şakalı ile cümle

şakalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Sakalımı, başımı tutma!Seize (me) not by my beard, nor by my head!
Sakalımı ve başımı (saçımı) tutma.Seize (me) not by my beard, nor by my head!
Neden bana uymadın, buyruğuma karşı mı geldin? (Ve kardeşinin sakalından tutup çekmeğe başladı.)from following after me, did you disobey my order'
Uzun beyaz sakalı ve gözlükleriyle ileri yaşlarında çok etkileyici bir görünüme sahip oldu.He looked very impressive in his later years with his long white beard and glasses.
Kendine özgü beyaz sakalı onun belirgin özelliğiydi ve "Sakal" olarak biliniyordu. [3]His distinctive white beard was his trademark and he was affectionately known as "The Beard."[3]
İrodis ise "Sakalı ve hırkayı görüyorum ama filozofu göremiyorum." diye karşılık verir.[1]"I see", said Herodes, "a beard and a cloak; the philosopher I do not yet see."[2]
Bir erkek sakalı tamamen çıkmayana kadar bir oğlan olarak görülürdü.A boy was considered a "boy" until he was able to grow a full beard.
Oğlan baltayı alarak bir vuruşta örsü ikiye yarar ve yaşlı adamın sakalını mengeneyle sıkıştır.He visited with him, bragging that he could knock an anvil straight to the ground.
O güzelim sakalımı kestiniz, diye söylenmiş.Der Friseur ist anscheinend geschlagen worden.
Sakalı yedi karıştır.Die Breite umfasste sieben Gebinde.
Uzun saçı ve sakalıyla dikkat çeker.Il porte des cheveux longs et la barbe.
Cücenin sakalını oltanın ipinden kurtaramamışlar.Il n'était bien sûr pas question de se débarrasser de son casque.
Sakalı sayesinde uçar.Il se rase la barbe.
Sakalı da oldukça gürdür.Sa barbe était bien taillée.
Gölge gibi bıyığı ve küçük bir sakalı var.Il a une moustache blanche et énormément de barbe.
Babası sakalık yapıyordu.Son père était maréchal-ferrant.
Tom'u son kez gördüğümde sakalı vardı.La última vez que vi a Tom, tenía barba.
Sakalı sayesinde uçar.Lleva barba.
Sakalım buraya sıkıştı.La barra se le fue encima.
O güzelim sakalımı kestiniz, diye söylenmiş.Se representa con la barba castaña.
Mavi Sakal, birçok insanın kendisinden çirkin ve korkunç mavi sakalı yüzünden korktuğu zengin bir soyludur.Un hombre rico es evitado por las mujeres a causa de su barba azul.
Uzun saçı ve sakalıyla dikkat çeker.Está muy trabajado el cabello y la barba.
Sakalı da oldukça gürdür.La barba muy simétrica.
Sakalı yedi karıştır.Uno strano barbiere 7.
Sakalı da oldukça gürdür.E una barba grandissima.
Vahşi gri sakalı dallar ve yosunlardan yapılmış bir hasır gibiydi.Malvagie creature che sarebbero un misto degli elfi e degli orchi.
Babası sakalık yapıyordu.Suo padre era sarto.
Üçüncü Çağ’ın sonlarında saçının ve sakalının büyük çoğunluğu beyaza dönmüştü.В конце Третьей Эпохи его волосы и борода практически полностью поседели.
Sakal – Siyah ya da beyaz sakalı, Brahma'nın bilgeliğini ve yaratılışın sonsuz döngüsünü simgeler.Борода — чёрная или седая борода Брахмы указывает на мудрость и олицетворяет вечный процесс сотворения.
Sakalı sayesinde uçar.Лицо обрамляла борода.
Bir cüce ağaca sıkışmış sakalını kurtarmaya çalışıyormuş.Утонул в реке, пытаясь спасти брата.
Kesilen kolun yerine yenisi gelmez, fakat kesilen sakalın yerine daha gür çıkar." diye cevap vermiştir.Отрезанная рука никогда не вырастет, а новая борода станет еще гуще».
The War of the Jewels’ında, Tolkien hem erkek cücelerin hem de kadın cücelerin sakalı olduğunu belirtir.Em The War of the Jewels, Tolkien diz que ambos homens e mulheres têm barbas.
Mavi Sakal, birçok insanın kendisinden çirkin ve korkunç mavi sakalı yüzünden korktuğu zengin bir soyludur.Barba Azul era um rico aristocrata, assustador por ser muito feio, com uma horrível barba azul.
O güzelim sakalımı kestiniz, diye söylenmiş.«Depois da Barba cortada».
Sakalı onu on sene daha yaşlı gösteriyordu.A barba dele faz ele parecer uns dez anos mais velho.
Kızıl saçı ve sakalı ile stereotip İskoç aksanı ile kolayca tanımlanabilir.Hij is gemakkelijk te herkennen aan zijn rode haar en baard en zijn sterke Schotse accent.
Gölge gibi bıyığı ve küçük bir sakalı var.Pinkeltje heeft een witte baard en een puntmuts.
O güzelim sakalımı kestiniz, diye söylenmiş.Miał podobno wspaniałą brodę.
Uzun saçı ve sakalıyla dikkat çeker.Nosił charakterystyczne długie włosy i brodę.
Cüce ne balığı çekebiliyor ne de sakalını oltadan kurtarabiliyormuş.Potrafi samemu zdejmować sobie siodło, a nawet wędkować.
Gölge gibi bıyığı ve küçük bir sakalı var.Ma ciemną skórę oraz wąsy i brodę.
Sakalı sayesinde uçar.Łazik – ma brodę.
Sakalım buraya sıkıştı.Czepiec był wiązany pod brodą.
Sakalı yedi karıştır.Förbund på sju hav.
Halbuki Genç Osman'ın ne sakalı, ne bıyığı vardı.Inge Fager har skägg och mustasch.
Sakalı sayesinde uçar.Han har långt skägg.
Cücenin sakalı da oltanın ipine dolaşmış.Erik framställs dock även med skägg.
Uzun saçı ve sakalıyla dikkat çeker.Носить довге волосся і бороду.
Sakalı sayesinde uçar.Має руду бороду.
Sakalı yedi karıştır.Між лапостками 7 пересувок.
O güzelim sakalımı kestiniz, diye söylenmiş.Вони трохи нагадують стрижену бороду.
O güzelim sakalımı kestiniz, diye söylenmiş.Jeho socha měla údajně postříbřené vousy.
Sakalının renginden ötürü "Le Diable Rouge" (Kızıl Şeytan) adı takılmıştır.Kvůli barvě se mu přezdívalo „Rudá svině“.
Gölge gibi bıyığı ve küçük bir sakalı var.Are mustață și o barbă mică.
Öfkeden padişahın sakalı kabarır.Criminalul este fără îndoială omul cu barbă.
Sakalı sayesinde uçar.Arcán szakállat visel.
O güzelim sakalımı kestiniz, diye söylenmiş.Kitanulta a borbély mesterséget.
Sakalı da oldukça gürdür.Szakálla is inkább toroksörény.
Ali’ye göre “dabbeh”; “sakalı olan bir adam”dır.Vályi András szerint "Apátza Szakállos, Turi Szakállos.

İlgili Sayfalar