şakalı ile cümle

şakalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Büyükbabamın Franz Joseph sakalı var.Papámnak Ferenc József-szakálla van.
Sakalı yedi karıştır.Laatokan seitsemän merta.
Mavi Sakal, birçok insanın kendisinden çirkin ve korkunç mavi sakalı yüzünden korktuğu zengin bir soyludur.Ritari Siniparta on rikas aatelinen, jolla on sininen parta.
Hadrianus tüm portrelerinde sakalıyla görünür.Ο Αδριανός είχε γενειάδα όπως δείχνουν όλα του τα πορτρέτα.
Gölge gibi bıyığı ve küçük bir sakalı var.Έχει ένα σκιώδες μουστάκι και μικρή γενειάδα.
Sakal – Siyah ya da beyaz sakalı, Brahma'nın bilgeliğini ve yaratılışın sonsuz döngüsünü simgeler.Η γενειάδα – η λευκή γενειάδα συμβολίζει σοφία και αιωνιότητα.
Gölge gibi bıyığı ve küçük bir sakalı var.Bjørneklo havde langt brunt hår, mørke øjne, og et kort skæg og overskæg.
Sakalı da oldukça gürdür.Og skjegget hennes er helt ekte!
Sakalı sayesinde uçar.Det er trolig derfor de har skjegg.
Saçları ve sakalı altındandı.De kunne til og med ha gulltråder i håret og skjegget.
Kuş, Peter'ın sakalının içerisine yuva yapmış ve orada üç adet yeni kuş yumurtlamıştır.Ternyata di janggut Peter terdapat tiga ekor burung kecil yang baru saja menetas.
Sakal – Siyah ya da beyaz sakalı, Brahma'nın bilgeliğini ve yaratılışın sonsuz döngüsünü simgeler.Râu – Râu của Brahmā có màu trắng hay đen biểu tượng cho sự khôn ngoan và sự sáng tạo vĩnh cửu.
Sakalı sayesinde uçar.Chỉ dê cái có râu.
Gözleri, saçları ve sakalı ateşlendi ve metalik derisi karardı.Đôi mắt nó bị phồng rộp, tai và bàn chân bị đốt cháy, và chiếc bộ lông của nó xẹp xuống.
Böylece Sakalıbe'nin komplo planı elemine edilmiş oldu.Kế hoạch của Bismark sẽ được thảo luận.
Gölge gibi bıyığı ve küçük bir sakalı var.Nó có một cái cằm trắng và râu.
Üçüncü Çağ’ın sonlarında saçının ve sakalının büyük çoğunluğu beyaza dönmüştü.Vào đầu thế kỷ 19, râu nam giới, ria mép và tóc mai dài, đã xuất hiện trở lại mạnh mẽ.
Sakalı sayesinde uçar.顎鬚を生やしている。
Sakalı yedi karıştır.髭と七つの目が特徴。
Keçilerini dağa salan Kaya Bey keçilerin sakalının ıslak olarak geri döndüğünü fark eder.無事に山へ行った山羊たちは、丸々と太って帰って来た。
Kızlar cüceye yardım etmişler ama bir türlü çıkaramamışlar sakalını ağaçtan.小人は横暴な態度で助けを求め、姉妹は髭を引き抜こうとしたがうまくいかず、結局しらゆきがはさみで髭を切った。
Sakalı sayesinde uçar.留胡子的男性。
Van Gogh Sakalsız Otoportre tablosunu sakalını kestikten sonra yapmıştır.梵高在刮胡子之后画了Self-Portrait without beard。
Üçüncü Çağ’ın sonlarında saçının ve sakalının büyük çoğunluğu beyaza dönmüştü.在第三紀元,他的頭髮和鬍子的末端轉變為白色。
Sakalı da oldukça gürdür.胡子非常引人注目。
Sakal – Siyah ya da beyaz sakalı, Brahma'nın bilgeliğini ve yaratılışın sonsuz döngüsünü simgeler.鬍鬚:長有黑色或白色的鬚象徵智慧的永恆成長。
Cücenin sakalı da oltanın ipine dolaşmış.否则,理发师也出局。
Saçlarını ve sakalını kazıtır.머리와 수염을 깎게 한다.
Sakalı sayesinde uçar.동안을 수염으로 가리고있다.
O güzelim sakalımı kestiniz, diye söylenmiş.수염이 아름다웠다고 한다.
Çatal sakalı dizlerine değin uzanmıştır.옷자락이 무릎 아래까지 내려온다.
