şakalı ile cümle

şakalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ben sakalınızı seviyorum.I love your beard.
Dan sakalını bile tıraş etmedi.Dan didn't even shave his beard.
Tom sahte sakalını çıkardı.Tom removed his fake beard.
Mary Tom'un sakalını kesmesini istedi.Mary asked Tom to shave off his beard.
Annem sakalımı tıraş etmemi istedi.My mother asked me to shave off my beard.
Tom sakalını ördü.Tom has braided his beard.
O, sakalındaki az sayıda telden birini yoldu.He plucked one of his few strands of beard.
Onun sakalında bir kırıntı var.There is a crumb in his beard.
Yaşlı adam nazik bir şekilde sakalını sıvazladı.The old man stroked his beard thoughtfully.
Tom insanların onu tanımayacağını umarak, sakalını kesti ve saçını sarıya boyadı.Tom shaved off his beard and dyed his hair blonde, hoping people wouldn't recognize him.
Ben her sabah sakalımı tıraş ederim.I shave my beard every morning.
Senin güzel bir sakalın var.You have a fine beard.
Yaşlı adamın sakalı uzun ve inceydi.The old man's beard was long and thin.
Tom'un çok uzun bir sakalı var.Tom has a very long beard.
Tom top sakalını okşadı ve başını salladı.Tom stroked his goatee and nodded.
Tıraş olmak sakalınızı daha hızlı büyütmez.Shaving doesn't make your beard grow faster.
Keçi sakalım var.I have a goatee.
Bir sakalım var.I have a beard.
Şimdi bir sakalım var.I have a beard now.
Yaz boyunca sakalımı uzattım.I grew a beard over the summer.
Hem Tom'un hem de John'un sakalı var mı?Do both Tom and John have beards?
Ne Tom'un ne de John'un sakalı var.Neither Tom nor John has a beard.
Tom hâlâ bir sakalı var mı?Does Tom still have a beard?
Tom ve John'un sakalı var.Tom and John have beards.
Benim sakalım yok.I don't have a beard.
Tom'un John'dan daha uzun bir sakalı var.Tom has a longer beard than John.
Tom sakalını büyütüyor, değil mi?Tom is growing a beard, isn't he?
McDonald sakalını onlarca yıldır büyütüyordu.McDonald had been growing his beard for decades.
Theo'nun sakalı Vincent'ınki gibi kızıl değil daha koyu sarı tonlarındaydı.Theo's beard is not red like Vincent's, but more ochre.
Saçlarıyla övünür, keser sakalını.He has cut his hair and trimmed his beard.
Uzun saçı ve sakalıyla dikkat çeker.He wore long hair and beard.
Sakalı sayesinde uçar.Cortázar sin barba.
Bir demet ekin onun için biçilmeden bırakılır ve buna Kır Sakalı denir.Behind him one woman lies prostrate whilst another is knelt in prayer.
1969 Woodstock Müzik ve Sanat Fuarı'nda en uzun şekliyle sakalının olduğu iddia ediyor.He claims his was the longest at the 1969 Woodstock Music and Art Fair.
Filler Sultanı, her bir kırmızı sakalın boynu kesilmesini ister.The Sporeling must destroy every red rock.
Cüce’yi sakalını keserek ağaçtan kurtarmış.She managed to escape the cage, saving her hair.
Bir gün sürü otlatırken, tekenin sakalının ıslak geldiğini görmüş.He saw a pig, and he saw the pig's tail moving.
O güzelim sakalımı kestiniz, diye söylenmiş.Edward I gets his beard cut.
Bana "Sakalı olan kız" diyorlardı.They called me, "The girl with the beard."
Atlanta'ya gittiğimde sakalımı kesebiliyor. sakalımdan hiç hazetmedi zaten.She never liked it very much.
Çenesinde bir keçi sakalı var.It's got a chin barbel.
Bu keçi sakalı yanıp sönüyor.That chin barbel is flashing.
Harika bir sakalım var.Got a badass beard,
Ön planda gördüğümüz deniz tanrısının sakalı ve gri saçları etkileyici.I am really struck by the beard and the grey hair of the sea god in the foreground.
İnsan figürünün yüzüne bakalım, ağzı açık, sanki sakalı varmış gibi duruyor.His mouth is open; he looks like he has a mustache.
Kaplan sakalı , Kaplan eti, ve şarap yapmak için Kaplan kemiğiTiger's whiskers, tiger's meat, and the tiger's bone to make wine.
"Sakalinin koselerini tiraslayamazsin""You cannot shave the corners of your beard."
Evet -- iste sakalimin baska bir fotografi.So -- oh, there's another shot of my beard.
Matthews kocaman sakalı olan yaşlı figür, başında siyah şapkası olan.He's the older figure with the large beard. With a black hat.
Bunun üzerine Eyüp kalktı, kaftanını yırtıp saçını sakalını kesti, yere kapanıp tapındı.Then Job arose, and tore his robe, and shaved his head, and fell down on the ground, and worshiped.
Başınızın yan tarafındaki saçları kesmeyecek, sakalınızın kenarlarına dokunmayacaksınız.Ye shall not round the corners of your heads, neither shalt thou mar the corners of thy beard.
(Ve kardeşinin sakalından tutup çekmeğe başladı.)(And Moses pulled him by the hair).
(Harun, kardeşini yumuşatabilmek için): "Ey anamın oğlu, dedi, sakalımı, başımı tutma."O son of my mother," (Aaron cried), do not pull me by my beard or my hair!
Dedi ki: "Ey annemin oğlu, sakalımı ve başımı tutup-yolma."O son of my mother," (Aaron cried), do not pull me by my beard or my hair!
Ve levihleri atıp kardeşinin saçından, sakalından tutarak kendisine doğru çekmeye başladı.And he cast aside the tablets, and pulled his brother by the hair.
Hârun dedi: "Ey annemin oğlu! Sakalımı, başımı tutma!"O son of my mother," (Aaron cried), do not pull me by my beard or my hair!
(Harun:) Ey annemin oğlu! dedi, saçımı sakalımı, yolma!"O son of my mother," (Aaron cried), do not pull me by my beard or my hair!
Harun: "Ey anamın oğlu! Sakalımı ve başımı (saçımı) tutma."O son of my mother," (Aaron cried), do not pull me by my beard or my hair!
“Ey anamın oğlu!” dedi Harun, “lütfen sakalımdan, saçımdan beni çekiştirip durma."O son of my mother," (Aaron cried), do not pull me by my beard or my hair!
Dedi ki, "Anamın oğlu, sakalımı ve başımı çekme."O son of my mother," (Aaron cried), do not pull me by my beard or my hair!

İlgili Sayfalar