ol. sakin olCalm down, calm down.
Ben senin elini alıp sakinleştirinceye kadar dönüp duruyorsun.You keep tossing and turning until I take your hand and calm you.
Sakın söyleme patronuna,[Laughter slows down]
Cetvelini getirme sakın."Don't bring your measuring stick."
- Dae-pyong, sâkin ol!- Dae-pyong, calm down!
- Sâkin ol!- Calm down!
Bütün hayatı boyunca sessiz sâkin bir bekarmış. Köydeki herkes onu severmiş.A nice, quiet bachelor all his life, good to everyone in the village.
Il-soon, sâkinleş.ll-soon, calm down.
Ne yaptığını sanıyorsan, sakın yapma.Whatever you think you're doing, don't.
Resmin bütününe baktığınızda adeta tefekküre dalmış gibi huzurlu, sakin bir ortam var.--but there is an overall mood of contemplativeness and peacefulness
Ve sakın ilk olarak onların size birşeyler vermesine izin vermeyin.Don't let them give you anything else first.
Kapıyı sakın açma.Don't open the door.
Sakinleşin lütfen, Başkan.Please calm down, Chairman.
Sakinleş... ...ve gücünü topla.You should calm down and gain strength.
Sadece sakin ol.Just be cool.
Kahredici kent sakinleri olacağız.We will be an overwhelmingly urban species.
Her kent kendi sakinlerince kullanılan enerjinin çok büyük miktarını belirliyor.Every city determines to a very large extent the amount of energy used by its inhabitants.
O korkutucu sakindi.He was frightfully calm.
Çok sakinleşiyor ve hiç rüzgar kalmıyor.It becomes very calm, there's no wind at all.
" Sence de eve gitmesinde bir sakınca yok değil mi?""Do you think it's okay if she goes home?"
Sakın dokunma Kuroo'ya...Don't touch Kuroo...
Buraya bir daha sakın gelme, seni asla affetmeyeceğim.Don't ever come here again, or I'll never forgive you.
Böyle aptalca şeyler düşündüğümü sanma sakın.But let's not think about a silly thing like that.
Smooth Criminal değil ama sana ait bir şakı olacak.Not Smooth Criminal, but a song of your own.
Sakin kalabileceğinize de emin değilim.I'm not sure you'd want to calm down either.
Sakin mi? Sakin mi?Calm?
Neden insanlara sakin olmaları gerektiğini söylüyor?Where's that coming from? Why is it telling people to be calm?
Lütfen sakinliğinizi koruyunuzPlease remain calm.
Şunu sakın unutmayın!Remember!
İlgili Sayfalar