Sakalım buraya sıkıştı.מתגורר ביישוב תקוע.
Cuon alpinus sumatrensis; Sumatra; kısa, açık kızıl tüylü, yanaklarında koyu renkli bir sakalı vardır.Cuon alpinus sumatrensis, מצוי בסומטרה, לו פרווה קצרה בצבע אדום בהיר ושיער כהה בפניו.
Sakalı yedi karıştır.לבסקית שבעה ניבים.
Gölge gibi bıyığı ve küçük bir sakalı var.Има сянка от мустак и малка брада.
Sakalı sayesinde uçar.Брадите си бръснели.
Uzun saçı ve sakalıyla dikkat çeker.Изрично се забранява дългата коса и брада.
Gölge gibi bıyığı ve küçük bir sakalı var.Ima malene brkove i rjetku bradu.
Sakalı sayesinde uçar.Najvjerojatnije je imao bradu.
Zalimlikte Kara Sakalı bile geçtiği anlatılmaktadır.Bol tu zaznamenaný aj výskyt krkavca čierneho.
Kesilen kolun yerine yenisi gelmez, fakat kesilen sakalın yerine daha gür çıkar." diye cevap vermiştir.Odsekana roka nikoli več ne sraste, obrita brada po zraste še gostejša″.
Sakalı sayesinde uçar.Juda plaukelių dėka.
Hadrianus tüm portrelerinde sakalıyla görünür.O visuose Adriano atvaizduose jis su barzda.
Gölge gibi bıyığı ve küçük bir sakalı var.Vainikėlis baltas arba rausvas su smulkiais plaukeliais.
Oyunda görünüş için karakterimizin; kıyafetini, saçını, sakalını ve dövmesini değiştirmek mümkün.Herojaus išvaizdą galima keisti parenkant tam tikrus plaukus, barzdą, tatuiruotes.
Bir cüce ağaca sıkışmış sakalını kurtarmaya çalışıyormuş.Et kätt vabastada, üritas mees jääkaru lüüa.
Atlanta'ya gittiğimde sakalımı kesebiliyor. sakalımdan hiç hazetmedi zaten.Bart abschneiden, wenn wir in Atlanta sind. Sie hat ihn nie wirklich gemocht.
Atlanta'ya gittiğimde sakalımı kesebiliyor. sakalımdan hiç hazetmedi zaten.Con bé không thích bộ râu lắm.
Atlanta'ya gittiğimde sakalımı kesebiliyor. sakalımdan hiç hazetmedi zaten.Elle ne l'a jamais beaucoup aimée.
Atlanta'ya gittiğimde sakalımı kesebiliyor. sakalımdan hiç hazetmedi zaten.잘라주는 장면입니다. 제 수염을 별로 좋아하지 않았죠.
Atlanta'ya gittiğimde sakalımı kesebiliyor. sakalımdan hiç hazetmedi zaten.lei poteva riscuotere... poteva tagliarmi la barba. Non le è mai piaciuta molto.
Atlanta'ya gittiğimde sakalımı kesebiliyor. sakalımdan hiç hazetmedi zaten.Niciodată nu i-a plăcut.
Atlanta'ya gittiğimde sakalımı kesebiliyor. sakalımdan hiç hazetmedi zaten.Nigdy jej nie lubiła.
Atlanta'ya gittiğimde sakalımı kesebiliyor. sakalımdan hiç hazetmedi zaten.Nunca le gustó mucho.
Atlanta'ya gittiğimde sakalımı kesebiliyor. sakalımdan hiç hazetmedi zaten.Quando chegássemos a Atlanta ela podia cortar-me a barba.
Atlanta'ya gittiğimde sakalımı kesebiliyor. sakalımdan hiç hazetmedi zaten.Ze vond hem maar niks.
Atlanta'ya gittiğimde sakalımı kesebiliyor. sakalımdan hiç hazetmedi zaten.Ποτέ δεν της άρεσε.
Atlanta'ya gittiğimde sakalımı kesebiliyor. sakalımdan hiç hazetmedi zaten.Ей она никогда особо не нравилась.
Atlanta'ya gittiğimde sakalımı kesebiliyor. sakalımdan hiç hazetmedi zaten.Тя никога не я е харесвала много.
Atlanta'ya gittiğimde sakalımı kesebiliyor. sakalımdan hiç hazetmedi zaten.היא תוכל לגזור את הזקן שלי. היא אף פעם לא מאד אהבה אותו.

İlgili Sayfalar