Böyle bir zamanda nasıl bu kadar sakin olabiliyorsun?How can you be so calm at a time like this?
Tom'u sakinleştirmek için elimden gelenin en iyisini yaptım.I did my best to calm Tom down.
Sakın onu yapmayı denemeye cesaret etme.Don't you dare try to do that.
Sakin kalmaya çalıştım.I tried to remain calm.
Sakin kalmayı denedim.I tried to remain calm.
Sakinleşmem gerekir.I should relax.
Sakıncası yok, değil mi?You won't mind, will you?
Nasıl her şey hakkında bu kadar sakin olabiliyorsun?How can you be so calm about everything?
Sakın verme.Don't ever give in.
Ben sakız çiğniyorum.I'm chewing gum.
Sakin kaldım.I stayed calm.
Tom son derece sakin görünüyordu.Tom seemed perfectly calm.
Fadıl, Rami'yi vurduktan sonra inanılmaz biçimde sakin ve kendindeydi.Fadil was amazingly calm and collected after he had shot Rami.
Fadıl, Leyla'yı uyuşturmak için güçlü bir sakinleştirici kullandı.Fadil used a powerful sedative to drug Layla.
Sakın bana bu saçmalığa gerçekten inandığını söyleme.Don't tell me you actually believe this crap.
Sakın bana bir kedi videosu daha gönderdiğini söyleme.Don't tell me you sent me another cat video.
Sakıncası yoksa sana Tom hakkında bir soru sormak istiyorum.Would you mind if I asked you a question about Tom?
Sana bir soru sormamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I asked you a question?
Tom sakin küçük bir köyde yaşıyor.Tom lives in a quiet little village.
Yerde oturmamın sakıncası var mı?Do you mind if I sit on the floor?
Tom, biraz sakinleş!Tom, quiet down a little!
O benden sakınıyor.She's been avoiding me.
Tanrı aşkına, sakın üzülme!For God's sake, don't get upset!
Tom, sakin olman lazım.Tom, you need to calm down.
Tom, sakin olman gerek.Tom, you need to calm down.
Tom çok sakin bir çevrede yaşıyor.Tom lives in a very quiet neighborhood.
Ayrılmamızda bir sakınca var mı?Do you mind if we leave?
Bu şehrin bir milyon sakini var.This city has a million inhabitants.
Sana sakin olmanı öneririm.I suggest you be quiet.
Biraz daha kalmam da bir sakınca var mı?Would you mind if I stayed a little longer?
Bunu yapıp yapmamamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I didn't do that?
Onu yarın yapmamın bir sakıncası var mı?Is it OK if I do that tomorrow?
Eve erken dönmemde bir sakınca var mı?Do you mind if I go home early?
Kalmamın sakıncası var mı?Do you mind if I stay?
Sakin olmaya çalış, tamam mı?Try to stay calm, OK?
Leyla, Sami'yi sakinleştirmek için elinden geleni yaptı.Layla did her best to calm Sami down.
Bunu yapmamamızın bir sakıncası var mı?Would you mind if we didn't do that?
Sakinleşmemi söylemeyi bırak.Stop telling me to calm down.
Tom bana sakin olmamı söyledi.Tom told me to calm down.
Tom, Mary'ye sakinleşmesini söyledi.Tom told Mary to calm down.
Tom'a sakinleşmesi gerektiğini söyledim.I told Tom that he needed to calm down.
Tom'a sakin olması gerektiğini söyledim.I told Tom he should calm down.
Onu yapmamamızın sakıncası var mı?Would you mind if we don't do that?
Çorbanın soğuk olmasının bir sakıncası var mı?Do you care if the soup is cold?
Bunu yapmanın bir sakıncası olmadığından emin misin?Are you sure it's OK to do this?
Onu yapmamamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I don't do that?
Onu yapmamın bir sakıncası var mı?Would it be OK with you if I did that?
Elimden geldiğince sakin olmaya çalıştım.I tried to be as quiet as I could.
Tom elinden geldiğince sakin olmaya çalıştı.Tom tried to be as quiet as he could.
Yarın gelmezsem bir sakıncası var mı?Would it be OK if I didn't come tomorrow?
Burada sakin olmalısın.You should be quiet in here.
Sami çaresizce Ferit'i sakinleştirmeye çalıştı.Sami desperately tried to calm Farid down.
Bir süre dışarı çıkmamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I went out for a while?
Tom'un yaşadığı muhit çok sakin.The neighborhood where Tom lives is very quiet.
Tom, Mary'yi sakinleştirmek için elinden geleni yaptı.Tom did his best to calm Mary down.
Onu Tom yaparsa senin için sakıncası var mı?Is it OK with you if Tom does that?
Mary'nin ortağı sakin bir kişidir.Mary's partner is a taciturn person.
Yangın sakinleri yaktı.The fire burned the resident.
Lütfen sakin kal.Please stay calm.
Sakin görünüyordun.You seemed calm.